Sosyal Medya

“Pax Erdoğana” bitti

4 Temmuz 2019

16 ve 17ci Yüzyıl bir çok tarihçiye göre  Avrasya’da “Pax Ottomana” yani Osmanlı Barışı dönemidir. Bu 2 Yüzyıl zarfında Akdeniz Havzası, Balkanlar, Orta Doğu ve Kafkaslar’da “tek güç” haline gelen Osmanlı Atalarımız’ın bölgelerin istikrar ve refahına katkı veren bir hegemonluk görevi ifa ettiği iddia edilir.

20ci Yüzyıl ise Pax Brittannica ile başladı, 2ci Dünya Savaşı’ndan sonra yerini Pax Americana’ya bıraktı.  Halihazırda Yerküre’de bizi de çevreleyen belirsizlik, güvensizlik ve kaos hissi, Çin ve Rusya’nın ABD hegemonyasına meydan okumasından kaynaklanır.  Bu meydan okuma dönemi ya açık savaşla, ya da Büyük Güçler’in yeni bir küresel paylaşım dengesinde uzlaşması ile sona erecek.

 

Türkiye’de Pax Erdoğana yani Başkan Erdoğan’ın tek tabanca ülkeyi yönettiği dönem fiilen Ergenekon davaları ile başladı ve 23 Haziran İstanbul seçimleriyle sona erdi.  Burada derhal bir açıklama yapmak şart. Pax Erdoğana’nın sona ermesi, Erdoğan’ın Başkanlık’tan gitmesi, hatta AKP’nin MHP desteğiyle veya tek başına  iktidarını başka parti veya partilere devretmesi anlamını taşımıyor.

 

Erdoğan görev süresinin bitimine kadar Başkan kalacak, hatta ekonomiyi eski ihtişamına restore etmeyi başarırsa belki yeniden seçilecek. AKP, Erdoğan’la veya Erdoğan’sız iktidarın en güçlü adayı olmaya da devam eder. “Pax” kavramının arkasında “kaderini tayin etme”, “tek başına tüm rakiplerin toplamından daha güçlü olma”, “tek ve nihai karar alıcı” fonksiyonunu ifa etme gibi kavramlar yatar.

 

Pax Erdoğana bitti, çünkü Erdoğan artık yetkilerini bir şekilde paylaşmadan iktidar edemez.  23  Haziran’da İstanbul’da onun kesin yenilgisi ile sonuçlanan yerel seçimler zinciri ve bence daha önemlisi Trump hödüğüne kanarak S-400’leri Türkiye’ye getirmekte israrı, nihai hataları oldu.

 

Erdoğan her ülkeye “nesilde bir kez nasip olan” bir lider, peki onu The Erdoğan kılan nedir?

 

Karizma:  Bir lider niye sevilir?  Buna benim vakıf olduğum sosyal branşlar bilgi ve alet-edavatı ile cevap vermem imkansız. Seviliyor işte, onda halkımızn geniş kesitlerine sempatik ve inandırıcı gelen bir takım cevherler var.  Kesin rakam vermek zor, ama karizma oyu %20 civarında derim. AKP’nin kalan oylarını ise şu nedenlere sınıflandırmak mümkün:

 

Rant dağıtma gücü:  Erdoğan’ın kendine yakın olanlar, oy verenler ve  partiye hizmet edecekleri besleme ve yüksek mertebelere getirme gücü de popüleritesinin ikinci ayağını teşkil eder.

 

Ekonomik refah üretme becerisi:  17 yıllık AKP ve Erdoğan döneminde, Türkiye sadece 2008-2009 ve 2018-2019 döneminde resesyonlar yaşadı.  Önceki liderler döneminde sık sık patlak veren ekonomik ve fiansal krizleri önleme ve savuşturma becerisi ya da  şansı Erdoğan’a yenilmezlik zırhını kuşattı. Halkın gözünde ilahlaştırdı.

 

Medyaya hakimiyet:  Her lider veya partinin başarısının arkasında bir de mitoloji ya da pazarlama vardır. Ülkeye en iyi hizmet veren veya gelecek için en faydalı planları olan partiler kazanmaz seçimleri her zaman.  Halka giden enformasyonu  kontrol edenler kazanıyor.  Erdoğan Doğan Grubu’yla ilk bilek güreşine girdiği günden bu yana enformasyonu kontrol etmenin gücünü kavramıştı.  Pax Erdoğana  halkın büyük çoğunluğunun sadece Erdoğan’ın istediği ve şekillendirdiği gerçeği duyduğu dönemdir.

 

Niye bitti? Erdoğan’ın karizmasının eksildiğine dair elimde somut kanıt yok.  Ama diğer 3 ayak kırıldı veya paslandı. Erdoğan ve AKP artık en yakınlarına dahi rant dağıtamıyor, çünkü rant bitti.  İnsafsızca ve “biraz da yarına kalsın, lazım olur” saiki güdülmeden “yandaşa” peşkeş çekilen devlet imkanları yüzünden önce halkın AKP’ye oy vermeyen %50’si parya, ya da ikinci sınıf vatandaş düzeyine indirgendi. Üretme şevkini yitirdi. Ardından da serbest rekabet ve becerili olanların ödüllendirilmesi üzerine kurulu ekonomik sistemin yerini sadece Erdoğan’a yakın olanların çaba göstermeden kazandığı bozuk düzen aldı.

Sonuçta, ülke hem rant dağıtacak artı değer üretemez hale geldi, hem de milli servetinden yedi.  Maden, arsa, nehirler, KİT’ler yağmalandı ve dağıtıldı. Ama yeni sahipleri bunları kullanarak ekonomik pastayı büyütecek özveriye sahip değillerdi.

 

15 yıl boyunca anket şirketleri tek bir mesajla beynimizi yıkadılar:  Seçmen kutuplaştı, kişisel ve sınıfsal menfaatlar doğrultusunda değil, ideolojik farklılıklar üzerine oyu veriyor. Buna hep güldüm, çünkü bizim deyimimizle “sınanmasına imkan olmayan” bir hipotezdir. Kişi başı milli gelir düzenli büyüdüğü, ya da büyüyeceği beklentisi hakim olduğu sürece, seçmen sandığa başka önceliklerle gider tabii.  Ama, Erdoğan’ın “bereket yağdıran adam” olma özelliği 1Y2018 sonunda bitti. O günden bu yana kişi başı gelir kalıcı daralma trendine girerken, işsizlik ve enflasyon baş edilemez hale geldi. Yerel seçimleri Millet İttifakı’nın kazanmasının tek değil ama bir numaralı nedeni seçmenin Erdoğan’nın masaya ekmek koyma sihrini yitirdiği teşhisidir.

 

En son olarak da medya tekeli yıkıldı. Gazete ve TV’lere hakim olmak enformasyonu kontrol etmekle aynı şey değil. Artık 7-40 yaş grubu bilgiyi sosyal medyada alıyor. AKP binlerce troll istihdam etse de, bu kritik cephede savaşı CHP’ye kaybetti, çünkü fikir yapısı olarak kaotik ve anarşist bir zemin olan sosyal medyada mücadele etmeye hazır değil.   Bu yüzden  sosyal medya ve haber sitelerini boğmaya kalkar, ama fayda etmez. Türkiye artık Internet’le yalnız sosyal değil, ekonomik olarak da entegre oldu.  Erkekseniz kapatın YouTube’u, twitter’i, Facebook’u, seçmen kafayı yer.

 

S-400’ler son hataydı, çünkü Türkiye’de kimsenin umurunda değil S-400 veya Patriot tercihi. ABD sevilmiyor, ama bu Rusya, İran veya Çin seviliyor anlamına gelmez. Halk açısından mühim olan bu meselenin ekonomiye zarar vermeden çözümlenmesi. Ama Erdoğan S-400’lerde israr ettiği sürece bu imkansız. Önce ABD, sonra NATO ülkeleri ve AB bizi caydırıncaya kadar gıdım gıdım baskıyı artıracak. Halk diliyle “Alam da gaçam mı?” Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkaslar’da istikrarın mihenk taşı Türkiye “buyrun sizin olsun” diye Rusya’ya bırakılır mı?

 

Eminim Erdoğan da ekonomi uçuruma düşmeden manzarayı çakıp, gereğini yapacak. Ama artık “gereğini yapmak” S400-leri kargoyla   geri yollamakla bitmiyor. Ekonomi perişan, seçmen bir kışı daha resesyonda geçiremez. Sabır ve imkan tükendi.

Erdoğan ya değişecek ve yetkisini diğer lider, partiler ve IMF’yle paylaşacak, ya da her demokratik sistemde olğduğu gibi “miyadı dolan giden” kuralına boyun eğecek.

 

FÖŞ’ün websitesini ziyaret edin, çok ilginç makale ve sunumlar var:

 

Aha işte  linki

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları