Varlık Yöneticilerinin Rotası Değişmiyor: ABD Teknoloji Hisseleri ve Gelişen Piyasalar Öne Çıkıyor
Varlık yöneticileri temmuzdaki sert satışlara rağmen ABD teknoloji ve gelişen piyasa hisselerinde yükseliş potansiyelinin sürdüğünü düşünüyor.
16 Ağustos 2026

Küresel hisse piyasalarında temmuz ayında yaşanan sert dalgalanma, yarı iletken ve yapay zekâ (YZ) altyapısı hisselerindeki satışlara rağmen büyük varlık yöneticilerinin risk iştahını tamamen bozmuş değil. Önde gelen yatırım kuruluşları, özellikle ABD teknoloji hisseleri ile gelişen piyasa hisselerinde orta vadeli yükseliş potansiyelinin devam ettiği görüşünde.
Temmuzdaki düzeltmenin ardından teknoloji sektöründeki değerlemelerin bir miktar normalleşmesi, bazı portföy yöneticileri tarafından yeni bir fırsat olarak görülüyor. Bununla birlikte, yüksek değerlemeler nedeniyle şirket ve sektör seçiminde daha dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.
HSBC: ABD hisselerinde ağırlığımız yüksek
HSBC Private Bank ve Premier Wealth Küresel Baş Yatırım Sorumlusu Willem Sels, ABD hisselerinde ağırlık artır pozisyonunu koruyor.
Sels’e göre ABD piyasasının cazibesi; şirket kârlarının öngörülebilirliği, YZ alanındaki liderlik, inovasyon kapasitesi ve şirket bilançolarının kalitesinden kaynaklanıyor.
Üstelik 2026'daki yükseliş artık yalnızca “Muhteşem Yedili” olarak adlandırılan Alphabet, Apple, Amazon, Meta, Microsoft, Nvidia ve Tesla’dan ibaret değil. Küçük ölçekli şirketlerin ve döngüsel hisselerin yükselişe katılması, piyasanın tabana yayıldığına işaret ediyor.
Sels, teknoloji sektörünün portföy stratejilerinde temel ağırlık alanlarından biri olmaya devam ettiğini belirterek, sektörün yarı iletkenler, yazılım, bulut altyapısı ve veri merkezi yatırımlarında liderliğini sürdürmesini bekliyor.
HSBC'ye göre bu şirketlerin gelir ve kâr büyümesi avantajının 2027 boyunca devam etmesi mümkün.
Bununla birlikte teknoloji hisseleri ucuz değil. Sels, değerleme riskinin artık sektörün tamamından ziyade belirli alt sektörlerde yoğunlaştığını ve yüksek çarpanların sürdürülebilmesi için şirketlerin çok güçlü kâr büyümesi sağlaması gerektiğini düşünüyor.
Wall Street'teki yükseliş tabana yayılıyor
ABD borsaları 2026 yılında güçlü performans gösterdi. 10 Ağustos itibarıyla:
S&P 500 yılbaşından bu yana %13,3,
Nasdaq %14,5,
Dow Jones %12,3,
Russell 2000 ise %21,6 yükseldi.
Daha da dikkat çekici olan, S&P 500'ün Muhteşem Yedili dışındaki 493 şirketinin oluşturduğu grubun %15,4 yükselmesine karşılık Muhteşem Yedili'nin getirisinin yalnızca %4,8 seviyesinde kalması.
Bu tablo, Wall Street'teki rallinin birkaç mega teknoloji şirketine bağımlılığının azalmaya başladığı görüşünü destekliyor.
Gelişen piyasalar ABD'nin de önünde
HSBC Private Bank Kuzey Asya Baş Yatırım Sorumlusu Patrick Ho'ya göre ABD diğer gelişmiş piyasaları geride bırakırken, gelişen piyasalar ABD'den de daha güçlü performans gösteriyor.
Bu performansta özellikle Güney Kore ve Tayvan borsalarındaki güçlü yükseliş etkili.
Franklin Templeton Investment Solutions (FTIS) da benzer şekilde hisse senetlerine yönelik olumlu görüşünü koruyor. Kuruluş, yeniden yükselen enflasyon kaygıları, yüksek faizler ve jeopolitik risklere rağmen şirket kârlarının piyasaları desteklemeye devam edeceğini düşünüyor.
FTIS önümüzdeki 12 ayda ABD ve küresel hisse piyasalarında %20'nin üzerinde, gelişen piyasalarda ise yaklaşık %35 kâr büyümesi bekliyor.
Kâr artışının daha fazla şirkete yayılması da piyasanın birkaç büyük teknoloji şirketine olan bağımlılığını azaltabilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Temmuzdaki teknoloji satışları fırsat mı?
Temmuz ayındaki sert rotasyon teknoloji sektörünün bütün alt gruplarını aynı şekilde etkilemedi.
Sistem yazılımı hisseleri ay boyunca %17,9 yükselirken, yarı iletken hisseleri %8,5, yarı iletken ekipmanı üreticileri ise %32,5 geriledi.
Aynı dönemde S&P 500 hemen hemen yatay kalmasına rağmen endeksteki 11 sektörün yedisi yükseldi. Enerji sektörü %12,5, finans sektörü %6 değer kazanırken teknoloji %3,5 geriledi.
Bu düzeltme teknoloji hisselerinin göreceli değerlemelerini de aşağı çekti. Teknoloji sektörünün ileriye dönük fiyat/kazanç oranının S&P 500'e göre primi yılbaşındaki 10,7 kattan yaklaşık 4,8 kata geriledi.
Ancak özellikle yarı iletken ekipmanı gibi bazı alanlarda değerlemeler hâlâ yüksek.
YZ yatırımlarına güven devam ediyor
Temmuzdaki satışlara rağmen büyük portföy yöneticilerinin YZ temasından vazgeçtiğine ilişkin fazla işaret yok.
FTIS, portföylerinde YZ ağırlığını korurken ABD, Japonya ve gelişen piyasalarda ağırlık artırmayı tercih ediyor.
Kuruluşa göre YZ donanımı ve bellek üreticilerinde temmuz ayında yaşanan dalgalanma büyük ölçüde yatırımcıların kâr realizasyonundan kaynaklandı. YZ kullanımının yaygınlaşmasını sağlayan temel dinamiklerde ise önemli bir değişiklik bulunmuyor.
Bu nedenle daha düşük değerlemeler, özellikle yatırımcı pozisyonlarının daha az kalabalık olduğu alanlarda yeni giriş fırsatları yaratabilir.
FTIS, gelişen piyasalarda güçlü şirket kârlarının fiyat/kazanç oranlarının aşırı yükselmesini engellediğine de dikkat çekiyor.
Indosuez Wealth Management portföy yöneticisi Adrien Roure da teknoloji ve YZ yatırımlarına olumlu yaklaşırken ABD ve diğer gelişmiş piyasalara yönelik yapıcı görüşünü sürdürüyor. Pictet Asset Management ise ABD hisselerinde nötr kalırken, Çin hariç gelişen piyasalarda ve teknoloji sektöründe pozitif görüş taşıyor.
Avrupa'nın önündeki engel enerji
Varlık yöneticilerinin daha ihtiyatlı olduğu bölgelerin ortak özelliği ise YZ ve teknoloji sektörlerinin ağırlığının düşük, enerji fiyatlarına hassasiyetin yüksek olması.
FTIS, bazı öncü ekonomik göstergelerde iyileşmeye rağmen Euro Bölgesi hisselerinde düşük ağırlığını koruyor. Yüksek ve oynak enerji fiyatlarının ekonomik büyümeyi sınırlandırabileceği ve Avrupa Merkez Bankası'nı daha şahin bir para politikası izlemeye zorlayabileceği düşünülüyor.
Avustralya ise zayıf iç büyüme ve destekleyici olmayan maliye politikaları nedeniyle FTIS'in en az tercih ettiği bölge konumunda.
Sonuç: YZ rallisi bitmedi, ancak seçicilik dönemi başladı
Büyük servet ve varlık yöneticilerinin ortak mesajı, temmuz ayındaki sert teknoloji satışlarının YZ yatırım temasının sona erdiği anlamına gelmediği yönünde.
ABD'nin YZ, yazılım, veri merkezleri ve yarı iletkenlerdeki liderliği devam ederken, yükselişin S&P 500'ün geri kalanına yayılması Wall Street açısından olumlu bir sinyal oluşturuyor. Güney Kore ve Tayvan'ın öncülüğündeki gelişen piyasalar ise güçlü kâr büyümesi sayesinde yatırımcıların radarında kalmaya devam ediyor.
Bununla birlikte artık “teknoloji al, bekle” döneminden daha seçici bir aşamaya geçiliyor. Yüksek değerlemeleri haklı çıkarabilecek güçlü ve sürdürülebilir kâr büyümesi, önümüzdeki dönemde YZ bağlantılı şirketleri birbirinden ayıran temel kriter olacak.
Kaynak: WealthBriefing



