Borsa
Borsa Strateji: Savaş, sonrası ve Borsa’da prim potansiyeli
Gedik Yatırım 4 ayrı senaryo üzerinden İran Savaşı'nı inceledi, BİST100 için yön belirledi
Hürmüz sonrası senaryo analizi: Küresel emtia dengesi ve Türkiye’ye etkileri
Özet: Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından küresel enerji ve emtia piyasalarına yönelik dört senaryolu analiz, baz senaryoda arzın kademeli normalleşeceğine işaret ediyor. Ancak jeopolitik risklerin devam etmesi, enflasyon, faiz ve büyüme görünümü üzerinde belirsizlik yaratmayı sürdürüyor. Türkiye ekonomisi açısından ise enerji fiyatları belirleyici olmaya devam ederken, enflasyon ve cari açık tahminlerinde yukarı yönlü revizyonlar dikkat çekiyor.
Küresel görünüm için dört senaryo
Enerji ve emtia piyasalarındaki gelişmeleri değerlendiren analizde, jeopolitik riskler temel alınarak dört farklı senaryo oluşturuldu:
- Hızlı normalleşme (%15)
- Kademeli normalleşme (%50)
- Uzayan normalleşme (%30)
- Arz şoku (%5)
Bu dağılıma göre ilk iki senaryo toplamda %65 olasılıkla daha olumlu bir görünüm sunarken, kalan %35’lik kısmın daha riskli ve olumsuz bir tabloya işaret ettiği belirtiliyor.
En olumlu senaryo: Hızlı normalleşme
“Hızlı normalleşme” senaryosunda, ateşkesin kalıcı hale gelmesiyle birlikte enerji arzının hızla eski seviyelere dönmesi bekleniyor.
Bu durumda:
- Enerji fiyatlarında sert düşüş
- Enflasyonda gerileme
- Küresel büyümede güçlü seyir
- Faiz indirimlerinin erkene çekilmesi
gibi sonuçlar öne çıkıyor. Ayrıca risk iştahının artmasıyla gelişmekte olan ülkelere sermaye girişlerinin hızlanabileceği ve doların zayıflayabileceği ifade ediliyor.
Baz senaryo: Kademeli normalleşme
En yüksek olasılığa sahip (%50) baz senaryoda ise emtia arzında kademeli bir dengelenme öngörülüyor.
Bu çerçevede:
- Küresel büyümede sınırlı yavaşlama
- Resesyon riskinin kontrol altında kalması
- Enflasyon baskılarının devam etmesi
bekleniyor. Bu nedenle gelişmiş ülke merkez bankalarının “uzun süre sıkı” para politikası duruşunu koruyacağı tahmin ediliyor.
Bu senaryoda:
- Küresel faizlerde düşüş sınırlı kalacak
- Dolar güçlü seyrini sürdürecek
- Risk iştahı seçici şekilde artacak
Türkiye için kritik varsayımlar
Türkiye ekonomisine ilişkin baz senaryoda Brent petrol fiyatının yılın geri kalanında ortalama 80 dolar seviyesinde olacağı varsayılıyor.
Bu çerçevede:
- TÜFE enflasyonunun yaz aylarına kadar %30’un üzerinde kalması
- Yıl sonu enflasyonunun %29 seviyesinde gerçekleşmesi
- Faiz indirim sürecinin Eylül–Ekim dönemine ötelenmesi
bekleniyor.
Politika faizi için yıl sonu tahmini %34,5–35 aralığında yer alırken, kısa vadede faizlerin sabit kalması bekleniyor. Ancak rezerv gelişmelerine bağlı olarak 150–300 baz puanlık ek faiz artışı ihtimali de göz ardı edilmiyor.
Cari açıkta yukarı yönlü revizyon
Analizde Türkiye’nin 2026 yılı cari açık tahmini 35 milyar dolardan 55 milyar dolara yükseltildi.
Bu revizyonun temel nedenleri:
- Enerji faturasındaki artış
- Emtia fiyatlarında %18–20 yükseliş varsayımı
- Hizmet ve birincil gelir dengesindeki bozulma
olarak sıralanıyor.
Olumsuz senaryolar: Stagflasyon riski
Daha düşük olasılıklı ancak etkisi yüksek olan senaryolar arasında “uzayan normalleşme” ve “arz şoku” öne çıkıyor.
Bu senaryolarda:
- Enerji fiyatlarının yüksek kalması
- Küresel büyümenin zayıflaması
- Enflasyonun kalıcı hale gelmesi
bekleniyor. Ayrıca merkez bankalarının faiz indirimlerini erteleyebileceği, hatta yeniden sıkılaşma sürecine girebileceği belirtiliyor.
En kötü senaryoda ise küresel büyümede sert yavaşlama ve finansal piyasalarda riskten kaçış öne çıkıyor.
Türkiye varlıkları jeopolitiğe duyarlı
Türkiye ekonomisi açısından enerji fiyatlarının seyri belirleyici olmaya devam ediyor. Olumsuz senaryolarda:
- Cari açıkta bozulma
- Enflasyonda yükseliş
- Daha sıkı para politikası ihtiyacı
gündeme gelebilir. Bu nedenle Türkiye varlıklarının jeopolitik gelişmelere yüksek duyarlılık göstermeye devam edeceği vurgulanıyor.
Gelişen piyasalarda kâr beklentileri rekor kırıyor: Yapay zekâ furyası savaşa rağmen sürüyor
Borsa İstanbul: Performans güçlü ama görünüm karmaşık
BIST-100 endeksi yılbaşından bu yana:
- Dolar bazında %19
- TL bazında %24
değer kazandı. Endeks, MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi’ne göre de daha iyi performans sergiledi.
Bu performansta:
- Savunma
- Petrol ve gaz
- Kamu hizmetleri
sektörleri öne çıkarken, bankacılık ve telekom sektörleri daha zayıf kaldı.
Kâr beklentileri aşağı revize edildi
2026 yılı için şirket kârlılığı beklentileri aşağı yönlü revize edildi:
- Sanayi şirketlerinde FAVÖK büyümesi %16’dan %7’ye
- Net kâr büyümesi %29’dan %13,8’e
- Bankalarda net kâr büyümesi %30’dan %8,3’e
çekildi.
Hedef: BIST-100 için 17.580 puan
Analizde BIST-100 için hedef seviye 17.580 olarak belirlenirken, bu seviyenin yaklaşık %24 yükseliş potansiyeline işaret ettiği belirtildi.
Sektörel olarak:
- Petrol ve gaz
- Gıda ve perakende
- Hazır giyim
öne çıkan alanlar olarak değerlendirildi.
Sonuç: Temkinli ve dengeli portföy önerisi
Genel değerlendirmede, baz senaryo görece olumlu olsa da %35’lik olumsuz risk nedeniyle yatırımcıların temkinli kalması gerektiği vurgulandı.
Bu çerçevede:
- Emtia ve enerji pozisyonlarının korunması
- Vade riskinin sınırlı tutulması
- Hisse senetlerinde seçici olunması
öneriliyor.
Serkan Gönençler - Ali Kerim Akkoyunlu
