Sosyal Medya
**8*

FÖŞ yazdı: İstanbul Yaklaşımı yaklaşırken

17 Temmuz 2019

Sabah 03:00. Ben yoğun uyku düzensizliği çeken bir ruh hastası mıyım, yoksa keyfe-keder yaşayan lumpen bir sefa pezevengi mi, karar vermeye çalışırken uykum kaçtı.  Doktorlar “koyun sayın” ya da “kendinizi en rahat hissettiğiniz yere gidin beyninizde” derler. Bendeniz de oturup hükümetin reform planlarını okurum.

 

Mesela, Torba Ekonomi Yasa ve 11ci Kalkınma Planı bizim gibi orta malı sosyal bilimciler için altın madeni mazallah. Kazmayı nereye sallasan, koyun döşü ebadında bir parça düşüyor ayağının dibine.  Yaz boyunca bu zengin damarı işleyip dün itibarıyla nüfusu sekize çıkan aile kedilerimizi beslemeye çalışacağız. İlk makale de 2ci İstanbul Yaklaşımı üzerine, çünkü AKP’nin ortaya attığı fikirler içinde en önemli ve faydalısı.

 

Özel sektörün borç batağını 2 yıldır yazıyorum da, herkes burun kıvırdı. O yüzden Torba Yasa’nın Komisyon toplantısında durum ve vaziyeti izah eden AKP Aydın Milletvekili Mustafa Savaş’a kulak verelim: “Paketin kapsamı için “Mart ayı itibariyle ikinci grup yakın izlemede olan firmaların kredileri 285 milyar TL. Üçüncü gruba yani tasfiye olunacak alacaklar sınıfına giren kredilerin rakamı da 106 milyar TL (116 milyar TL olacak)” dedi.

Düzenlemeyle ilgili komisyona bilgi veren Savaş, “Ağustos ayından itibaren yaşanan kur şoku, faizlerin yükselmesi, enflasyon nedenlerinden dolayı reel sektördeki firmaların bilançolarında bozulma yaşanmaya başladığını” belirtti.

“Diyelim ki bir firma taksitini yatıramadı, üzerinden bir ay süre geçti, 31’inci günde yakın izleme sınıflandırmasına (ikinci gruba) dâhil edilmekte ve altmış gün daha burada kaldığında kredisi, üçüncü gruba yani tasfiye olunacak alacaklar sınıfına girmekte. Üçüncü grupta banka icrai aşama, hukuki süreç başlatıyor” açıklamasını yaptı. (Kaynak: Hacer Boyacıoğlu, Hürriyet)

 

Neymiş?  Bir 116 milyar batık kredi var, bir de taksidini ödeyemeyen 285 milyar “şüpheli kredi”. Benden size bir tüyo, şirketlerin göbeği çatlasa da, bunlar da batmaya mahkum. Hesap basit. Faiz %20, ciro da reel olarak yılda %5 büyürken krediyi aldınız. Vade ya da taksit geldi, faiz %25, ciro büyümesi sıfırlanmış.   Neyle ödeyeceksin?  Bu misal Türkiye’nin gerçek durumunu yansıtıyor. 2019-2021 reel GSYİH büyümesi ortalama %3’ü aşmaz, krediler ekonomi %5 büyürken alındı. Bu dönemde faizler de bir kaç puandan fazla düşmez. Çünkü, bu ülkeyi faizleri düşürerek hem enflasyonu yeneceğine hem de yatırımları patlayacağına inanan bir Başkanımız var. Enflasyonun önemli bir bileşeni beklentilerdir. Başkanımız’dan başka tek bir Odin’in kulu faizleri düşürmenin enflasyonu da düşüreceğine inanmadığı için, kendisi her konuştuğunda, enflasyon beklentileri biraz daha katılaşıyor.   Enflasyon düşmeden faiz indirirseniz de, döviz kuru ağır bir darbe yer, 3 aya kalmaz yine enflasyona sirayet eder.

 

Birakın dünyanın bir çok yerinde denenmeyi, Sevgili Erdem Başçı TCMB’nin dümenini devraldıktan bu yana Türkiye’de defalarca yaşadığımız bu kabusu hala deşifre edemeyip, ekonomik teoriyi Filistin Askısı’yla tebdil etmeye çalışan bir hükümetimiz olduğu için de sonsuz bir bahtiyarlık içindeyin. Benim gibi orta zekalılar normal bir ekonomide aç kalırdı.

 

Özetle, bir sene içinde filan batıklar TL 400 milyar…Hayır değil!  Çok daha yüksek.   Çünkü taksimetre çalışıyor, hem de çifte tarife. ParaAnaliz arşivlerini biraz karıştırın, defalarca konkordato ilan eden şirketlerin hikayesini yazmışız vatandaş manzarayı çaksın diye. Bir de yılın ilk çeyreğinde seçim kazanmak için haybeye dağıtılan kurumsal krediler var…artık hesabı siz yapın.

 

Basındaki değerli meslektaşlarım  bu TL400 milyar kurtarma paketi hikayesini duyunca, kan koklamış kurt gibi atladı üstüne. Onların yorumlarını okumak, herhalde Rahmetli Fidel Castro’yu mezarında mesut etmiştir, çünkü bu ülkede ruhumuz nihilist-sosyalist, Abi. Vay, niye önce halkı kurtar mıyor muşuz? Vay, bu batığın  faturasını vergilerimizden ödemeyecek miymişiz? Yalan mı?  Doğru ama, yenmişe kuzu geçmişe mazi. Batık krediler sorununu çözmezsen, kredi mekanizması tamamen göçecek, özel sektörde sağlıklı çalışan firmalar da iflas-konkordato kuyruğuna girecek. Sonuçta yine vatandaş işsiz kalacak,  yine devlet sosyal güvenlik için halktan vergi kesecek.

 

Torba Yasa’da batık ve sorunlu kredilerin bilançodan çıkartılması için hukuki bir altyapı hazırlanıyor,  bankalara bir takım teşvikler veriliyor, ama bu sadece başlangıç. Size meseleyi şöyle arzedeyim. Dün, 400 milyar TL servetiniz vardı, harcama, yatırım ve istihdam planlarını bu servete göre yaptığınız gibi, bu serveti teminat göstererek kredi de alabiliyordunuz. Gece yarısı Ecinliler ve İyisaatte olsunların baskınına uğradınız (DAB—BE!!!), ya da benim tecih ettiğim gibi Monako’da kumarhanelerde sosyete bebekleriyle harvurup harman savurdunuz. Sabah servet TL0. Artık tüm harcama, birikim, istihdam ve yatırım planlarını da revize etmeniz lazım.

 

Yani bankalara “Al bakalım, sana teşvik verdik, bu kredileri usulca bilançodan çıkart da, hayatımıza devam edelim” demekle olmuyor. Birilerinin o TL400 milyarı cebinden çıkartıp kasaya koyması gerekecek. Kim yapacak sizce?

 

Evet…geldik zurnanın zort dediği yere. Devlette bu kadar kayme var mı?  Ulan, 12 ayda 80 milyar TL bütçe açığı vermiş, yetmemiş TCMB’den 30 milyar tırtıklamış bir hükümette 400 milyar ne gezer? Borçlansa?   Kapıda AB ve S-400 yaptırımları, Batı’yla papaz olmuşuz, hangi keriz banka ya da fon size o miktarda borç verir?  Alsanız, junk kredi raytingiyle kaç faizden alıp, nasıl geri ödersiniz. Şirket sahibi de banka sahibi de ek sermaye koymaz. Niye?  Çünkü Türkiye’de hukuk rejimi yok. Tek adam rejimi var. Ek sermaye koyarsın, yarın Ankara’dan bir telefon gelir “Mitinge 60 otobüs yolla, fiyat saymaya geliyorlar, tüm reyonlarda %10 indirim yap”, ya da “Felanca şirket bizm partiye yakındır, ucuz kredi ver”. Hop, ek sermaye de kediye bindi, Üsküdar’ı geçti.

 

Çare?  IMF tabii. Bu ebatta cukka bir onlarda var. Ayrıca, bu komplike süreci yönetip tüm bozuk kredileri tek bir çatıda toplayıp zaman içinde tasfiye edecek bilgi donanımı da onlarda. Ama en önemlisi, IMF hakemliği olmadan yabancı da yerli de bu çabaya sermaye yatırmaz.

 

Bir haber kanalında bir spiker var, her S-400 haberini okumadan önce “Alamaz dediler aldı, getiremez dediler, getirdi, kullanamaz dediler kullandı” diye kasım kasım kasım kasılıyor. Dur bakalım, Koç, erken öten  kargayı tilkiler yer. O S-400’ler ekonomiye düştüğünde yüzünü göreceğim senin ben. “IMF’yle asla” diyenlere bir nasihatım var “Büyük lokma ye, büyük kredi  batırma, ekonomi elinde patlar”.

 

FÖŞ anlattı:  Ekonomiye S-400 düşer mi?

 

FÖŞ tane tane anlatmaya devam etti:  İstanbul yaklaşımı geliyor 

 

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları