Sosyal Medya

Veysi Dündar: POLİSİYE TEDBİR : ÖYLE OLMAZ BÖYLE OLUR

29 Nisan 2022

 

POLİSİYE TEDBİR ÖYLE OLMAZ BÖYLE OLUR:

KUMANDA DEMOKRASİ KUMANDA EKONOMİ

Türkiye’de Bankacı denilince akla gelen isimlerin başında Ersin Özince gelirdi. Ersin bey geçtiğimiz sene sessiz sedasız Bankacılıkla ilgili tüm sorumluluklarını bırakarak evine çekildi.

İş Bankası’nı 1990’ların ortasından 2011’e kadar Genel Müdür düzeyinde yöneten Ersin beyin bazı çıkışları akıllarda yer etmiştir.

Bunlardan en çok akılda kalan “polis gazeteciler gibi bizi de mi götürecek” çıkışıydı.
O dönemde bu sözün muhatabı olan Ali Babacan belli ki kabahatını anladı ve bambaşka bir kulvara kendini attı.

Ancak Babacan’ın temele koyduğu (koymak zorunda kaldığı) yanlış taşların, bugün binaya nasıl ağır hasar verdiğini Babacan’ın uzak halefi Nebati’nin aynı kumanda tarzını daha da sıkılaştırarak devam ettiğini ibretle görerek anlıyoruz.

Babacan’a haksızlık etmek istemesem de, onunla Nebati’nin ortak kesişim kümesinin ne ya da kim olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.
Babacan da Nebati de aynı kişiye hizmet ettikleri için sonuç değişmiyor. Çünkü Erdoğan hiç değişmiyor.

Babacan’ın polisiye tedbir dediği konunun aslında polisle alakası olmadığını ama Türkiye’yi tek elde yönetmenin kumanda ekonomisi manasına geldiğini çok iyi anlıyoruz.

Babacan’ın 2011’deki Türkiye ekonomisinde polisiye tedbir diyerek sağlamak istediği istikrar ile 2022’de Nebati’nin polisiye lafını kullanmadan oluşturduğu kumanda projesi aslında birbirlerine çok benziyor.

2011’de de tasarrufları korumakla görevli Bankalar üzerinden ekonominin açığı kapatılmak istenmişti. 2022’de de bu yapılmaya çalışılıyor
Tabii arada önemli bir fark var. 2011’de Türkiye ekonomisi makro verileri itibariyle, 2022’den kat be kat iyi durumdaydı.

Bırakın Türkiye’yi dünya iktisat tarihinde dahi eşine rastlanmayacak bir ekonomik başarısızlık hikayesini kısa görev süresine sığdırmak Nurettin Nebati’ye nasip oldu.

Özince’nin ardından gelen İş Bankası Genel Müdürleri ise, Özince’nin görev yaptığı dönemdeki görece istikrar ortamından fazlasıyla uzak süreçlere maruz kaldılar. Bu nedenle onları Özince gibi muhalif sözlerinden ziyade, iktidara destek olma çabalarının popülerleşen ifadelerinden anımsarız.

Örneğin; Adnan Bali’nin “Ne işi var Ayşe Teyze’nin dolarla” sözü ya da Hakan Aran’ın  halkın döviz sattığını belirtmesi gibi sözleri anımsanır.
Her iki genel müdürün de ekonominin çöküş döneminde görev yapması onlar açısından talihsizlik tabi ki. Bununla beraber bir Cumhuriyet kurumu olan İş Bankası ülkeyi kim yönetirse yönetsin, Türkiye’nin Bankası olmaya devam etmek zorunda.

Fakat geldiğimiz noktada Ersin Özince’nin biraz ironiyle anlamazdan geldiği “polisiye tedbirin” kralını görüyoruz.
Nebati Bankalara eğer vatandaş parasını dövizden kur korumalı mevduata çevirmezse, ceza yazacak. Babacan da zamanında polisiye derken polisin ceza yazma gücünü kast etmişti tabii ki…

Bankalar müşterileri paralarını devletin istediği gibi değerlendirmezse ceza ödemek zorundalar.
Örneğin lokantaya gittiniz lokantacı size zorla kuru-pilav yedirmek istiyor. Siz tas kebabı yiyorsunuz. Akşama devlet gelip bakıyor kuru pilav yenmemiş, lokantaya satılan tas kebapın %10’u kadar ceza kesiyor.

Kasapsanız kıyma satacaksınız, kuş başı satmak suç.
Manavsanız elma satmak serbest, armut satmak suç.
Eczacı aspirin satacak, gripin satarsa sattığı aspirinin %10’unu devlet alacak.
Markette sadece temizlik malzemesi satılacak, gıda maddesi satarsan yandın.Sattığının komisyonu devletin.

Size saçma gelebilir ama şu anda Kur Korumalı Mevduata geçmeyen vatandaşın ceremesini Banka ödemek zorunda.
“Polisiye tedbir öyle olmaz böyle olur” diyor Nebati. Ben Erol Taşdelen gibi faturayı mudiye yansıtmanın da kolay olmadığı kanısındayım diğer yandan.

Ali Babacan’ın yarım kalan iktisadi başarısının temel sebebini yanlış kişiye hizmet etmek olduğunu anlaması için yaklaşık 20 sene gerekti. Nurettin Nebati’nin ne böyle bir zamanı ne de buna kafa yormasına imkan verecek bir vizyonu var.

Türkiye’de Bankada hesap açtırıp parasını korumaya çalışan mevduat sahibine, bu hizmeti veren Bankalar verdikleri hizmet için ceza ödemek zorunda.

Ekonomi kumanda düzenine çoktan terk edildi. Çünkü zaten ülkede demokrasi yok. Çünkü ülkede zaten emir komuta düzeni var.

Babacan’ın zamanında Ersin Özince’yi haklı olarak kızdıran sözlerinin döşediği taşlar, şimdi Ersin Özince kadar cesur ol(a)mayan Banka yöneticilerinin tırnaklarını kemirmesine yol açıyor fakat kimse de onları suçlamıyor.
Kumanda demokrasisinin sonu, kumanda ekonomidir çünkü…

Analiz, Veysi Dündar 29.4.2022
Paraanaliz

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları