Sosyal Medya

Erol Taşdelen Yazdı: Karahan’ın Karnesi; Sanayici ve İhracatçı Ne Kazandı?

19 Ocak 2026

TCMB Başkanı Fatih Karahan 2025 Şubat ayında Uşak’ı ziyaret ettiğinde sanayiciler adına kendisinden 4 sorunu dile getirmiş, bu yöndeki yazımı da paylaşmıştım. Karahan’a ilettiğim dört sorun yerinde, Üretici ve İhracatçıların önünde engel olduğu da analiz edilmiş olması gerekiyor ki üçü yıl bitmeden giderildi. Şahsim ve Sanayiciler adına bir teşekkür borcum var, kazanan yerli sanayici ve ihracatçı oldu… Ekonomi dalgalanmayı tetikleyen Siyasi gerilimler yaşanmasa görünüm daha parlak olacak, normalleşme hızlanacaktı… Ekonomi kurmayların aldığı kararlarda “Reel Sektörde yapacağı etkinin ne olduğunun” analiz edilmesinin de ne kadar önemli olduğu pratikte anlaşılmış oldu…

Dördüncü sorun olarak ilettiğim; “TCMB Reeskont krediler için Eximbank’a verilen Teminat Mektubu komisyonlarının yüksek olduğu ve sınırlama getirilmesi gerektiği” sorunu ise değerlendirme aşamasında kaldı… Zira, bankalar %2-4 arasında bu Teminat Mektuplarına Komisyon talep etmesi kabul edilebilir düzeyde değil ve firmalara ciddi maliyet…

Sanayici için kredilerdeki kısıtlama ( Ticari TL kredilerde aylık %1,50; Döviz kredilerde %0,50 büyüme  sınırı) ise şu anda tam bir cendere haline gelmiş durumda. “Bankalarda nasılsa kredi limitim var, ihtiyacım olduğunda kullanırım” dönemi kapandı, kredi hesaba geçene kadar hiç bir firma krediden emin olamadığı bir dönem yaşanıyor.

Gelelim Merkez Başkanı Fatih Karahan‘ın karnesine olumlu etki yapan düzenlemelere:

2025 yılında Fatih Karahan yönetimindeki Merkez Bankası’nın performansı, sanayi ve ihracat cephesi açısından genel olarak olumlu bir tablo ortaya koydu. Özellikle reel sektörün uzun süredir dile getirdiği bazı kritik taleplerin karşılık bulması, Karahan’ın politika setine artı hanesi olarak yazıldı.

Bu kapsamda;

  • Dövizli ödemelerin yeniden serbest bırakılması, ( Hazine ve Maliye Bakanlığı bu yasağı koymuştu ama kaldırılmasında TCMB etkili oldu)
  • Reeskont kredilerde uygulanan “döviz almama” zorunluluğunun kaldırılması,
  • İhracat Destek Kuru oranının %2’den %3’e yükseltilmesi

gibi adımlar, doğrudan sanayicinin ve ihracatçının finansman maliyetlerini azaltan, nakit akışını rahatlatan ve rekabet gücünü destekleyen düzenlemeler oldu.

Özellikle reeskont kredilerindeki esneklik, ihracatçı firmaların hem kur riskini daha etkin yönetmesine hem de dış ticaret finansmanında manevra alanı kazanmasına imkân tanıdı. İhracat Destek Kuru’ndaki artış ise, kur baskısının yoğun olduğu bir dönemde örtülü fakat etkili bir teşvik mekanizması olarak çalıştı.

Bu yönüyle bakıldığında, Karahan döneminde Merkez Bankası’nın yalnızca fiyat istikrarına odaklanan dar bir perspektiften değil; üretim, ihracat ve sanayi dengelerini gözeten daha bütüncül bir para politikası yaklaşımı benimsediği görülüyor. Elbette bu adımlar tek başına tüm sorunları çözmeye yetmez; ancak sanayici ve ihracatçı nezdinde, “dinlenen ve karşılık verilen” bir Merkez Bankası profili oluşması açısından önemlidir.

Özetle; 2025 karnesinde Karahan’ın hanesine, reel sektöre kulak veren ve seçici destek mekanizmalarını devreye alan bir Merkez Bankası yönetimi notu düşmek mümkün görünüyor. Bu nedenle 2025 yılı Merkez Bankası karnesine bakıldığında, Fatih Karahan’ın hanesine şu notu düşmek mümkün: Reel sektöre mesafeli değil; temkinli ama duyarlı bir Merkez Bankası yönetimi.

Bu, Türkiye ekonomisi için küçümsenecek bir kazanım değildir.

Merkez Bankası Başkanları – Sanayici ve İhracatçı Perspektifinden Karşılaştırma

  • Ağbal dönemi, piyasa güvenini tesis etti ama sanayici açısından yüksek faiz–dar kredi ikilemi yarattı.
  • Uysal ve Kavcıoğlu dönemleri, kısa vadeli rahatlama sunsa da kur ve maliyet şoklarıyla reel sektörü zorladı.
  • Karahan dönemi ise, önceki dönemlerden farklı olarak “ya enflasyon ya sanayi” ikilemine sıkışmadan, sınırlı ama hedefli alanlar açtı.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist, Finans Danışmanı      www.bankavitrini.com

 


 

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları