Sosyal Medya

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Simit hesabından simitçiliğe…’

27 Mart 2024

Mehmet Şimşek’in bir önceki bakanlık döneminde sarf ettiği bir sözü hatırlıyorum. İşsizlik yine yükselmiş, o zaman iş aramaktan ümidini kaybedenleri daha az yok sayıyorlardı, yükselen işsizlik ile ilgili savunması şuydu:

“Kadınlar ve gençler iş aradığı için işsizlik yükseliyor.” İfade kendi içinde bir felaket zaten. Kadınların iş gücüne katılmasının çok görülmesinden, her ile üniversite dikerken, bir yandan da mesleksizleştirmeyi politika yapmış bir yönetim anlayışının, gerekçe diye sunduğu bu cümlenin neresinden tutacaksınız?

Yine AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın Başbakan iken bir miting meydanında işsizlikten yakınan gençlere verdiği yanıt vardı. “Devlet herkese iş bulmak zorunda değil.” Elbette değil, ama herkesin iş bulabileceği bir ekonomik iklimi yaratmak zorunda.

Sonra BBP Genel Başkanı Destici’nin açıklaması geldi aklıma. Et alamadığını söyleyen vatandaşlara yönelik tavsiyesi, kuzunun tamamının alınıp, böylece kilogram fiyatının daha ucuza geleceği yönündeki hesap. Sanırım insanların kıyma alamadığı memlekette buna yorum yapmaya bile gerek yok.

Ve son mucize öneri: Bu da MHP Aksaray Milletvekili Ramazan Kaşlı’ya ait. O da emeklilerin durumu ile ilgili yorum yaparken, çalışmalarını istedi. Kimden? Emekliden… Emekli zaten iş bulabilirse mecburen çalışıyor da, bunu normalleştirmek hangi aklın eseri onu bilemiyorum.

Ne dedi Kaşlı? Her şeyi devletten beklemeyeceklermiş. Emekli olarak su, simit satarak bütçelerini toparlayacaklarmış. Öncelikle su ve simit satarak açlık sınırının 16 bin 500, kiraların en az 15 bin TL olduğu memlekette geçinilmez.

Emekli olan birinin çalışması ve de önerilen iş ne kadar saygıdeğer ise, 2 senede emekli olan ve ömür boyunca yüksek oranlarda maaş alan bir statüye sahip kişinin, vekil haliyle asiline çalışmasını önermesi de ayrıca dramatik.

Düşünsenize, bir zamanlar çay simit hesabı yaparak iktidarı eleştirenler, bugün yıllarca ülkeye hizmet etmiş, bu çerçevede prim ödeyerek yükümlülüğünü yerine getirmiş insanlara, sadece iki yıllık milletvekilliği yaparak emekli olabilen halleriyle su ve simit satmasını öneriyorlar.

Bir Aziz Nesin hikayesinde yaşar gibiyiz. Neresinden tutsanız elinizde kalıyor ve gülmek ile ağlamak arasında gidip geliyorsunuz. Ortalık Haldun Taner’in ‘Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım’ isimli tiyatro eserindeki Efruzlar ile dolmuş.

Şu memlekette en yüksek vergiyi ödersin, her türlü çilesini çekersin, bir şekilde emekli olmaya hak kazanırsın, 10 bin TL ile yaşaman istenirken, 3 trilyon TL’lik dolaylı vergi tahsilatının adresi olursun, ama yine de uçan ekonomide açlık sınırının altında bile olsa maaş düzenlemesi yapıldığında, memurlara maaş ödememe riskinin nedeni sayılırsın.

Simit hesabı ile oyları istenenlerin, bugün simit satmasını önerenler, bunu gerçekten inanarak mı söylüyorlar? Çünkü bu sığ kasaba siyaseti değilse ve bir de üzerine inanıyorlarsa, durum sandığımızdan da kötü demektir.

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Kartla tüketim mi yaptık?Çetin Ünsalan Yazdı: Kartla tüketim mi yaptık?

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Faizdeki enflasyon ve kur tedirginliği...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Faizdeki enflasyon ve kur tedirginliği…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Lagarde 2024’ü kapattı...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Lagarde 2024’ü kapattı…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Herkes sabrederken...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Herkes sabrederken…’

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları