Çetin Ünsalan Yazdı: Yatırım bankasına ihtiyaç var mı?
Bir ülkede ekonominin gelişmesinin temel yolu, ortaya konulan projelerin finanse edilebilme kabiliyetiyle doğru orantılıdır...
16 Ağustos 2026

Bir ülkede ekonominin gelişmesinin temel yolu, ortaya konulan projelerin finanse edilebilme kabiliyetiyle doğru orantılıdır. Çünkü finansman sorununu çözmediğiniz mesele fikirden ibaret olarak kalmaya mahkûmdur.
Bu nedenle ekonomide kalkınmayı odaklıyorsanız, hedefli finansmanı da masaya koymak ve konuşmak durumundasınız. Geçtiğimiz günlerde aslında sanayici bunu dile getirdi. Zücder Başkanı Burak Önder verdiği bir röportajda Eximbank’ın özellik yapısına dikkat çekerek, ülkede bir yatırım bankasına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Bence son derece haklı bir bakış açısı ama, bu tespitten yola çıkarak bazı noktaların da üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Milli Kalkınma Projesi’nin ayrıntılarına bakarak bunu görebiliriz.
Milli eğitimle milli ar-ge üretilirken, milli tasarruf ile milli finansman oluşturulmuş ve demir kumbaralara biriken paralarla bankacılık sistemi finanse edilirken, ihtisas bankaları ön plana çıkmış.
Tarımı, sanayiyi, esnafı finanse eden bu bankalar ve yine meseleyi çerçeveleyen sigorta sistemi devreye alınmış. Bunların türevi olarak da milli tarım, milli, sanayi, milli savunma ortaya çıkmış ve hepsi Karadeniz Vapuru, İzmir Enternasyonal Fuarı gibi uluslararası pazarlama hamleleriyle taçlandırılmış.
Ne mi olmuş? 15 yılın sonunda her alanda üretim yapan fabrikalarımız, tarlaya entegre sanayimiz ortaya çıkarken, başlangıçta kasası boş bir ekonomiden, 15 yılın sonunda dış ticaret fazlası veren ve üretim gücü bulunan, aynı zamanda örneğin tarımda Atatürk Orman Çiftliği ile ar-ge yapan yapılar oluşturulmuş.
Bu nedenle Türkiye’nin bir yatırım bankasına değil, belli bir planlama ekseninde oluşturulmuş ihtisas bankalarını tekrar görevine döndürmesi gerekmektedir. Eğer sizin tarımı ya da KOBİ’yi finanse edecek bankalarınız, havalimanı finansmanı üzerinden reklam yapıyorsa, itiraz etmeniz gereken konu budur.
Elbette ihtiyaç v arsa projelerin de finansmanını bulmalısınız. Ama bunlar ihtisas bankalarının işi olmamalıdır. Bugünün dünyasında mevduat bankacılığına başlamış, buna karşılım yeterince tasarruf oranı yakalanamadığı için, dünyadan sendikasyon yoluyla borçlanma sistemine girmiş ve doğal olarak da onları daha kazançlı ve geri dönüş riski düşük borç vermeye yönelmiş bir anlayışla kalkınan bir ekonomi yaratamazsınız.
Türkiye’nin ihtisas bankalarını tekrar hatırlaması lazım. Ekonomide mevduat bankacılığı ile proje bankacılığını ayrı kulvara taşımış, bilançodan çok ortaya konulan projelere ve iş planlarına odaklanmış bir finansman modeli kurmanız gerekir.
Hele ki 21. yüzyılın startup ekosistemi üzerine kurgulandığını düşünürseniz, şirkete değil, işe finansman sağlayan bir yapıyı tartışmak durumundasınız. Aksi takdirde mevduat bankacılığı yapan bir bankadan proje bankacılığını finanse etmesini beklemek sonuç vermez.
Zaten bu yapı da reel sektörü aybaşı ödemeleri yapabilmek için para arayan bir niteliğe dönüştürür. Türk reel sektörünün borç arayan değil, hayata geçireceği projeye finansman arayan bir yapıya dönüşmesi gerekir.
Ancak böyle bir ortamda güvenilir ekonomi, güvenilir reel sektör yaratır ve vatandaşa ait paraların da yastık altından çıkıp ekonomiye kazandırılmasını sağlarsınız. Aksi takdirde bu yol, yol değil.



