Sosyal Medya
**8*

Tahvil balonu davul gibi şişti

25 Temmuz 2019

Akıl almaz bir coşku var riskli varlık piyasalarında, ne alsan gidiyor.  Dünya ekonomisi yavaşlıyor, rezerv para merkez bankaları panikten titriyor, darphane yine 7/24 sikke basacak!  Yatırımcı “larj” ve tüm risklere kör. Nasıl olsa, almış Merkez Bankaları’ndan sigorta poliçesini. Üstünde “Kasma, risk al, ben seni batırmam” diye yazıyor koca altın varak harflerle.

Merkez Bankaları’nın yeniden gaza basıp ilanihaye piyasaları likidetiye boğacağı kesin mi?  AMB açısından evet.  Avrupa bitmiş, çift okeye dönüyor. Ama, Fed açısından durum ortaya karışık. Dün öncü bileşik PMI açıklandı, evet imalat sanayi zayıf, ama iç talep göstergesi hizmetler, Şeytan kulağına kurşun. ABD-Çin Ticaret Müzakereleri yeniden başlıyor.

Washington’dan bizzat aldığım özel istihbarata göre, Beyaz Saray bu kez acele silaha davranmayacak, müzakerelere altı ay süre verecek. Trump ve Kongre bütçe ve borçlanma tavanı hususunda iki yıl için el sıkıştı, artık federal devlet kepenk kapatmayacak. Tüm bunlar ABD ekonomisini dördüncü vitese çıkartmaz, ama  performansı bir miktar toparlar.

O zaman sormak lazım. Eyvallah, Fed FOMC  31 Temmuz’da 25 baz puan faiz indirdi, devamını getirmeye niyeti var mı?

Bu soru çok kritik Ulan Sayın Seyirci, çünkü halihazırda dünyada 13,1 trilyon dolar değerinde tahvil eksi getiriyle işlem görüyor. Yani alıcı borç alana üstüne para ödüyor. Üstelik bunlar yalnız ABD, Almanya, Japonya gibi batması nerdeyse imkansız ülkelerin borçları da değil.  AB’nin çevresinde mukim üyeler de negatif getirili FX tahvil ihraç etmeye başladı.

Durun, bu kadarla da kalmıyor. Mal bulmuş mağribi gibi, ihtiyacı olan, olmayan her Gelişmekte Olan Ülke (GOÜ) ve şirket, haydin yallah, ihraç yapmaya başladı. Niye yapmasın?  Nasıl olsa para bedava. Yok yahu, bedava değil, bir de üstüne veriyorlar.

**

İşte buna balon derler kardeşim! Biraz gözlerinizi kapatıp düşünürseniz, negatif getirili bir tahvilin prim yapması için ya merkez bankalarının vade boyunca (5 ila 10 yıl) politika faizini ekside tutması, ya da dünyanın deflasyon illetine yakalanması gerekir.

Tabii, bu tahvilleri alan fon yöneticileri bilim kurgu izleyip çifte kağıtlı tüttürmüyor yatırım kararı alırken. Böyle karanlık bir geleceği tasavvur etmiyorlar. Bir kısmı fon sözleşmesi icabı belirli mikrarda çeşitli kredi notuna haiz devlet tahvili tutmak zorunda,  günahsız kurban vaziyetleri. Aralarındaki çakallar da “Biz havayı iyi koklarız, rüzgar değişecek olursa, anında malı çakıp tüyeriz” diye düşünüyorlar.

Bunca negatif getirili tahvilin dünyaya verdiği zararı size anlatmakla bitiremem. Bir kere hayat ve emeklilik sigortası fonları gibi muhafazakar ve uzun vadeli birikime hizmet veren varlık yöneticileri artık müşterilerine getiri sağlayamıyor. Batı kapitalizminin üstüne kurulduğu  çalış-tasarruf  et-rahat emekli ol felsefesi yıkılıyor.

Beleş para toplayan zombi şirketler hayatta kalıyor, diğerlerine yük oluyor. Çin gibi bazı ülkelerde dışardan kredi-tahvil bulabilen, parayı içerde bankaların kredi vermediği gariban KOBİ’ye tefeci faizinden çakıp haraç topluyor.

Sayın Seyirci, buna kaynak israfı ve kaynakların yanlış dağıtılması denir.

Tabii, başka bir sorun daha var. Bloomberg bir hesap yapmış, şu veya bu nedenden dolayı euro faizler 100 puan yükselirse, euro-tahvil tutanlar %6 zarar edecek. ABD’de bu hesap 10 yıllık DİBS’de her 100 baz puan yükselişi için 2 trilyon dolar! Hesap eksik, çünkü işler bozulduğunda herkesin cari fiyattan anında satacağını varsayıyor. Olmaz ki, panik başlasın, piyasada alıcı kalmaz. Bazıları %6 değil, 16% zarar edecek. Belki fonlar batacak.

Peki gerçekten böyle bir tehlike var mı?  Bu balon patlayabilir mi?  İtiraf ediyorum, risk çok yüksek değil. Bütün riskleri saymayayım, en olasılarını anlatayım. ABD’de enflasyonun geri dönmesi veya ücret artışlarının yıllık %3’ten %4’e doğru hareketlenmesi, balona iğneyi sokabilir. Ticaret Barışı balonu patlatabilir. Çin ekonomisinin Beijing’in icat ettiği teşvik yöntemleriyle  yeniden şahlanışı ha keza. Hürmüz Boğazı’nda ateşlenecek ilk füze, torpido ya da top mermisi aynı etkiyi yapar.

Belki de bunların hiç biri olmaz, zaman içinde negatif getiriler  usul usul pozitife döner; herkes bir miktar zarar yazıp  hayatına devam eder. Ama, global yatırım camiası ve merkez bankaları çok kötü bir karşılıklı bağımlılık döngüsüne girdi. Yatırımcılar her sıkıntıda ağlayıp merkez bankalarını çağırıyor. Merkez Bankaları da piyasalardan yayılacak bir panik dalgasının reel ekonomiyi olumsuz etkilemesine mani olmak için ağlayan bebeye dayıyor memeyi. Bu sayede de politikacılar sorumluluk almaktan kurtuluyor.

**

Oyun mu kötü, oyuncular mı kötü niyetli, anlayamadım birader, ama yatırım ahlakı kökten bozuldu.

 

İLGİLİ HABERNegatif Faiz Oranları: Nedir, Ne Değildir? (1)Negatif Faiz Oranları: Nedir, Ne Değildir? (1)

 

Websitemde yeni prezentasyonum var, nah işte burada

 

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları