Genel
İran’dan İsrail’e füze saldırısı: Nükleer tesis yakınlarında 160’tan fazla yaralı
İran füzeleri Demir Kubbe'yi delmeye başladı
İran’ın İsrail’in güneyine düzenlediği balistik füze saldırılarında 160’tan fazla kişi yaralandı. Dimona’daki nükleer tesis yakınlarında gerçekleşen saldırılar, savaşın coğrafi ve askeri kapsamının genişlediğine işaret ediyor. Uzun menzilli füze kullanımı ve karşılıklı saldırılar, çatışmanın küresel risk boyutunu artırırken enerji ve güvenlik endişelerini de derinleştiriyor.
Nükleer tesis yakınında kritik saldırı
İran’ın Cumartesi akşamı düzenlediği füze saldırılarında, İsrail’in güneyindeki Arad ve Dimona kentleri hedef alındı.
Yetkililere göre:
- Arad’da 84 kişi
- Dimona’da 78 kişi
olmak üzere toplam 160’tan fazla kişi yaralandı.
Dimona, İsrail’in nükleer araştırma tesisine yaklaşık 13 kilometre mesafede bulunuyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), tesisin zarar gördüğüne dair bir bulgu olmadığını açıkladı.
İran: “Natanz saldırısına karşılık verdik”
İran devlet medyası, saldırıların aynı gün İran’daki Natanz nükleer tesisine yönelik düzenlenen operasyona yanıt olduğunu duyurdu.
İran Devrim Muhafızları ise hedefin “askeri ve güvenlik tesisleri” olduğunu açıkladı.
Tel Aviv de hedefte
Pazar günü İran’ın Tel Aviv’e yönelik saldırılarında da en az 7 kişi yaralandı.
Bu gelişme, çatışmanın İsrail genelinde geniş bir alana yayıldığını gösteriyor.
Uzun menzilli füze kullanımı: Risk büyüyor
İsrail ordusu, İran’ın ilk kez uzun menzilli balistik füzeler kullandığını açıkladı.
Bu füzelerin menzilinin 4.000 kilometreye kadar ulaştığı ve Avrupa başkentlerini dahi kapsayabilecek kapasitede olduğu belirtildi.
İran’ın Hint Okyanusu’ndaki ABD-İngiltere askeri üssü Diego Garcia’yı da hedef aldığı bildirildi.
Savaşın bilançosu ağırlaşıyor
28 Şubat’ta başlayan çatışmalardan bu yana:
- İran’da 2.000’den fazla kişi hayatını kaybetti
- İsrail’de ise 15 kişi öldü
Sivil kayıpların artması, uluslararası kamuoyunda endişeleri büyütüyor.
Netanyahu: “Savaş tüm cephelerde sürecek”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırıların ardından yaptığı açıklamada:
“Bu, geleceğimiz için verilen zor bir mücadele. Tüm cephelerde düşmanlarımızı vurmaya devam edeceğiz” dedi.
ABD’den çelişkili sinyaller
ABD Başkanı Donald Trump, bir yandan operasyonların “sona yaklaştığını” belirtirken, diğer yandan bölgeye askeri sevkiyat yapılması dikkat çekti.
Trump ayrıca Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin ABD yerine bölgeden faydalanan ülkelere bırakılması gerektiğini ifade etti.
Trump’tan İran’a 48 saat ültimatom: Hürmüz Boğazı açılmazsa enerji altyapısı hedef alınacak
ABD’nin savaş hedeflerine ilişkin bu çelişkili mesajlar, müttefik ülkelerde belirsizlik yaratıyor.
NATO müttefikleri mesafeli
ABD’nin çağrılarına rağmen NATO ülkelerinin büyük bölümü çatışmaya doğrudan dahil olmaya isteksiz.
Trump, bu tutumu sert şekilde eleştirerek müttefiklerini “yetersiz destek” vermekle suçladı.
Enerji piyasalarında şok etkisi
Savaşın etkisi enerji piyasalarında da hissediliyor.
İsrail’in İran’ın en büyük doğalgaz sahasını hedef alması ve İran’ın bölgedeki enerji altyapısına saldırması sonrası Avrupa’da doğalgaz fiyatları haftalık bazda %35’e kadar yükseldi.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji sevkiyatının büyük ölçüde aksaması, küresel arz riskini artırıyor.
Hürmüz’de sınırlı geçişler
Boğaz büyük ölçüde kapanmış olsa da bazı ülkeler diplomatik girişimlerle sınırlı geçiş sağlayabiliyor.
Örneğin Hindistan, İran ile yaptığı görüşmeler sonucunda bazı tankerlerinin geçişine izin almayı başardı.
Çatışma bölgeye yayılıyor
Savaş yalnızca İran ve İsrail ile sınırlı kalmıyor:
- İran, BAE ve Kuveyt’teki ABD üslerini hedef aldı
- İsrail, Lübnan’da Hizbullah’a yönelik saldırılar düzenledi
- Suudi Arabistan, İranlı diplomatları sınır dışı etti
Bu gelişmeler, çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırıyor.
