Sosyal Medya

Borsa

SABAH Bülteni: FED’in favori enflasyon göstergesi PCE piyasaların seyrine ışık tutacak

Dün gözler içeride TCMB’nin olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısını takip etti. TCMB, piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini 500…

SABAH Bülteni: FED’in favori enflasyon göstergesi PCE piyasaların seyrine ışık tutacak

Dün gözler içeride TCMB’nin olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısını takip etti. TCMB, piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini 500 baz puan artırarak %35 seviyesine yükseltti. Lâkin, karar ardından yayımlanan politika metninde kullanılan kelime öbekleri, sıkılaştırma döngüsünün devam edeceği yönünde algılandı: “Enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırma gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirilecektir.”

Karar beklentileri karşıladığı için hâliyle piyasa yansıması da olmadı. Türk hisse senetlerinde son haftalarda var olan yüksek volatilite dün de korundu. Son 2 haftada %12 gerileyen akabinde haftanın ilk iki günü %6 (%3+%3) yükselen sonrasında %7,1 gerileyen endeks dün kayıplarını bir nebze de olsun telafi ederek %3,2 yükseliş kaydetti. Tahterevalli misali bir inen bir çıkan borsa cephesinde yaşanan yükselişte İsveç’in NATO üyeliği protokolünün onaylanması ile yeşeren Türkiye – Batı ilişkileri gibi, düşüşte de Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hamas için yaptığı açıklamanın etkili olduğunu düşünüyoruz.

Temel taraftan konuya yaklaşırsak, Sn. Mehmet Şimşek Türkiye’nin yeni ekonomi politikasını anlatmak için adeta ayak basmadık bir coğrafya bırakmazken, Türkiye’nin dış kaynak arayışı ile Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hamas çıkışının pek de uyumlu olmadığını not düşmek gerekiyor. Türkiye’nin Ortadoğu riski ile ilgili duruşu ve tutumunu da içinde bulunduğumuz sıcak günlerde belirleyici olacağını tahmin ediyoruz. ABD hızlı bir şekilde İsrail’e silah ve asker teçhizat yığarken, Libya ordusunun gövde gösterisi de dikkatlerimizden kaçmadı. İran’ın ışığın altına oturtuluduğunu da unutmamak gerekiyor!

TCMB kararı ardından 2 yıl vadeli gösterge bileşik faiz %33,5 seviyesini aşarak bir önceki güne göre 1 puan yükselirken, USDTRY kuru kamu kontrolünde her gün TL gecelik faiz kadar yükselerek 28,2 seviyesinin kapısını zorlamaya başladı. Teknik bir bakış açısıyla BIST100 endeksinde 7,550 ve 6,940 seviyelerini önemsediğimizi bir kez daha not edelim. Yabancı indinde Türkiye’nin risklerini yansıtan 5 yıl vadeli CDS risk priminin ise 417 baz puan ile gelişmeleri sakin bir şekilde takip etmesi ise kanımca en önemli gösterge olarak kabul edilmelidir. Daha basit bir anlatımla, yaşanan gelişmelere yabancı yatırımcı pek de tepki vermemiş.

Hazır, yabancı yatırımcıdan söz etmişken, her hafta açıklanan TCMB ve BDDK raporlarını yakından takip ettiğimiz okurlarımız pek âlâ biliyor. Bu minvalde, 20 Ekim haftasında, menkul kıymet istatistiklerine göre, yabancı yatırımcının hisse senetleri 107 milyon dolar değerinde azalırken, tahvil tarafına ise sadece 8 milyon dolar giriş olmuş. Son 4 haftanın verisi bizlere hisse senetleri ve tahvilden kümüle olarak 466 milyon dolar çıkışın gerçekleştiğini gösteriyor. Yukarıda da değindiğimiz üzere, ekonomi yönetimi büyük bir gayret sarf etse de, hâlâ yabancı yatırımcı ikna olmuş değil!

Bu arada dün gece geç saatlerde TCMB’den geniş çaplı ‘sadeleştirme’ adımları geldi. Yayımlanan basın duyurusunda, bankalara birçok kalemde zorunlu tutulan menkul kıymet tesis etme yükümlülüğü kaldırılırken, TL mevduatı teşvik etmek adına da yeni adımlar eklendi. Kararın piyasa yansımasını krediye erişim göreceli olarak rahatlayacağını, mevduat faizlerinin ise yukarıya gideceği şeklinde yorumladık. Elbette, menkul kıymet tesis etme yönünde zorunluluğun kaldırılması da devlet tahvili faizlerini yukarıya itecektir.

Yurtdışı cephede ise dün gözler tıpkı içeride TCMB üzerinde olduğu gibi Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) olağan faiz toplantısında idi. ECB tahminlerimize paralel politika faizinde herhangi bir değişikliğe gitmeyerek 10 kez art arda faiz artırımı ardından (2022’den bu yana faiz oranlarını toplam 450 baz puan artırdı) ana refinansman oranı %4,5 seviyesinde sabit tuttu. Karar ardından mikrofon karşısına geçen Başkan Lagarde yine tahmin ettiğimiz üzere veri bağımlı bir stratejiden söz ederek faiz indirimi konuşmak için çok erken dedi. EURUSD paritesi ECB kararı ardından 2 haftanın en düşük değerini kısa süreli de olsa test etti. ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte neredeyse %5 büyüyerek yine resesyona dair ciddi uyarılara meydan okudu! Sıkı işgücü piyasasından kaynaklanan yüksek ücretler tüketici harcamalarını artırmaya yardımcı olurken, işletmeler güçlü talebi karşılamak için hızlı bir şekilde stoklarını yeniden doldurdu. ABD ekonomisinin güçlü seyri doları da desteklediğinin altını çizelim.

Küresel anlamda jeopolitik risklerin ana tema olduğunu unutmamak gerekiyor.  Hata ortası risk iştah denince akla gelen ABD’nin teknoloji endeksi Nasdaq %2,4 değer kaybetmesi ardından dün geceyi de %2ye yakın düşüşle tamamladı. Her ne kadar ABD’de kurumsal şirketlerin finansalları baskı yaratsa da, risk sınıfına giren finansal varlıklarda kayıpların da devam ettiğini not etmek gerekiyor. Örneğin altının ons fiyatı 2,000 dolar seviyesinin kıyısında işlem görmeye devam ederken, acaba bugün yine kalabalıkların çılgınlığına sahne olarak (hafta sonu risk almak istemeyen yatırımcıların) haftayı psikolojik seviyenin üzerinde tamamlayacak mı? Direnişin parası ABD SPK’sı konumunda SEC’den beklenen mevzuatsal değişikliğe paralel 34bin dolar seviyesinin üzerinde tutunmaya devam ederken, bir diğer güvenli liman olan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı da 89 dolar civarında gelişmeleri takip ediyor.

ABD borsaları her ne kadar dün akşamı düşüşle kapatsa da, bu sabah ABD borsalarının vadeli işlemlerinde yükseliş isteği gözümüzden kaçmadı. Amazon hisselerinin mesai sonrası işlemlerde %5 civarında yükselişinin etkisiyle Nasdaq vadeli endeksi %0,7 artış kaydetti. Teknoloji devi, ABD borsalarının kapanışının ardından yaptığı açıklamada, tatil sezonu satışlarının artacağını ve bulut işinde istikrar olacağını öngördü. ABD’nin gösterge 10 yıllık tahvil faizleri %4,85 seviyesine çekildi (hafta başı %5’i hemen geçerek 16 yılın zirvesine yükselişmiş ve endişe yaratmıştı).

Asya cephesinde ise dolar kritik 150 YEN seviyesinin üzerinde işlem görürken, yatırımcılar salı günü düzenlenecek Japonya Merkez Bankası politika toplantısı öncesinde herhangi bir müdahale işaretine karşı tetikte bekliyor. MSCI’nın Japonya dışındaki Asya-Pasifik hisselerini kapsayan en geniş endeksi bir gün önce 11 ayın en düşük seviyesini gördükten sonra bu sabah %0,6 yükselirken, gösterge endeks Tokyo borsası ise %1 yükselişle günü tamamlıyor. Günün ikinci yarısında tüm gözler FED’in favori enflasyon göstergesi olan çekirdek PCE (kişisel tüketim ve harcama) verisinde olacaktır. Enflasyonun eylül ayında aylık bazda %0,3 arttığını ve yıllık oranın bir ay önceki %3,9’dan %3,7’ye düşeceği tahmin ediliyor.

 

 

TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri

 

20 Ekim ile biten haftada, brüt döviz rezervleri 0,75 milyar dolar azalırken, altın rezervleri ise (altın fiyatlarında yaşanan yükseliş nedeniyle -değerleme etkisi) 2,4 milyar dolar arttı. Böylelikle, toplam rezervler 126,1 milyar dolar seviyesine yükselerek Mart 2023’den bu yana en yüksek seviyeyi test etti.

 

TCMB Net Rezervleri

 

20 Ekim haftasında, emanet dövizler (swap) ve kamunun dövizlerini ayıkladığımızda, net rezervler önemli bir değişim göstermeden eksi 64 milyar dolar civarında salınmaya devam ettiğini görüyoruz.

 

 

 

DTH

 

20 Ekim haftasında, yurtiçi yerleşiklerde gerçek kişilerin döviz mevduatları 1,1 milyar dolar, tüzel kişilerin ise 1,2 milyar dolar artış kaydetti. Toplam stok 2,3 milyar dolar artarak 175,4 milyar dolar seviyesine yükseldi.

KKM

 

BDDK verisine göre KKM hacmi geçen hafta da 86 milyar TL azaldı. Son 9 haftada 338 milyar TL azalan KKM hacmini olumlu görsek de, gidilecek o kadar büyük bir yol var (toplam KKM stok: 3,1 trilyon TL) ve KKM’den çıkan paranın da klasik mevduata tam olarak gitmediğini not etmek gerekiyor.

 

Yabancı yatırımcı henüz ikna olmadı.

 

Son 4 haftanın verisi bizlere hisse senetleri ve tahvilden kümüle olarak 466 milyon dolar çıkışın gerçekleştiğini gösteriyor. Yukarıda da değindiğimiz üzere, ekonomi yönetimi büyük bir gayret sarf etse de, hâlâ yabancı yatırımcı ikna olmuş değil!

 

 

 

Fiili Faiz Oranları

 

20 Ekim ile biten haftada, TCMB verilerine göre ihtiyaç kredisi %61 seviyesinin hemen üzerine yükselirken, mevduat faizinin 2 haftadır yavaş da olsa gerilediğini görüyoruz.

 

Emre Değirmencioğlu, Grup Müdürü, Hazine Bölümü, Kıbrıs İktisat Bankası

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler