Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Musk’ın beleş hayat mesajı…’
5 Mart 2026Elon Musk, sanırım son dönem ekonomiye en çok damga vuran isimlerden biri olarak herkesin kabul edeceği bir isim. İşin karakter tarafını bir kenara bırakırsak, bir tarafta yatırımları diğer tarafta spekülasyon fırtınası yaratan hareketleriyle sürekli gündemde kalmayı başarıyor.
Hepsi bir yana yapay zekâ ve robotik teknolojiler üzerinden son dönemde bolluk çağı vurgularıyla dikkat çekiyor. Öyle teknolojik bir gelişim olacağından bahsediyor ki, kimsenin çalışmaya ihtiyacı olmayacağını, herkesin bolluk bereket içinde bir hayat süreceğini vurguluyor.
Teknolojiye inanan biriyim. Musk’ın başta uzay çalışmaları olmak üzere de faaliyetlerini yakından takip ediyorum. Bununla birlikte bu tür mesajlarda çok iyi niyetli olduğu kanısında değilim.
Özellikle son açıklamasına baktığınızda emeklilik için para biriktirilmemesini öneriyor ve 20 yıl sonra üretim maliyetlerinin sıfıra ineceğini, insana ihtiyaç kalmayacağını, bolluk çağının başlayacağını söylüyor.
Açıkçası bir konuda üretim maliyetlerinin sıfırlanması, yaşam maliyetlerinin de ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Ayrıca dünyaya tek bir firma hakim olmayacaksa, farklılaşma ve fiyat rekabeti gibi unsurların da ortadan kalmayacağını düşünürseniz pratikte teknolojik gelişim gerçekleri yok etmiyor.
Son dönemde çok tartışılan bir konu var. Vatandaşlık maaşı… Bizde gündeme gelenle karıştırmayalım. Bizimki yardım parası vermeyi düşünmek gibi bir şey. Burada kimsenin çalışmaması, tüketim için de cebinde parası olması anlamına gelen bir yapıdan söz ediliyor.
Elbette veri kullanımına ve bunun karşılığına bağlı olarak sabit maaş söz konusu olabilecektir. Buna ben de ihtimal veriyorum. Fakat ülkelerin rekabeti bitmedikçe, yarış konu başlığı değişse de ortadan kalkmadıkça, böyle bir bolluk çağının sahte cennet vaadinden ve oyalamadan başka bir şey olmadığına inanıyorum.
En basitinden kripto varlıklar üzerinden vurgun yapan, aldığı şirketlerde ortak akıl çağında görüş dayatıp, insanların tepkisine neden olan birinin, bu kadar üst perdeden umut dağıtması da bana çok iyi niyetli gelmiyor.
Çünkü böyle bir yapı, aynı zamanda ekonomik özgürlüğü ortadan kaldırıp, insanların yaşamasını onaya bağlı kılacağından, son derece baskıcı, kural dayatıcı bir despot yapıyı da beraberinde getirecektir.
Devlet varlığına inanmayan, tarihi de palavra olarak gören, Trump’ın bir başka versiyonu karakteristik özellikler sergileyen bir kimliğin açıklamalarının ihtiyatla karşılanmasının daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.
Üretimi türü, şekli, hızı ve yaklaşımı değişebilir. Burada daha farklı bir ekonomik model de söz konusu olabilir. Ama beleş hayat palavradan başka bir şey değildir. Neden mi? Bakın bunun yanıtı da Atatürk veriyor:
“Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; önce haysiyetlerini sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklâl ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.” Size cenneti kimin vaat ettiğine dikkat edin.


