Dolar/TL47,88
0.11%
Euro/TL55,38
0.37%
Gram Altın6.830,55
0.49%
BIST 10014.172,26
0.28%
Brent Petrol$88,52
1.67%
Gümüş/Ons$65,11
0.18%
Gündem

BM: Dünyada genç işsizliği yeniden yükselişte, Türkiye’de asıl alarm NEET oranında

ILO’ya göre küresel genç işsizliği yeniden yükseldi. Türkiye’de ise yüzde 23,6’ya ulaşan NEET oranı, AB ortalamasının iki katını aşıyor.

15 Ağustos 2026

BM: Dünyada genç işsizliği yeniden yükselişte, Türkiye’de asıl alarm NEET oranında

Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) göre küresel genç işsizliği pandemi sonrasındaki kısa süreli iyileşmenin ardından yeniden yükselişe geçti. Dünyada 15-24 yaş grubunda 67 milyon genç işsiz. Ancak Türkiye açısından daha çarpıcı sorun, ne eğitimde ne de istihdamda bulunan gençlerin olağanüstü yüksek oranı. Türkiye’de NEET oranı yüzde 23,6 ile AB ortalamasının iki katını aşıyor.

Dünya ekonomisinde yavaşlayan büyüme, zayıflayan istihdam yaratma kapasitesi, jeopolitik gerilimler ve hızlanan teknolojik dönüşüm gençlerin işgücü piyasasına girişini giderek zorlaştırıyor.

ILO’nun Global Employment Trends for Youth 2026 raporuna göre, küresel genç işsizlik oranı 2024’teki yüzde 12,3 seviyesinden 2025’te yüzde 12,4’e yükseldi.

Bu oran, dünya genelinde 15-24 yaş arasında yaklaşık 67 milyon gencin işsiz olduğu anlamına geliyor.

Pandemi sonrasında gençlerin istihdamında başlayan toparlanmanın böylece durduğu görülüyor.

257 milyon genç ne eğitimde ne istihdamda

ILO açısından daha endişe verici gelişmelerden biri de NEET olarak tanımlanan, yani ne istihdamda ne de eğitim veya mesleki eğitim programlarında bulunan gençlerin sayısındaki artış.

Küresel NEET oranı hafif yükselişle yüzde 20'ye ulaşırken, bu kategorideki gençlerin sayısı 257 milyonu aştı.

ILO İstihdam Analizi ve Ekonomi Politikaları Birimi Başkanı Sara Elder, genç işsizlik oranıyla NEET oranının aynı anda yükselmesinin özellikle tehlikeli bir sinyal olduğunu belirtti.

ILO, genç işsizlik oranının 2026 ve 2027'de yüzde 12,3 civarında seyretmesini bekliyor.

Ancak bu yatay görünüm, gençlerin işgücü piyasasındaki yapısal sorunlarının çözüldüğü anlamına gelmiyor.

YZ gençlerin işlerini mi elinden alıyor?

Raporun dikkat çektiği en önemli yeni risklerden biri YZ (yapay zekâ) kaynaklı dönüşüm.

ILO, YZ ile genç işsizliğindeki artış arasında henüz doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmak için erken olduğu görüşünde. Ancak iki gelişmenin aynı döneme denk gelmesinin dikkat çekici olduğunu kabul ediyor.

ILO İstihdam, Beceriler ve Sürdürülebilir İşletmeler Direktörü Sukti Dasgupta, küresel ekonominin büyük bir belirsizlik ve kırılganlık döneminden geçtiğini, buna şimdi YZ kaynaklı yeni risklerin eklendiğini belirtti.

Özellikle gençlerin geleneksel olarak iş hayatına ilk adımlarını attığı bazı mesleklerde istihdam azalıyor.

Ofis ve idari işler, satış pozisyonları ve bazı imalat sanayii işleri bunların başında geliyor.

Bunlar aynı zamanda üretken YZ ve otomasyonun en hızlı dönüştürebileceği iş kategorileri arasında bulunuyor.

Gençlerde YZ korkusu büyüyor

ILO'ya göre gençler arasında teknolojinin işlerini ellerinden alacağı ve kalıcı gelir elde etme şanslarını azaltacağı yönündeki endişeler de hızla yayılıyor.

ILO Genel Direktörü Gilbert Houngbo, gençlerin kaliteli istihdamın dışında kalmasının yalnızca bireysel bir sorun olmadığına dikkat çekerek, bunun ülkeler açısından yetenek, verimlilik ve toplumsal uyum kaybı anlamına geldiğini vurguladı.

Dolayısıyla gençlere düzgün işler yaratılması sosyal politika kadar ekonomik büyüme açısından da önem taşıyor.

En kötü tablo Arap ülkeleri ve Kuzey Afrika'da

Bölgesel verilere göre genç işsizliğindeki en büyük artışlardan bazıları Kuzey Afrika, Kuzey Amerika ile Kuzey, Güney ve Batı Avrupa'da yaşandı.

Orta ve Batı Asya ile Doğu Avrupa'da genç işsizlik oranları gerilese de NEET oranlarının yükselmesi tabloyu bozdu.

Latin Amerika ve Karayipler'de ise hem genç işsizliği hem de NEET oranları geriledi. Ancak ILO bu iyileşmenin bir bölümünün genç nüfusun azalmasından kaynaklandığına dikkat çekiyor.

Dünyanın en yüksek genç işsizlik oranları ise yine Arap ülkeleri ve Kuzey Afrika'da.

Arap ülkelerinde oran yüzde 26,2, Kuzey Afrika'da ise yüzde 22,6 seviyesinde.

ILO, zaten yüksek olan bu oranların daha da yükselmesinin özellikle genç kadınları ekonomik hayatın dışına iten yapısal engellerin ağırlaştığına işaret ettiğini belirtiyor.

Türkiye’de asıl sorun: Gençler iş bile aramıyor

Türkiye'deki tablo küresel ortalamalarla karşılaştırıldığında farklı ve bazı göstergelerde çok daha endişe verici.

TÜİK'in 2026 ilk çeyrek verilerine göre 15-24 yaş grubunda resmi genç işsizlik oranı yüzde 12,8'e kadar geriledi.

İlk bakışta bu oran dünya ortalamasına oldukça yakın görünüyor.

Ancak Türkiye'nin gerçek gençlik istihdam sorunu yalnızca resmi işsizlik oranıyla ölçüldüğünde önemli bir bölüm gözden kaçıyor.

Türkiye'de 15-24 yaş grubunda NEET oranı yüzde 23,6 seviyesinde.

AB-27 ortalaması ise yaklaşık yüzde 11.

Başka bir ifadeyle Türkiye'nin NEET oranı Avrupa Birliği ortalamasının iki katından fazla.

15-29 yaş grubuna geçildiğinde oran yüzde 26,3'e kadar yükseliyor.

Türkiye'deki paradoks: İşsiz değil, işgücünün dışında

Türkiye'yi Avrupa ülkelerinden ayıran kritik noktalardan biri burada ortaya çıkıyor.

Birçok Avrupa ülkesinde genç işsizlik oranı NEET oranından yüksekken Türkiye'de bunun tam tersi görülüyor.

Resmi genç işsizliği yüzde 12,8 iken NEET oranının yüzde 23,6 olması, çok büyük bir genç nüfusun aktif olarak iş aramadığı için resmi işsiz kategorisine dahi girmediğine işaret ediyor.

Bu nedenle resmi işsizlik oranındaki düşüş tek başına gençlerin işgücü piyasasındaki koşullarının iyileştiğini göstermiyor.

Türkiye'de yaklaşık 6,5 milyon gencin ne eğitimde ne de istihdamda bulunduğu hesaplanıyor.

Genç kadınlarda oran yüzde 30'u aşıyor

Sorunun toplumsal cinsiyet boyutu ise daha da çarpıcı.

15-24 yaş grubunda NEET oranı erkeklerde yüzde 16,3 seviyesindeyken, genç kadınlarda yüzde 30,9'a ulaşıyor.

Resmi genç işsizlik oranı da erkeklerde yüzde 10,4 iken kadınlarda yüzde 17,3.

Bu büyük fark, genç kadınların önemli bölümünün eğitimden ayrıldıktan sonra işgücü piyasasına hiç girememesi veya zaman içinde iş aramaktan vazgeçmesiyle bağlantılı.

Ev içi bakım yükümlülükleri ve kadınların işgücüne katılımını sınırlayan toplumsal faktörler de bu tabloyu ağırlaştırıyor.

Üniversite diploması da çözüm olmuyor

Sorun yalnızca eğitim seviyesi düşük gençlerle sınırlı değil.

NEET kategorisinde 369 bin üniversite mezunu gencin bulunması, Türkiye'de eğitim ile işgücü piyasası arasındaki uyumsuzluğun boyutlarını ortaya koyuyor.

Üniversite diplomasına rağmen iş bulamayan veya iş aramaktan vazgeçen gençlerin artması, uzun vadede Türkiye'nin insan sermayesi açısından önemli bir kayıp anlamına geliyor.

Genç işsizliğinde yeni tehdit: Büyüme yavaşlarken YZ geliyor

ILO'nun küresel raporu Türkiye açısından da önemli bir uyarı içeriyor.

Gençlerin işgücü piyasasına giriş kapısı niteliğindeki ofis, idari işler, satış ve bazı üretim pozisyonları dünyada giderek azalıyor. Buna YZ ve otomasyonun hızlanması da ekleniyor.

Türkiye ise bu teknolojik dönüşüme zaten son derece yüksek bir NEET oranıyla giriyor.

Dolayısıyla mesele yalnızca genç işsizliğinin yüzde 12,8 olup olmadığı değil. Daha büyük sorun, milyonlarca gencin eğitimden çıktıktan sonra üretken ekonomik hayata hiç katılamaması veya iş bulma umudunu kaybederek sistemin dışına çıkması.

Bu eğilim tersine çevrilemezse Türkiye açısından sonuç yalnızca daha yüksek genç işsizliği olmayacak; ülkenin uzun vadeli büyüme potansiyeli, verimliliği ve toplumsal yapısı da giderek daha ağır bir bedel ödeyecek.