Dolar/TL50,03
0.01%
Euro/TL56,39
0.25%
Gram Altın6.592,10
0.63%
BIST 10011.478,13
4.71%
Brent Petrol$94,55
0.07%
Gümüş/Ons$52,73
0.85%
Gedik Yatırım
Politika

AB'den Türkiye'ye Yeni Üyelik Engeli: Dış Politikada Uyum Şartı Sertleşiyor

AB, üyelik ve kademeli entegrasyonu dış politika uyumuna bağlıyor. Türkiye, Gürcistan ve Sırbistan demokratik reformlar ve yaptırımlar nedeniyle eleştiriliyor.

5 Kasım 2026

AB'den Türkiye'ye Yeni Üyelik Engeli: Dış Politikada Uyum Şartı Sertleşiyor

Avrupa Birliği, genişleme politikasında yeni bir döneme hazırlanıyor. Avrupa Komisyonu, aday ülkelerin üyelik sürecindeki ilerlemesini yalnızca ekonomik ve hukuki reformlara değil, AB'nin dış politika ve güvenlik önceliklerine uyumlarına da bağlamayı planlıyor. Son değerlendirmelerde Türkiye, Gürcistan ve Sırbistan, dış politika uyumu ve demokratik reformlar açısından eleştirilen üç ülke olarak öne çıktı. Brüksel, Ankara ile ticaret, göç ve bölgesel güvenlik alanlarında iş birliğini geliştirmek isterken Rusya yaptırımları, demokratik standartlar ve Kıbrıs sorununun üyelik sürecindeki engeller olmaya devam ettiğini vurguluyor.

AB Genişlemede Kuralları Değiştiriyor

Avrupa Birliği, genişleme politikasını jeopolitik ve güvenlik öncelikleriyle daha yakından ilişkilendirmeye hazırlanıyor.

Avrupa Komisyonu'nun aday ülkeler hakkında yayımladığı yıllık değerlendirme raporları, üyelik sürecinde dış politika uyumunun giderek daha fazla önem kazandığını ortaya koyuyor.

Brüksel, aday ülkelerden yalnızca demokratik reformlar gerçekleştirmelerini ve AB mevzuatını benimsemelerini değil, Birliğin uluslararası krizler karşısındaki tutumuna da yaklaşmalarını bekliyor.

Özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaş ve Avrupa topraklarında artan hibrit tehditler, güvenlik politikasını genişleme sürecinin merkezine taşıdı.

Üst düzey bir AB yetkilisi, ortak güvenlik ve savunma politikasının üyelik müzakerelerinde giderek daha önemli hale geldiğini belirtti.

Yetkili, mevcut jeopolitik koşullarda aday ülkelerin AB güvenliğine henüz üye olmadan da katkıda bulunmasının beklendiğini söyledi.

Bu kapsamda savunma, sınır yönetimi, siber güvenlik ve kritik altyapının korunması gibi alanlarda iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Rusya'ya yönelik AB yaptırımlarına uyum ise aday ülkelerin dış politika yönelimlerini değerlendirmede temel göstergelerden biri haline geliyor.

Türkiye, Gürcistan ve Sırbistan'a Eleştiri

Avrupa Komisyonu, üyelik sürecinde en ileri aşamada bulunan dört aday ülkeyi öncü ülkeler olarak tanımlıyor.

Ancak diğer adaylar açısından daha karmaşık bir tablo ortaya çıkıyor.

Komisyonun değerlendirmelerinde Türkiye, Gürcistan ve Sırbistan, AB'nin ortak dış ve güvenlik politikasına uyumlarının düşük olması nedeniyle dikkat çekiyor.

Brüksel ayrıca bu üç ülkede demokratik reformlar bakımından gerileme işaretleri bulunduğunu belirtiyor.

Üst düzey bir AB yetkilisi, Türkiye ve Gürcistan'da demokratik standartlar açısından gerileme yaşandığını, Sırbistan'da da benzer yönde bazı gelişmeler gözlendiğini söyledi.

Komisyonun değerlendirmesine göre Türkiye, dış politika uyumu “çok düşük” olarak nitelendirilen tek aday ülke.

Bu durum, AB'nin üzerinde çalıştığı yeni kademeli entegrasyon modelinden Türkiye'nin ne ölçüde yararlanabileceği konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Türkiye'nin Dış Politika Uyumu Neden Çok Düşük?

Avrupa Komisyonu, Türkiye'nin AB'nin ortak dış ve güvenlik politikasıyla uyum düzeyini oldukça düşük değerlendiriyor.

Ankara'nın Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmaması, bu değerlendirmede önemli rol oynuyor.

Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı boyunca Moskova ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini sürdürürken Batılı müttefikleriyle de iş birliğini devam ettirdi.

AB ise aday ülkelerin Rusya yaptırımlarına daha fazla uyum sağlamasını bekliyor.

Üst düzey bir Komisyon yetkilisi, Türkiye'nin AB yaptırımlarının üçüncü ülkeler üzerinden aşılmasını önleme konusunda bazı ilerlemeler kaydettiğini kabul etti.

Ancak yetkili, Ankara'nın bu alanda daha fazla adım atması gerektiğini vurguladı.

Brüksel açısından sorun yalnızca Rusya yaptırımlarıyla sınırlı değil.

Komisyon, Türkiye'deki demokratik standartlar ve temel haklar alanındaki gelişmeleri de üyelik sürecinin önündeki engeller arasında değerlendiriyor.

Bununla birlikte Avrupa Komisyonu, Ankara ile ilişkilerin bütün alanlarda olumsuz ilerlemediğine de dikkat çekiyor.

AB, Türkiye ile Ekonomik ve Stratejik İş Birliğini Artırmak İstiyor

Komisyonun Türkiye hakkındaki değerlendirmesinde dikkat çeken bir başka unsur, karşılıklı çıkarların örtüştüğü alanlarda iş birliğinin güçlenmesi.

Brüksel, özellikle dört başlıkta Ankara ile ilişkilerin geliştiğini belirtiyor:

  • Ticaret: Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin ve karşılıklı ticaretin önemi.

  • Göç: Göç yönetimi ve sınır güvenliği konularındaki iş birliği.

  • Bölgesel güvenlik: Ortak güvenlik sorunları ve bölgesel istikrar alanındaki temaslar.

  • Ulaştırma ve bağlantısallık: Avrupa ile Orta Asya arasındaki ticaret ve taşımacılık koridorlarının geliştirilmesi.

Bu alanlar, Türkiye'nin AB açısından stratejik önemini koruduğunu gösteriyor.

Özellikle Orta Koridor projesi, Ankara-Brüksel ilişkilerinde giderek daha fazla öne çıkıyor.

Orta Koridor Türkiye'nin Stratejik Önemini Artırıyor

Avrupa Birliği, Avrupa ile Orta Asya arasındaki ulaştırma ve ticaret bağlantılarını çeşitlendirmek amacıyla Orta Koridor'a önemli yatırımlar yapıyor.

Türkiye, bu güzergâhın Avrupa'ya açılan kritik geçiş noktalarından biri konumunda.

Orta Koridor, Avrupa ile Orta Asya arasında Rusya üzerinden geçen kuzey güzergâhına ve Süveyş Kanalı üzerinden işleyen güney deniz yoluna alternatif oluşturuyor.

AB açısından bu güzergâh, ticaretin ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesine katkı sağlayabilecek stratejik bir proje niteliği taşıyor.

Komisyonun Türkiye ile bağlantısallık alanındaki iş birliğine olumlu yaklaşması, Ankara'nın Avrupa ekonomisi açısından öneminin sürdüğünü ortaya koyuyor.

Ancak Brüksel, ekonomik ve stratejik iş birliğinin üyelik sürecindeki siyasi koşulların yerine geçmeyeceğini belirtiyor.

Kıbrıs Sorunu Üyelik Müzakerelerinin Önünde

Avrupa Komisyonu'na göre Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesinin ve üyelik müzakerelerinin yeniden canlandırılmasının önündeki temel engellerden biri Kıbrıs sorunu olmaya devam ediyor.

Brüksel, Kuzey Kıbrıs'taki Türk askerî varlığını işgal olarak nitelendiriyor.

Türkiye ise Kuzey Kıbrıs'taki varlığını Kıbrıs Türklerinin güvenliği ve garantörlük hakları çerçevesinde savunuyor.

Tarafların Kıbrıs konusundaki farklı yaklaşımları, Ankara-Brüksel ilişkilerinde uzun süredir devam eden anlaşmazlıklardan birini oluşturuyor.

Komisyonun son değerlendirmesi de Kıbrıs meselesinin üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması açısından önemini koruduğunu gösteriyor.

Sırbistan: AB'ye Uyum Yüzde 63

Avrupa Komisyonu'nun eleştirdiği bir başka aday ülke Sırbistan.

Komisyonun değerlendirmesine göre Belgrad, AB iç pazarıyla ilgili teknik hazırlıklarda önemli ilerlemeler sağladı.

Ancak hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklar alanlarında olumsuz eğilimler devam ediyor.

Sırbistan'ın AB dış politikasına uyum oranı yüzde 63 seviyesinde bulunuyor.

Belgrad'ın Rusya ve Çin ile ilişkileri, Brüksel açısından önemli bir anlaşmazlık konusu.

Sırbistan'ın Rusya, Belarus ve İran'a yönelik AB yaptırımlarına katılmaması da eleştiriliyor.

Bununla birlikte ülkede yaşanan siyasi değişim, üyelik süreci açısından yeni bir fırsat olarak görülüyor.

Yolsuzlukla mücadele ve kurumsal reform vaatleriyle seçimleri kazanan Öğrenci Listesi hareketi, Aleksandar Vučić'in Sırp İlerleme Partisi'nin 14 yıllık iktidarına son verdi.

AB yetkilileri, yeni hükümetle reformlar konusunda çalışmaya hazır olduklarını açıkladı.

Ancak Kosova ile ilişkilerin normalleştirilmesi, Sırbistan'ın üyelik sürecindeki temel sorunlardan biri olmayı sürdürüyor.

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, yeni Sırp hükümetinin Kosova'yı tanımasının beklenmediğini belirtti.

Gürcistan'da Üyelik Süreci Fiilen Donmuş Durumda

Avrupa Komisyonu'nun en sert eleştiriler yönelttiği aday ülkelerden biri Gürcistan.

AB yetkilileri, ülkedeki demokratik gerilemeyi ciddi bir sorun olarak değerlendiriyor.

Brüksel, Gürcistan'ın adaylık statüsü kazanırken yerine getirmeyi taahhüt ettiği dokuz reform başlığında ilerleme sağlamadığını belirtiyor.

Gürcistan hükümeti, 2024 yılında AB üyelik müzakerelerini 2028'e kadar gündemine almayacağını açıklamıştı.

AB ise mart ayında Gürcistan'ın diplomatik, hizmet ve resmî pasaport sahiplerine yönelik vizesiz seyahat uygulamasını askıya aldı.

Komisyon, Gürcistan'ı fiilen yalnızca adı üzerinde aday ülke olarak değerlendiriyor.

Başbakan Irakli Kobakhidze, Euronews Genişleme Zirvesi'nde Brüksel'i çifte standart uygulamakla ve siyasi oyunlar yürütmekle suçladı.

Ancak Gürcistan hükümeti, AB'nin eleştirdiği tartışmalı yasal düzenlemelerden geri adım atmadı.

Üst düzey bir AB yetkilisi, Gürcistan yönetiminin demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklar konusundaki yaklaşımını değiştirmemesi halinde üyelik sürecinde ilerleme beklenmediğini söyledi.

Yetkili, buna karşılık AB'nin Gürcistan halkının Avrupa ile bütünleşme hedefini desteklemeye devam ettiğini belirtti.

AB'den Yeni Model: Kademeli Entegrasyon

Avrupa Komisyonu, genişleme politikasındaki sorunları aşmak ve aday ülkeleri reformlara teşvik etmek amacıyla yeni bir kademeli entegrasyon modeli üzerinde çalışıyor.

Bu model, aday ülkelerin tam üyelik gerçekleşmeden önce AB'nin bazı ekonomik ve kurumsal avantajlarından yararlanmasını öngörüyor.

Plan kapsamında aday ülkelere şu alanlarda aşamalı erişim sağlanabilecek:

  • AB iç pazarı: Belirli sektörlerde Avrupa ortak pazarına kademeli katılım.

  • Erasmus+: Öğrenciler ve gençler için eğitim ve değişim fırsatlarının genişletilmesi.

  • Mobil iletişim: Uluslararası dolaşım ücretlerinin kaldırılması.

  • SEPA: Tek Euro Ödeme Alanı'na katılım yoluyla sınır ötesi ödemelerin kolaylaştırılması.

Avrupa Komisyonu, gelecek yılın başında aday ülkelerle özel görüşmeler başlatarak her ülkeye uygun kademeli entegrasyon önlemleri geliştirmeyi planlıyor.

Ancak bu modelin önemli bir koşulu bulunuyor.

Aday ülkelerin AB kurallarına ve stratejik önceliklerine giderek daha fazla uyum sağlaması beklenecek.

Kademeli Entegrasyon Koşullu ve Geri Alınabilir Olacak

Komisyon yetkilileri, yeni modelin aday ülkelere koşulsuz ekonomik avantajlar sunmayacağını özellikle vurguluyor.

Üst düzey bir AB yetkilisine göre kademeli entegrasyon, ülkelerin performansına bağlı, koşullu ve gerektiğinde geri alınabilir bir sistem olacak.

Bu yaklaşım, aday ülkelerin yalnızca ekonomik mevzuat uyumuna değil, dış politika ve güvenlik alanındaki tercihlerine de önem verilmesi anlamına geliyor.

Dolayısıyla Rusya yaptırımlarına katılmayan veya demokratik reformlarda ilerleme sağlamayan ülkeler, kademeli entegrasyonun bazı avantajlarına erişimde güçlük yaşayabilir.

Türkiye açısından yeni model, AB ile ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi için yeni fırsatlar sunarken dış politika uyumu ve demokratik reformlar konusundaki anlaşmazlıkların önemini de artırıyor.

Avrupa Komisyonu'nun değerlendirmesi, Ankara ile Brüksel arasında ticaret, göç ve bölgesel güvenlik alanlarındaki iş birliğinin devam edeceğini, ancak bu iş birliğinin üyelik sürecindeki siyasi koşulları ortadan kaldırmadığını ortaya koyuyor.

Euronews

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler