Sosyal Medya

Çetin Ünsalan Yazdı: The Economist Mars’ta mı yayınlanıyor?

15 Ocak 2026

Küresel ekonomi derinleşen bir kötümserlik dalgasıyla mücadele ediyor. Neye ilave olarak? Yüksek faizler, jeopolitik riskler ya da borç sorunları… The Economist’e göre en büyük sorun bu kötümserlik yaklaşımı imiş. Yani problem psikolojiden kaynaklanıyormuş.

Bu kadar büyük palavra olabilir mi? Yani aslında diğerleri çok da halledilemez meseleler değilmiş de, insanların psikolojik yaklaşımları her şeyi mahvediyormuş. Bizim yandaş medyadan mı ders alıyorlar bilinmez ama, buna yanlış bir yorum denilemez.

Öncelikle ekonomide psikoloji elbette vardır; ama kötümserlik ya da iyimserlik diye bir şey yoktur. Ekonomide gerçekler vardır; bu gerçekler doğrultusunda tüketim, üretim ve yatırım eğilimleri şekillenir.

Bu iyimserlik kötümserlik oyunu, 2 binli yıllardaki parasal genişlemede finansal piyasaların ekonominin kendisiymiş gibi algılanmasıyla oluşan havada jargona girdi. Çünkü finansal piyasalar tüm yatırımlarını beklenti üzerine kurgularlar.

Bu nedenle ortamdaki psikoloji onların beklenti yönetimiyle ilgili ana girdilerden biri haline gelir. Oysa reel ekonomide gerçekleşmeler ve ihtimaller vardır. Bunlar da rasyonel veriler ya da olaylar üzerine bir fotoğraf ortaya koyar; sonuçları da buna göre şekillenir.

The Economist, Mars’ta yayın yapmıyorsa, dünyada büyük bir paylaşım savaşı yaşandığını, dünya ekonomisinin daraldığını, enflasyonist bir ortamın halen varlığını koruduğunu, belirsizliklerin yatırımları ötelediğini, maliyetlerin arttığını, satın alma güçlerin ülke bazında değişiklik gösterse de gerilediğini, siber ya da fiziki savaşlar yaşandığını görüyor olması lazım.

Siyasetin 20. yüzyıldan kalma eskimiş yapısıyla ülkeleri yönetmeye çalışırken, genç bir kuşağın geldiğini ve paylaşım ekonomisinin ön plana çıktığını, ekonomi ve politikalar arasındaki uyumsuzluğun da çatışmalara neden olduğunu bilmesi gerekir.

Ekonomi, hisse senetleri değildir. Reel ekonominin ortaya koyduğu faaliyetler ya da hedefler neticesinde hisselerin, şirketlerin durumuna bağlı olarak sonuç verdiği bir alanı, ana faaliyetin yerine koyarak ekonomi okumaya kalkarsanız ya iyi niyetli değilsinizdir ya da ekonomiye ilişkin gelişmeleri ıskalamışsınızdır.

Teknolojiden insan kaynağına kadar tüm paradigmaların değiştiği bir ortamda, bir tarafta çok kutuplu dünyanın getirdiği rekabet ve paylaşım mücadelesi, diğer tarafta geleneksel ekonomilerin pozisyonlarını koruma mücadelesini göz ardı ederek haber analiz yapamazsınız.

Dünyada kötümserlik ekonomiyi mahvetmiyor. Gelişmeler insanları defansif davranmaya ittiği için, psikolojik nedenlerle değil, rasyonel gerekçelerle sonuçlar ortaya çıkıyor. Bu kimi zaman riskten kaçınmak, kimi zaman da yatırımları doğru zamanlamayla gerçekleştirmek gibi kaygıların bir yansımasıdır.

Ekonomiyi finans piyasaları zannederseniz, ekonominin önemli de olsa bir enstrümanı olan finansmana iktisat muamelesi yapar; ortalığı da fabrikaya değil, kumarhaneye çevirirsiniz. Yetmedi mi dünya ekonomilerini üretilenin 10 kat değerinde türev piyasayla soyduğunuz?

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Trump’a merkez ayarı...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Trump’a merkez ayarı…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'AB pazarına Güney Amerikalı rakip...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘AB pazarına Güney Amerikalı rakip…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Kaybolacak firmalar kimler?Çetin Ünsalan Yazdı: Kaybolacak firmalar kimler?

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları