Sosyal Medya

Modern Para Teorisi Nedir ? (Bölüm1)

26 Nisan 2021

03.03.2021 tarihinde EDX üzerinden Bill Mitchell tarafından verilen “Modern Para Teorisi” kursunun özetidir.

EDX üzerinden Bill Mitchell tarafından verilen kurs tamamen ücretsizdir.Kursun giriş sayfası aşağıdaki gibidir.

 

Kaynak:https://learning.edx.org/course/course-v1:NewcastleX+MMT101x+1T2021/home

1.Hafta / 1.2 Hane Halkı Analojisi

İnsanların yaptığı en büyük hatalardan biri,  hane halkı ekonomisiyle  ile devletin yürüttüğü ekonomi politikasını birbirleriyle özdeşleştirmektir. Basitçe; “hane halkının kendi bütçesini yönetmesini, bir devletin kendi bütçesini yönetmesiyle”  eş değer tutma durumudur. Bu düşünceye sahipseniz şunu düşünürsünüz “Hane halkı bütçesini yönetirken ne yapıyorsa devlette aynı şeyleri yapmalıdır“.

Hanehalkı olarak harcama yapmanız için elinizde bir gelirinizin olması gerekmektedir. Diyelim ki elinizde hali hazırda gelir yok.  Sırasıyla; daha önce yaptığınız tasarruflarınızı kullanırsınız, olmadı elde avuçta ne varsa satarsınız, baktınız o da kalmadı, gider borçlanırsınız.Bunları hepsini bir bütün olarak düşündüğünüzde, finansal bir kısıt içinde olduğunuzu anlarsınız.

Kaynak :Week 1 – Achieving Economic Literacy/1.3 Ground Zero 01:44

Çok güzel, hane halkının finansal kısıtı olduğunu anladınız. Sıkıntı, bu kısıtın devlet için de geçerli olduğunu düşündüğünüz zaman başlıyor. Tabii, burada bahsedilen güçlü devlettir. Güçlü devlet, belirlediği para birimini kendi sınırları içerisinde tüm parasal işlemlerde kullandırmayı başaran devlettir. Meksika devletinin resmi para birimi peso’dur. Meksikalılar tüm işlemlerinde (yatırım da dahil) bu parayı kullanıyorsa, bu devlet güçlü devlettir.

İşte bu güçlü devlet sınıfına giren devletlerin ” finansal kısıtları” yoktur. (Tabii, sonsuz da değildir.)

Kaynak :Week 1 – Achieving Economic Literacy/1.3 Ground Zero 02:20

Devletlerin, hane halkı gibi bir kaynağa/gelire sahip olma zorunlulukları yoktur. Devletlerin harcama yapmak için vergi toplamaları yada borçlanmaları gerekmez.(Kanunen bir  kısıt olduğu için vergi toplar ve borçlanırlar.)

 

Kaynak: Stephanie Kelton / Deficit Myth, s:99

Bu konuda, Stephanie Kelton’un Deficit Myth kitabını öneririm. Kim derdi ki, heterodoks ekonomistlerden birinin kitabı best seller olacak. Kelton’un kitabında sürekli yapılan vurgu, yukarıdaki basit grafikle açıklanabilinir. Amerikan hazinesi önce harcama yapabilir sonra vergiler yoluyla harcadığını piyasadan toplayabilir. (Dikkat, ABD uygulamasında, kanun nedeniyle harcama yapılması için vergi toplanması ve borçlanma yapılması gerekiyor) Kelton, bu kanun maddesinin kaldırılarak devletin ekonomi üzerinde daha aktif olmasını istiyor.

1.Hafta / 1.3 Terkip Hatası (The Fallacy of Composition)

Bu bölümde 1929 krizi ve Keynes ön plana çıkıyor. 1929 krizinin çözümüne yönelik klasik argümanların neden yanlış olduğu belirtiliyor.

Keynes, birey için geçerli olanın, tüm bireylerin toplamı içinde geçerliği olacağı görüşünü, terkip hatası olarak adlandırmaktadır. Bunu da tasarruf paradoksuyla anlatmaktadır. Klasik iktisatçıların krizler karşısındaki çözüm yolu ;  ücretlerin düşürülmesi ve devletin daha az harcama yapmasıdır. Bu düşünceye sahip  klasik iktisatçılara göre; birey daha az harcama yaparsa(tasarruf), geliri artacaktır. Tüm bireyler tasarruf yapmaya başlarsa ne yazık ki gelir artmayacaktır. Çünkü bir kişinin geliri bir başkasının harcamasıdır. Yada basitleştirelim; diyelim ki tüm bireyler tasarruf etmeye başladı, firmaların ürettiği mallara olan talep düşecek ve firmalar işçi çıkartmaya başlayacaktır.

Klasiklerin bu saçmalığı devlet katına da ulaşınca, iş zıvanadan çıkar. Devlet de aynısını yapmalıdır. Daha az harcamalıdır(tasarruf). Bu kafayla krizden çıkılamayacağını Keynes anlatmıştır. Keynes’e göre, bu mantık ekonomiyi fasit bir dairenin içine sokmaktadır. Hatta adını koyalım “deflasyonist bir fasit daire”.

1.Hafta / 1.4 The stylised facts in macroeconomics

Bu bölümde, ana akım iktisatçıların genel  safsatalarına yanıt olarak Japonya örneği veriliyor.

Japonya’nın bütçe açığının milli gelirine oranı %14 seviyesinde.

Japonya’nın brüt kamu borcunun  milli gelirine oranı %255 seviyesinde.

Japonya Merkez Bankası, devlet tahvillerinin %45’ini satın almış.

Peki ekonomi kitaplarında ana akım ne diyordu? ENFLASYON OLUR, FAİZ ARTAR, DIŞLAMA ETKİSİ ÇALIŞIR, BORÇLANAMAZSINIZ, BATARSINIZ.

Şimdi bakalım enflasyona ne olmuş ?

Yeşil çizgi ENFLASYON. ????

Faize bakalım.

Faiz eksiye gitmiş. ????

1.Hafta / 1.9 Reading between the lines

Bu bölümde neo klasik teorinin nasıl zihinlerimize nüfuz ettiği ve kullandıkları jargonun nasıl tüm hayatımızı etkilediği konusu tartışılıyor?

Kaynak:http://www.fullemployment.net/publications/wp/2013/13-06.pdf

Sonrasında MMT’in düşünceleri ortaya konuluyor.

Kaynak:http://www.fullemployment.net/publications/wp/2013/13-06.pdf

Detaylı okuma yapmak isteyenler şu makaleyi okuyabilir.

 

 

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları