Sosyal Medya

Fabrizio Casaretto Yazdı…Altın ve Gümüş; Güvenli Liman mı Demiştiniz ?

2 Şubat 2026

Son haftalarda piyasalardaki inanılmaz volatiliteler ve gelişmeler bu oynaklık konusuna odaklı bir makaleyi mecbur kıldı.

Her zamanki gibi Ülkemizin kendine has politik ve ekonomik gelişmeleri piyasalarımızı direkt olarak etkilemektedir. Yurtdışındaki gelişmeler ise bize bağlı olmadıklarında endirekt etkilerini gösteriyorlar. Birkaç aydır özellikle ABD Başkanının açıklamaları uluslararası piyasalarda anlık çok ciddi volatilitelere sebep olmaktadır. Tarihte belki de açıklamaların bu denli etki yarattığı bir dönem yaşanmamış olabilir; her gün farklı açıklamalar akabinde kurumların ve bireylerin yatırım düşünceleri sürekli değişmektedir, sakin kalıp biraz bekleme taraftarı olanlar da az sayıda değil.

Bu yüksek volatilite dönemlerinde Hedging yapmanın ne kadar önemli olduğu tekrar anlaşılmaktadır. Çok kısa sürede ciddi kazançlar elde edenler elbet olmuştur, ancak ciddi zararlar yazanların da sayısının az olmadığını tahmin edebiliriz.

Bu süreçlerde farklı opsiyonlar kullanımı bir yandan zararı sıfırlayabileceği veya limitleyebileceği gibi, bir yandan da muhtemel yüksek kazançlar yaratabileceği ortamlar doğuruyor. Bu tip işlemler muhakkak uzmanlarla yapılmalıdır yoksa çok daha ters ve zararlı sonuçlar elde edilebilir. Tabii bu yüksek volatilite süreçlerinde opsiyon primlerinin de arttığını ve bazen pahalı olabilecekleri de bir gerçektir, bu yüzden uzmanlar bütün vadeler ve amaç fiyatlı opsiyon alternatiflerini değerlendirip bir strateji kurgulayabilirler.

Göreve geldiği günden beri USD faizlerinin düşmesini arzulayan Başkanın açıklamaları düz mantıkla EUR’ya karşı bir değer kaybına yol açması yaratmalıydı ki bu şu ana kadar gerçekleşti. İlk döneminde (Ocak 2017 başlangıç) 1.03 civarlarında başlayan parite aylar sonra 1.25’e kadar yükselmişti. Garanti olmamak kaydıyla bu ikinci dönemi (Ocak 2025 başlangıç) de 1.03’civarlarında başladı ve aynı trendi izledi bugünlere kadar. Pariteyi elbet takip etmekte fayda var nitekim doların değer kaybının tarihte emtialara genelde etkisi olmuştur. Aşağıdaki grafikte ilk Başkanlık dönemini de kapsayan son 10 senelik paritenin haftalık mum grafiğinde iki dönemin trend ve rakamsal benzerliği görülebilir.

 

Emtialarda son bir senedir farklı trendler gözlemleyebiliriz.

Tarımsal ürünlerde genel olarak fiyatların gevşediği bir dönem yaşandı, bazı istisnalar hariç ki bunlar özellikle kahve ve kakao. Teknik grafik analizlerinin bir anlamı olmadığı temel verilerin çok ağır ve ciddi olduğu bu süreçte üretim ve hasat sıkıntılarından dolayı bu iki üründe tarihi fiyat rekorlarıyla karşılaştık. Son haftalarda üretimde olumlu gelişmeler sayesinde kakaoda yaşanan sert düşüş bizlere daha makul çikolata yeme imkânı sağlayabilir ancak kahvede halen olumlu haberler beklenmekte, sıkıntı devam etmekte. Daha temel ürünler diye sayabileceğimiz buğday, mısır, arpa, soya fasulyesi, pamuk ve şeker gibi ürünlerde fiyatlar nispeten düşük seyretti.

Metaller son zamanların en göze çarpan ve konuşulan emtiaları oldular, Ülkemizde zaten yatırımcılar diğer emtialara fazla ilgi göstermiyorlar.

Metallerde temel analiz yapmak için her birinin hangi işlevi olduğunu anlamakta fayda vardır. Mesela altın; ülke rezervi, kuyum, yatırım, sanayi, gibi. Veya bakır; sanayi, madeni para, gibi.

Bu metallerin arasında en çok iki tanesinden bahsediliyor, altın ve gümüş, sebebiyse tarihi rekorlarının çok üzerlerine çıkmış olmaları ve yastık altına veya kasalara kolay koyulabilen ürünler olmaları.

Tarih boyunca altın, insanları cezbetmiştir. Günümüzde bu değişmedi. Ancak altının değeri bir insanın ona verdiği değer kadardır, hiç ilgilenmeyen biri için değeri olmayabilir. Evet bir emtiadır, kriptolar gibi arkası boş bir ekran gibi değildir, muhakkak bir sebeple tutulup fiziken kullanılabilir, arz talep dengeleri fiyatını oynatabilir.

Gümüş cazibe açısından her zaman altının gölgesinde kalmıştır, halbuki sarı rengi sevmeyenler için güzel değerli bir alternatiftir. Sanayideki kullanımı önemli bir veri olmakla birlikte rezerv açısından çok revaçta değildi, ancak son haftalarda bu son noktayı ülkeler ve insanlar biraz daha değerlendirir oldular.

Altının 2010’dan beri fiyat seyrine bakalım;

Doğal bir trend olarak Ağustos 2025’e kadar bir süreç izledik, nitekim 2011’deki 1900 USD tepe seviyesinden sonra uzun yıllar fiyat düşük seyretti, pandemide aynı seviyelere ulaştı ancak yetersizdi, sonrası oluşan yüksek USD enflasyonu ile birlikte fiyat ve enflasyon kaybının telafi edilmesi beklentisi çok normaldi ve 3300 USD’ye ulaşması normal karşılanabilir. Bu seviyeden sonraki her adım artık yeni rekor seviyelere gideceği için çıkış trendinin kırılıp nereden tekrar aşağı seyir izleyeceğini kestirmek kimsenin bilemeyeceği bir noktadır.

Bu sebeple son haftalarda farklı finans ve birey mecralarda insanların altının yok şuraya çıkacak yok burayı görecek gibi rakam vermeleri kanaatimce tehlikeli demeçlerdir. Yükseldikçe, düşüş tarihi daha yakındır mantığı vardır. Grafiğe baktığımızda 2020’den beri bir kepçe oluşumu mevcut olup sapının ne kadar uzun olabileceğini kimse bilemez. Bu tip tepelerden dönüş genelde çok sert olur ve çok insan mağdur olur, dikkat etmek gerekir. Eğer bu trend taa başlarından yakalanmadıysa, tepe oluşumunda alıp kazanç sağlamaya çalışmak risklidir. Sadece 30 Ocak 2025 gününde altın 4700-5480 USD arasında yaklaşık %17’lik bir fiyat bandında işlem gördü, kapanış -%12 ile gerçekleşti, çok büyük oranlardır ve risk seviyesi had safhadadır.

Şimdi de gümüşün 2010’dan beri fiyat seyrine bakalım;

Gümüş, altın ile aynı trend yani pozitif korelasyon ilk gözlemlenen detay olabilir. Ancak fiyatlara bakarsak oransal olarak çok daha yüksek. Altında 2020’den tepe noktaya takriben %175 bir yükseliş görünürken, gümüşte aynı süreçte %370 civarı bir artış oldu.

Gümüş alım-satım kademeleri daha az yoğun olduğundan dolayı düşük hacimde bile fiyatta ciddi asansör etkisi görülebiliyor ki 30 Ocak günü bu net şekilde yaşandı, tarihteki rekor oranlarda düşüş yaşandı günlük fiyat farkı 7440-11800 USD yaklaşık %59 ile inanılması zor bir durum gerçekleşti, kapanış ise -%32 ile gerçekleşti. Çok çok riskli bir gün gerçekleşmiştir.

Diğer metallerin detaylarına girmeyeceğim ancak kapanıştaki düşüşler Palladium -%20, Platin -%23 ve Bakır -%11 civarında gerçekleşti.

Bu kadar oynamalar nasıl olabilir diye soranlar oldu.

Farklı mecralar farklı sebepler gösterebilirler, politik, ekonomik, vs. ancak teknik analizler her hâlükârda aşırı alımda gösteriyordu uzun zamandır, yani kısa sürede bir düşüş kaçınılmazdı.

Ancak analizimin birkaç teknik açıklaması var ki bunları tahmin edebilmek için türev piyasaların anlamını ve nasıl işlediğini bilmek gerekir çünkü bu emtialarda işlemlerin vadeli piyasalarda gerçekleştiğini ve kaldıraçlı riskli ürünler olduğu, bunların da nasıl işlem gördüğünü iyi anlamak gerekir.

Alınan vadeli sözleşmeler pozisyonu ters gidip yatırılan teminat yetersiz kalınca borsa ve doğal olarak aracı finansal kurum ek teminat ister. Pozisyon eğer hızla kötüye giderse birkaç saniye veya dakika gibi, teminat yatırılması gecikebilir ve hesaptaki pozisyon otomatik kapanır. Bu durumu binlerce hesap ve alım/uzun yönünde binlerce sözleşme pozisyonu için düşünün; sistemler seviye ne olursa olsun hızlı bir düşüşte otomatik pozisyon kapatmaya çalışır sözleşme satarak ve kartopu gibi büyüyen serbest satış emirleri free fall denilen serbest düşüş oluşur.

Opsiyonlar da benzer işlem görür, özellikle opsiyon satışları yapan hesaplar. Opsiyon almak prim riski ile sınırlı kalırken opsiyon satışı sınırsız risk ihtiva eder. Bu durumda hızlı negatife giden pozisyonlarda opsiyon satışlarındaki zararları durdurmak için sistemler işlem yaparlar ve aynı durumla karşılaşılır. Hem vadeli hem opsiyonlar eklenince durum çok sert olabiliyor.

Son gün gerçekleşen oranları görünce, sadece 1 günde hangi servetler ne kadar erimiş olabilir düşünmek rahatsız edici olabilir. Tabii bir yandan da kazançlı olanlar da oluyor, biz daha çok bu volatil durumlarda risklerimizi azaltmaya çabalıyoruz.

Son olarak 2016’dan beri son 10 senede altın-gümüş paritesine bakalım;

Bu her iki emtia arasındaki fiyat ilişkisini anlatan önemli bir göstergedir. Fiyat mekanizması belirli bir aralıkta (65-90) seyrederken kriz anlarında bir yöne aşırı derecede gidebiliyor. Nitekim pandemi döneminde altın lehine ardından tekrar aralığa dönen bir fiyatlama söz konusuyken bu yakın dönemde gümüş lehine önemli bir fiyatlama söz konusu. Bu tip göstergeler genelde arbitraj veya spread işlemleri yapanlar için yardımcı olabiliyor.

Çok uzatmadan, diğer emtialar arasında petrolün önemi olabilir ancak metallerdeki hareketin aynısı yaşanmadı. İnsanların fiziken alıp yastık altına atamayacağı bir ürün, arz ve talep çok daha farklı çalışıyor. Bir yandan Venezüella bir yandan da Körfez’deki tansiyon takip ediliyor.

Kriptolara pek inanmayan bir kişi olarak kenarından takip ediyorum. Bir süredir ana kriptolarda bir düşüş trendi mevcut.

ABD borsaları tepe seviyelerde dolaşıyor, aşırı alım sinyalleri veren göstergeler var ancak hisse bazında hareketler devam ediyor. Bazı şirket değerleri inanılması zor rakamlarla telaffuz ediliyor, reel ekonomi için ne kadar gerçekçi tartışılabilir.

Metallerden para çıkışı olacaksa bunlar yatırım amaçlı hangi piyasalara girecek acaba?

“Keşke alsaydım” diyenler varken ileride umarım “keşke satsaydım” diyenlerin sayıları az olur, tabii bu kesinlikle bir alış veya satış tavsiyesi değildir, herkes kendi arzusu doğrultusunda işlem yapar veya yapmaz. En önemli arzum, birey ve kurumların bir uzman eşliğinde Hedging yapıp risklerini minimize etmeleridir, her emtiada ve dövizde, çünkü bu son gelişmeler bu ihtiyacı net olarak tekrar göstermektedir.

Fabrizio Casaretto

[email protected]

Yazılarım yatırım tavsiyesi değildir.

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları