Dolar/TL47,86
0.07%
Euro/TL55,41
0.42%
Gram Altın6.827,90
0.45%
BIST 10014.172,26
0.28%
Brent Petrol$88,52
1.67%
Gümüş/Ons$65,11
0.18%
Dünya Ekonomisi

ABD ile İran arasında "bilek güreşi": Washington, Tahran’ın petrol ihracatını sıfırlayabilecek mi?

ABD, yaptırımları sıkılaştırarak ve petrol ihracatını sınırlandırarak ekonomik baskıyı Tahran’a karşı ana bir koz olarak kullanmaya oynuyor. Küçülen ekonomisi, tırmanan enflasyonu ve eriyen para birimiyle boğuşan İran’da ise ekonomik kriz doğrudan halkın alım gücünü vuruyor.

16 Ağustos 2026

 ABD ile İran arasında "bilek güreşi": Washington, Tahran’ın petrol ihracatını sıfırlayabilecek mi?

Washington yönetimi, Tahran ile yürüttüğü gerilimde ekonomik baskıyı en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. İran’ın petrol ihracatını kısıtlamayı ve yaptırım kıskacını daraltmayı amaçlayan hamleler; İran ekonomisinde beklenen küçülme, kontrolden çıkan enflasyon ve riyaldeki tarihi değer kaybı ile birleştiğinde ülkedeki krizi derinleştiriyor.

Ekonomik göstergelerdeki bu olumsuz tablo artık makroekonomik verilerin ötesine geçerek doğrudan vatandaşın mutfağına yansıyor. Yükselen fiyatlar ve devletin döviz gelirlerindeki sert düşüş, ticari kısıtlamaların da etkisiyle halkın alım gücünü her geçen gün eritiyor.

İran Ekonomisi İçeriden Çöküyor: Enflasyon %80'i Aştı

Uzmanlar petrol ihracatındaki düşüşün devletin en önemli döviz kaynağını kestiğini, bunun da hükümetin harcama kapasitesini kısıtlayarak vatandaş üzerindeki ekonomik yükü artırdığını belirtiyor.

Savaş sürecinde ekonomik tesislerin ve üretim santrallerinin hedef alınması şirketlerin vergi ödeme gücünü zayıflatırken hükümet gelirlerinin azaldığı bu dönemde, yükselen dolar kurunun doğrudan temel tüketim maddelerinin fiyatlarına yansıdığı belirtiliyor.

Uluslararası finans kuruluşlarının sunduğu rakamlar da tablonun vahametini ortaya koyuyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), İran ekonomisinin bu yıl %5,5 oranında küçüleceğini ve tüketici enflasyonunun %70’e yaklaşacağını öngörüyor. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tahminlerine göre reel enflasyon %80’i geçmiş durumda. Gıda ve yem ithalatına sağlanan döviz sübvansiyonunun kaldırılmasının ardından gıda fiyatları ise %130 oranında arttı. Dolar da rekor kırdı, serbest piyasada 1 ABD Doları yaklaşık 1,9 milyon İran Riyali seviyesine ulaştı.

 Petrol Baskı Hattında: Hürmüz Boğazı Kozu İki Tarafı da Yakıyor

ABD’nin stratejisi yalnızca İran’ın ihracat hacmini düşürmekle sınırlı değil; aynı zamanda petrolün pazarlara ulaşım maliyetini artırarak Tahran’ın manevra alanını daraltmayı ve ekonomisini finanse etmek için ihtiyaç duyduğu gelirleri kesmeyi amaçlıyor.

Tahranlı ekonomi uzmanı Aşkan Bahrami, yaşanan durumu iki tarafın da kozlarını sürdüğü bir "ekonomik savaş" olarak nitelendiriyor. Bahrami’ye göre İran, ABD’de enflasyonist bir baskı yaratmak için Hürmüz Boğazı kozuna güveniyor. Ancak bu strateji Tahran için son derece maliyetli. Boğaz’daki seyrüsefer bozukluğu; İran ve Körfez ülkeleri dahil tüm bölgenin petrol ihracat maliyetlerini artırmış durumda.

Irak gibi bazı ülkelerin alternatif ihracat rotaları bulabildiğini söyleyen Bahrami, İran’ın seçeneklerinin son derece kısıtlı olduğunu vurguluyor. Üstelik sorun sadece petrolle sınırlı kalmıyor; Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan demir-çelik ve diğer ticari mal sevkiyatları da kısıtlamalardan ağır darbe alıyor.

"Bilek Güreşi" Sürüyor: Sonuç Dayanıklılık Testine Bağlı

Washington yaptırımların etrafından dolaşma yollarını kapatmak için önlemlerini sıkılaştırırken, İran petrol ihracatı dış pazarlara ulaşabilme kapasitesi açısından yeni bir sınavla karşı karşıya.

Yine de Bahrami, bu yeni yaptırım dalgasının İran ekonomisinde tek başına ani bir çöküş yaratmayabileceği görüşünde. Zaten savaş öncesinde de birden fazla yaptırımla yıpranmış olan ekonominin, yeni şokları absorbe etme kapasitesinin test edildiğini belirtiyor.

Mevcut tablo, iki taraf arasında tam anlamıyla bir "bilek güreşine" işaret ediyor. Washington; İran'ın petrol gelirlerini düşürmeyi, ihracat maliyetlerini artırmayı ve yaptırım delme kanallarını tamamen kapatmayı hedefliyor. Tahran ise; Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini ve küresel enerji piyasasındaki konumunu karşı baskı aracı olarak kullanmaya çalışıyor.

Petrol gelirlerinin azalması; sadece devlet bütçesini değil, yerel para birimini ve temel gıda fiyatlarını da doğrudan vuruyor. Bu durum, ekonomik kısıtlamaların faturasını ödeyen en büyük kesimin İran halkı olmasına yol açıyor. Tahran'ın manevra kabiliyeti alternatif ihracat kanallarını koruyabilmesine, Washington’ın başarısı ise bu kanalları kapatıp ticari maliyetleri tırmandırma gücüne bağlı kalmaya devam ediyor.