HSBC: Gelişmekte olan piyasalar küresel rallinin yeni adresi olabilir
HSBC, YZ rallisinde seçicilik önerirken gelişmekte olan piyasaların güçlü kâr artışı ve düşük değerlemelerle öne çıktığını belirtiyor.
16 Ağustos 2026

HSBC’ye göre küresel hisse piyasalarında şirket kârları güçlü kalmaya devam ederken, yatırım fırsatları ABD’nin birkaç büyük teknoloji şirketinin ötesine yayılıyor. Banka özellikle gelişmekte olan piyasalarda (GOP) güçlü kâr artışı, düşük değerlemeler, teknoloji yatırımları ve yeni halka arzların uzun vadeli fırsatlar yarattığını düşünüyor. Ancak YZ hisselerinde son dönemde yaşanan sert dalgalanmalar, yatırımcıların artık “her teknoloji hissesi yükselir” yaklaşımından uzaklaşması gerektiğini gösteriyor.
YZ rallisinde yeni dönem: Kâr üreten kazanacak
HSBC’nin değerlendirmesine göre şirket kârları küresel hisse piyasalarının en önemli dayanaklarından biri olmaya devam ediyor. Ancak YZ ve yarı iletken hisselerinde son dönemde yaşanan dalgalanmalar, piyasanın giderek daha seçici hale geldiğine işaret ediyor.
Yatırımcılar artık yalnızca büyük YZ yatırımları yapan şirketlere değil, bu yatırımları kalıcı gelir ve serbest nakit akışına dönüştürebilen şirketlere prim veriyor.
YZ liderliği de yalnızca büyük bulut bilişim şirketleri ve önde gelen çip üreticileriyle sınırlı kalmıyor. Veri merkezlerinden yazılıma, enerji altyapısından donanıma kadar genişleyen ekosistem yeni yatırım fırsatları yaratıyor.
Buna rağmen HSBC, şirket kâr beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonların hâlâ görece dar bir şirket grubunda yoğunlaştığına dikkat çekiyor.
YZ hisseleri ucuzladı mı?
Güçlü kâr artışları teknoloji şirketlerinin ileriye dönük fiyat/kazanç oranlarını aşağı çekti. Ancak HSBC’ye göre nakit akışı ve bilanço bazlı değerleme ölçütleri hâlâ yüksek seviyelerde.
Bu nedenle banka, yatırımcıların YZ yatırım döngüsünün dışında kalmasını önermiyor; ancak sektöre ayrım yapmaksızın “all-in” girilmesini de doğru bulmuyor.
Son dönemdeki fiyat hareketleri, özellikle sermaye harcamalarının gerçekten gelir ve nakit üretip üretmediğinin daha önemli hale geldiğini gösteriyor.
Petrol şoku piyasaları ayrıştırıyor
HSBC’nin dikkat çektiği diğer önemli konu enerji fiyatlarındaki yükseliş.
Petrol şoku ülkeler ve sektörler arasında belirgin ayrışmalara neden oluyor. ABD şirketlerinin kârları enerji şokuna karşı görece dayanıklı görünürken, Avrupa ve Asya’nın bazı bölgelerinde şirket kârları daha fazla baskı altında kalabilir.
Bu tablo, küresel yatırımcıların yalnızca sektör değil, ülke ve bölge seçiminde de daha seçici olması gerektiğini gösteriyor.
HSBC’ye göre küresel sermaye harcamalarının genişlemesi, ABD'nin en büyük teknoloji şirketlerinin dışındaki piyasalarda da yeni fırsatlar yaratıyor.
HSBC'nin favori hikâyesi: Gelişmekte olan piyasalar
Raporun en dikkat çekici bölümü gelişmekte olan piyasalara ilişkin.
HSBC, küresel hisse rallisinin genişlemesi açısından en güçlü hikâyenin hâlâ gelişmekte olan piyasalarda bulunduğunu düşünüyor.
GOP hisseleri geçen yıl başlayan güçlü performanslarını 2026’da da sürdürüyor. Bununla birlikte yılbaşından bu yana getirilerin önemli bölümü Güney Kore ve Tayvan’da yoğunlaşmış durumda. Bu ülkelerdeki yükselişin ana motoru ise teknoloji sektörü.
Özellikle Güney Kore'de yerli küçük yatırımcıların piyasaya güçlü katılımı ve kaldıraçlı ETF kullanımının yaygınlaşması, yükselişi desteklerken oynaklığı da artırıyor.
Asıl soru ise şu: YZ dışındaki sektörler öne çıkmaya başladığında gelişmekte olan piyasalar üstün performansını sürdürebilecek mi?
HSBC’ye göre cevap büyük ölçüde evet.
GOP hisseleri yükselmesine rağmen ucuzladı
Bunun ilk nedeni değerlemeler.
Gelişmekte olan ülke hisseleri yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 13 yükselmesine rağmen, ileriye dönük fiyat/kazanç oranlarına göre yılbaşına kıyasla yaklaşık yüzde 30 daha ucuz hale geldi.
Bunun nedeni şirket kâr tahminlerinin hisse fiyatlarından daha hızlı yükselmesi.
HSBC’ye göre bu durum yatırımcıların GOP şirketlerindeki kâr toparlanmasının kalıcılığı konusunda hâlâ şüpheci olduğunu gösteriyor.
Gerçekleşmiş kârlar üzerinden bakıldığında ise gelişmekte olan piyasa hisseleri gelişmiş ülkelere göre yüzde 30'dan fazla iskontoyla işlem görüyor. Bu fark son on yılın en yüksek seviyelerine yakın.
Banka, ucuzluğun tek başına yatırım gerekçesi olmadığını vurguluyor. Ancak düşük değerlemeler, şirket temellerinin ve kârların güçlenmeye devam ettiği piyasalarda önemli bir güvenlik marjı yaratıyor.
GOP hikâyesi artık yalnızca emtia değil
Geçmişte gelişmekte olan piyasalara yatırım denildiğinde petrol, madencilik, kamu bankaları ve geleneksel sanayi şirketleri ön plana çıkıyordu.
Bu yapı hızla değişiyor.
GOP şirketleri artık biyoteknoloji, yeni enerji, fintech, robotik, yarı iletkenler ve diğer ileri teknoloji sektörlerinde küresel ölçekte güçlü pozisyonlar oluşturuyor.
Aynı zamanda bu ülkeler enerji dönüşümü için gerekli kritik minerallerin önemli bölümünü sağlıyor. Finansal kapsayıcılığın ve kredi kullanımının artması da yerel şirketlerin büyümesini destekliyor.
HSBC’ye göre bu nedenle gelişmekte olan piyasaların kâr performansı giderek daha az emtia döngülerine ve küresel dış talebe bağımlı hale geliyor.
Halka arz patlaması GOP piyasalarını değiştiriyor
Bu dönüşümün ikinci ayağını küresel halka arz dalgası oluşturuyor.
HSBC, 2026'nın dünya çapında halka arzlardan sağlanan fon açısından tarihin en büyük yıllarından biri olmaya aday olduğunu belirtiyor.
Çin yılın ilk çeyreğinde halka arz yoluyla diğer tüm bölgelerden daha fazla sermaye topladı. Sadece YZ bağlantılı Çinli şirketlerin halka arzlarından sağlanan kaynak yaklaşık 22 milyar dolara ulaştı.
Bu rakam, ABD'deki YZ şirketlerinin aynı dönemde gerçekleştirdiği halka arzların yaklaşık iki katına denk geliyor.
Hong Kong'da ise halka arz için bekleyen yaklaşık 500 şirketlik rekor bir başvuru havuzu bulunuyor. Bunların önemli bir bölümü YZ, yarı iletkenler, robotik ve medikal teknoloji alanlarında faaliyet gösteriyor.
Afrika ve Latin Amerika'da da çeşitli fintech şirketlerinin halka arz hazırlığında olduğu belirtiliyor.
GOP endekslerinin yapısı baştan aşağı değişti
Yeni şirketlerin borsaya gelmesi gelişmekte olan piyasa endekslerini de dönüştürüyor.
Yaklaşık on yıl önce internet, yazılım, yarı iletkenler, teknoloji donanımı, ilaç, yeni enerji, elektrikli araçlar, fintech, medya ve savunma gibi yenilikçi sektörler GOP endekslerinin yalnızca yüzde 10'u civarındaydı.
Bugün bu şirketlerin ağırlığı yaklaşık yüzde 40'a ulaşmış durumda.
Bunun üç önemli sonucu var.
Birincisi, gelişmekte olan ülke şirketlerinin kârlarının kalitesi değişiyor. Fikri mülkiyet, dijital platformlar ve ağlar üzerine kurulu şirketlerin büyüme ve kârlılık dinamikleri geleneksel sanayi ve emtia şirketlerinden çok farklı.
İkincisi, gelişmekte olan piyasaların küresel portföylerdeki rolü değişiyor. GOP yatırımı artık yalnızca dünya ticaretine veya emtia fiyatlarına yönelik bir bahis değil; teknoloji, sağlık, tüketim, finansal kapsayıcılık ve yerel inovasyon hikâyesine dönüşüyor.
Üçüncüsü ise aktif fon yönetiminin önemi artıyor. Yeni halka arzların endekslere girmesi zaman aldığı için aktif yöneticiler gelecek vadeden şirketlere daha erken yatırım yapabiliyor. Ancak halka arz furyası gerçek büyüme hikâyelerinin yanında aşırı değerlenmiş şirketler de yaratabileceğinden hisse seçimi kritik önem taşıyor.
S&P 500'e karşı yüzde 40 iskonto
Tüm bu dönüşüme rağmen değerlemeler henüz yeni yapıyı tam olarak yansıtmıyor.
HSBC’ye göre gelişmekte olan piyasalar ileriye dönük fiyat/kazanç oranı açısından S&P 500'e kıyasla yaklaşık yüzde 40 iskontoyla işlem görüyor. Göreli değerleme farkı son on yılın en yüksek seviyelerine yakın.
Fiyat/defter değeri açısından da ABD dışındaki piyasalar, özellikle GOP ülkeleri, ABD'nin yaklaşık üçte biri seviyesinde değerleniyor.
HSBC bu iskontonun otomatik olarak kapanacağını savunmuyor. Kurumsal yönetim, likidite, siyasi risk ve şirketlerin hedeflerini gerçekleştirme kabiliyeti hâlâ önemli.
Ancak banka, güçlenen şirket kârları + değişen endeks yapısı + düşük değerlemeler kombinasyonunun gelişmekte olan piyasalarda seçici yatırım için güçlü bir gerekçe oluşturduğu görüşünde.
Sonuç: ABD teknoloji liderliği sürüyor, ama oyun alanı genişliyor
HSBC’nin analizi küresel hisse piyasalarında YZ temasının sona erdiğine değil, ikinci aşamaya geçtiğine işaret ediyor.
İlk aşamada yatırımcılar YZ yatırımı yapan hemen her şirkete yüksek değer biçerken, bundan sonraki dönemde büyük sermaye harcamalarını sürdürülebilir satış, kâr ve nakit akışına çevirebilen şirketlerin ayrışması bekleniyor.
Aynı zamanda küresel yatırım döngüsü ABD'nin birkaç mega teknoloji şirketinden gelişmekte olan piyasalardaki yarı iletken, fintech, biyoteknoloji, robotik, enerji ve diğer inovasyon şirketlerine doğru genişliyor.
HSBC’nin mesajı özetle şu: YZ rallisinden vazgeçmeyin, ancak her YZ hissesini satın almayın. ABD liderliğini göz ardı etmeyin, fakat gelişmekte olan piyasaların giderek büyüyen kâr ve inovasyon hikâyesini de kaçırmayın.



