Sosyal Medya

S-400 krizi:  Yaz çok sıcak geçecek

11 Haziran 2019

ABD Savunma Bakanı Patrick Shanahan’ın Gen Hulusi Akar’a yazdığı ve Türkiye’nin S-400’leri teslim alması halinde yalnız F-35 programından dışlanmakla kalmayıp, Kongre tarafından cezalandırılacağını da anlatan mektubuna resmi cevap gitmedi.

Cumhuriyet haberine göre,

“ABD’nin Türkiye’ye gönderdiği tehdit içerikli S-400 mektubuyla ilgili Ankara’da sessizlik sürerken, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, mektuba verilecek yanıtla ilgili “çalışma yapıldığını” söyledi. Ankara’da krizi geçiştirme havası gözlemlenirken, bu ay sonunda G-20 toplantısı çerçevesinde yapılacak Erdoğan-Trump görüşmesinin iki ülke ilişkilerinin önümüzdeki dönem nasıl seyredeceği üzerinde belirleyici olacağı yorumları yapılıyor”.

 

Trump’ın bu konuda arabulucu rolu oynayacağı ya da Shanahan mektubunda altı çizilen noktaların tersine kararlar alacağına dair beklentiler gerçekçi olmayabilir.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir’in  ifadesiyle S-400’lerin Türkiye’ye teslimatıyla ilgili  “S-400 konusunda Türkiye’nin tavrı net, ‘Biz bu meseleyi bitirdik’ deniyor. ABD’ye S-400’lerin Türkiye’de bulunmasından dolayı bir teknik endişe ise bunu tartışmaya, konuşmaya hazır olduğumuz söyleniyor. Bu konuda bir teknik ekip oluşturup tartışmakla ilgili karşı taraf henüz hiçbir adım atmadı. Demir, Patriot füze sistemi görüşmelerine ilişkin de “Biz cevabımızı verdik, onlardan cevap bekliyoruz”.

Ortak komisyon cevabı çoktan verildi. Amerikan kaynaklarına göre S-400’lerin NATO askeri varlıklarıyla aynı ülkede bulundurulması elektronik casusluk   açısından mahsurlu ve tartışmaya ya da incelemeye açık değil.

 

Ek olarak, Trump’ın Kongre’nin yasalaştırmaya hazırlandığı iddia edilen CAATSA yaptırımlarını uygulamama yetkisi de yok. Rusya’ya karşı tasarlanan bu yasa Trump’ın Putin hayranlığı bilindiği için, Başkan’a sadece 11 maddelik yaptırım listesinden istediği 5 tanesini seçme opsiyonu sunuyor. Yani, Trump en hafif yaptırımları seçebilir, fakat “ben uygulamıyorum” diyemez.

 

Ayrıca, Trump’ın Osaka zirvesinde Erdoğan ve S-400 başlığına ayıracak ne kadar zamanı var, o da bilinmiyor. Çünkü, ABD Başkanı dün Çin’li muhatabı Xi Jinping zirveyi boykot ederse tüm Çin mallarına ek ithal vergisi uygulayacağını ilan etti. Trump zirvede  daha çok Ticaret Savaşları meselesini tartışacak ve Xi Jinping gelirse, onunla sorunlarını halletmeye çalışacak.

 

Bir  nokta daha var, Patrick Shanahan’ın Trump’ın izin ve onayı olmadan Gen Hulusi Akar’a ABD politikasını anlatan  resmi mektup yazması söz konusu olamaz. Bunu iddia edenlerin biraz ABD siyaseti etüd etmesi gerekir. Trump, mektubu görmüş veya en azından içeriği onaylamış olmalı.  Dolayısıyla, Osaka’da Trump’ın S-400 kilitini açacağını hesaplamak çok mantıklı olmuyor.

 

Zaten, Pentagon icraata başladı ve Trump da müdahale etmedi. T24 haber sitesinde yer alan haberi paylaşalım:

 

Pentagon, S-400 krizi nedeniyle Türk pilotlara ABD’nin Arizona eyaletindeki Luke Hava Kuvvetleri Üssü’nde verilen eğitimin sonlandırıldığını bildirdi.

Pentagon Sözcüsü Mike Andrews, Türk pilotların ABD’deki F-35 avcı uçağı eğitiminin sonlandırıldığını söyledi.

Andrews, Reuters’a verdiği demeçte, “Bakanlık, Türk pilotların uçuş yapmadığından haberdar. Türk politikasında bir değişiklik olmaksızın, F-35 programına katılımlarını düşürmek için müttefikimiz Türkiye’yle yakın çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Ajansa ismini vermeden konuşan ikinci ABD’li yetkili ise, Luke Hava Üssü’ndeki bir komutanın güvenlik gerekçesiyle geçen hafta Türk pilotların ve teknik ekiplerin buradaki eğitiminin durdurulmasına karar verdiğini söyledi.

 

Murat Yetkin’e göre Shanahan’ın mektubunda şu husus da kayda geçiriliyor:

 

“Türkiye’nin F-35 programının idari faaliyetlerine katılımına, usulüne uygun şekilde son vermeyi sağlamak amacıyla, 12 Haziran 2019’da yapılacak yıllık F-35 İcra Kurulu Başkanları Yuvarlak Masa toplantısına Türkiye’nin katılımını öngörmemekteyiz ve programın yönetişim belgelerinin güncellenmesi de Türkiye’nin katılımı dışında ilerleyecektir”.

 

Krizin analizini ise SÖZCÜ yazarı Zeynep Gürcanlı’ya bırakıyorum:

 

“AKP’nin, “iki uçak alır, üç ihaleyi Amerikalılar’a verir, Trump’ı ikna ederim” şark kurnazlığı ise, ABD Savunma Bakan Vekili Shanahan’ın Hulusi Bey’e yazdığı mektup ile alenen açığa düşmüş durumda.

Mektubun içeriği ve Pentagon tarafından verilen brifing, “neyle” karşı karşıya olunduğunu ortaya koyuyor;

– Türkiye F-35 projesinden çıkarılacak.

– ABD’de F-35 eğitimi alan Türk pilotlar 31 Temmuz itibarıyla geri gönderilecek. (Haziran’da eğitime gidecek pilotlara vize verilmedi)

– Türkiye’de üretilen 937 farklı F-35 parçası için (bunun 400’ünde Türkiye tek tedarikçi) yeni tedarikçiler bulunacak. (Locheed Martin ve Pratt and Whitney şirketleri ile temasa geçildiği açıklandı).

– ABD, F-35’e ek bir de CAATSA yaptırımları uygulayacak. (CAATSA’nın ne getireceğinin ipucu Shanahan mektubunda “Türkiye’nin ulusal savunma sanayisi olumsuz etkilenir” cümlesiyle verilmiş).

– Mektuptaki “S-400 alımı, NATO içindeki işbirliğini olumsuz etkiler” cümlesini ise, “NATO ile sorun çıkar” tehdidi olarak görmek mümkün.

– AKP’nin ortaya attığı “ortak komisyon” önerisi de –Bakmayın siz Trump-Erdoğan görüşmesi sonrasında Saray’dan üfürülen “Trump ikna oldu” sızdırmalarına– hiç ciddiye alınmamış; ABD Savunma Bakan Yardımcısı Andrew Winternitz “Hiçbir önlem, S-400’lerle F-35’lerin aynı yerde bulunması konusundaki endişelerimizi azaltamaz” deyiverdi.

Türk kamuoyu İstanbul seçimlerine  odaklanmışken, Türkiye -AKP’nin iş bilmezliği sayesinde- büyük bir kuşatma ile karşı karşıya.

Yaz çok sıcak geçecek… (10 Haziran, Dengeyi Kaybetmek)

 

FÖŞ de naçizane piyasa ve ekonomi bakışını eklesin. Halen yabancı yatırımcılar arasında bu konu hiç konuşulmuyor. Zaten çoğu artık Türkiye’de işlem yapmıyor. Pazartesi gözlenen alımlar 200-300 milyon dolarlık carry trade işlemi. Fed’in faiz indireceğini, Temmuz veya ilerleyen aylarda TCMB’nin de mevsimsel olarak düşen enflasyonu fırsat bilerek bu sürece eşlik edeceğini hesplayan miyop yatırımcılar ufak ufak alım yaptı. Piyasa o kadar sığ ki, artık 200-300 milyon dahi dolar/TL’yi kayda değer ölçüde aşağı-yukarı hoplatıyor.

 

Bankacılarla yaptığım temaslardan, siyasi riskleri daha yakından takip eden yerleşiklerin döviz biriktirmey devam ettiğini öğreniyorum.

 

Zaten eğer S-400 krizi yaptırım aşamasına tırmanacaksa, sıcak paradan korkmayalım. Asıl tehlike sonbaharda sendikasyon kredilerinin yenileme dönemidir. ABD’in kara listeye aldığı ülkelere dış kredilerin yenilenmediğini Rahip Brunson olayında gördük.  Ardından TL’nin yediği darbe ve kredi faizlerinin %40-45’lere tırmansı da hafızalarda derin bir yara olarak kaldı.

 

Bir uzmanın çıkıp S-400’lerin milli menfaatlerimize sağlayacağı katkı ile NATO’dan fiilen dışlanma, askeri envanterimizde ABD silahlarının eksikliği ve ekonomide oluşacak hasar arasında kıyaslama yapmasını beklerim ki, bu vatandaş neyi seçeceğine karar versin.

 

Websitemde ilginç makaleler var, teşrifatınızı dilerim. İşte linki

 

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları