Sosyal Medya

Döviz

İşte, dövizdeki rekor yükselişin 3 temel nedeni!

Döviz kurları Merkez Bankası’nın bugünkü PPK toplantısı öncesinde rekordan rekora koşuyor. Peki, bu yükselişin nedenleri ne? Uzmanlara göre TL likidite…

İşte, dövizdeki rekor yükselişin 3 temel nedeni!

Döviz kurları Merkez Bankası’nın bugünkü PPK toplantısı öncesinde rekordan rekora koşuyor. Peki, bu yükselişin nedenleri ne? Uzmanlara göre TL likidite bolluğu, TL mevduat faizlerindeki gerileme ve KKM dönüşlerinin dövize gitmesi döviz kurlarındaki artışı hızlandırıyor.

TCMB faiz kararı öncesi, döviz kurlarında ılımlı yükseliş gözleniyor. Dolar, dün Türkiye piyasalarının kapanış saatinde 26,88 TL’de hareket ederken; yeni güne 26,86 TL’den başladı. Kur, bugün en yüksek 27,08 TL’yi gördü ve saat 10.21 itibarıyla yüzde 0,54 yükselişle 26,9258 TL’de bulundu. Dolar/TL, tarihi zirvesini dün sığ piyasada 27,27 seviyesine çıkarmıştı.

Euro, 30 TL üzerinde kalmayı sürdürürken; şu dakikalarda dünkü kapanış fiyatına göre yüzde 0,83 artışla 30,2580 TL’de hareket ediyor. Euro/TL’nin şimdiye kadar gördüğü en yüksek seviye, dün uluslararası piyasada gördüğü 30,75 seviyesinde bulunuyor.

Dolar, bu yıl yüzde 44 yükseldi

Merkez Bankası’nın bugün açıklanacak Para Politikası Kurulu kararı öncesinde döviz kurları yukarı yönlü sert hareketler gerçekleştiriyor. Dolar bu ay yüzde 4,5, bu hafta yüzde 2,8 bu yıl yüzde 44, Euro ise bu ay yüzde 6,22, bu hafta yüzde 2,9, bu yıl ise yüzde 51 yükseldi. Dolar 27,25 lira ile Euro da 30,60 lira ile rekor tazeledi. Peki döviz kurlarındaki bu sert hareketin nedeni ne? Bankacılık sektörü kaynakları ve piyasa uzmanları bu hareketi üç nedene bağlıyor: İlki Merkez Bankası’nın artık dolar satmayıp TL sıkılaştırma yapmaması, ikincisi kur korumalı mevduat dönüşlerinin dövize gelmesi ve son olarak da TL mevduat faizlerinin düşerek cazibesini yitirmesi.

1- TL LİKİDİTE BOLLUĞU VAR

Merkez Bankası daha önce piyasaya müdahale ettiğinde dolar satıp sistemden TL çekiyordu. Ve bu sistemin net fonlama ihtiyacını artırıyordu. Son dönemde ise dolar satmadığı için hatta ara ara alım yaptığı için Merkez Bankası sistemden TL çekmiyor. Merkez Bankası net fonlaması da eksiye düştü. Merkez Bankası verilerine göre 18 Temmuz itibariyle net fonlama – 176,5 milyar lira oldu. Yani piyasa uzmanlarının verdiği bilgiye göre piyasada fazla para var ve Merkez Bankası bunu sterilize edemiyor. Sterilize edebilmesi için swapları azaltması gerekiyor ki bunu yaptığında da rezervlerin düşmesine neden oluyor. Merkez Bankası verilerine göre net fonlama 26 Aralık 2019’un ardından ilk kez negatife geçti. 14 Temmuz’da – 43 milyar lira, 17 Temmuz’da – 122,5 milyar lira ve 18 Temmuz’da ise – 176,5 milyar liraya ulaştı. Böylece net fonlama verilerinin yayınlanmaya başladığı 2011 yılından bu yana en düşük seviye de görülmüş oldu. Merkez Bankası’nın net fonlaması haziranın ilk haftasında 688,7 milyar liraya ulaşmıştı. Bunun yanı sıra M2 para arzı da hızlı yükseliyor. Yine Merkez Bankası haftalık verilerine göre 7 Temmuz itibariyle M2 para arzı 10,9 trilyon liraya ulaştı. Mayıs sonunda 9,4 trilyon lira, haziran başı ise 9,5 milyar lira seviyesindeydi. Bu sadece bir ayda yüzde 15’in üzerinde bir artışa işaret ediyor.

2- TL MEVDUAT FAİZLERİ % 30’UN ALTINA İNDİ

Merkez Bankası’nın TL mevduat oranı, TL mevduat dönüşüm hedefleri nedeniyle bahar aylarında yüzde 50’lere dayanan TL mevduat faizleri hem regülasyonların gevşemesi hem de Merkez Bankası faiz artırımı sonrasında gerilemeye başladı. Bir dönem yüksek faizleri ve kurlardaki sabit seyir nedeniyle öne çıkan TL mevduat cazibesini yitirmiş gibi görünüyor. Bankacılık sektörü kaynaklarının verdiği bilgiye göre bu hafta TL mevduat faizleri yüzde 30’un altına indi. Haziran başında yüzde 40-42 seviyeleri konuşuluyor hatta yüksek meblağlı tasarrufl ara ise yüzde 50’nin üzerinde mevduat faizi uygulanıyordu. Bankacılık sektörü kaynakları sektörün kredi tarafındaki regülasyonlarda bir değişim olmadığı için kredi arzında düşük iştahın sürdüğünü bu nedenle de mevduat ihtiyacı bulunmadığına da işaret etti. Önümüzdeki dönemde TL mevduat faizinde düşüşün sürmesini bekleyen kaynaklar bu durumun da tasarruf sahiplerini dövize yönelttiğine vurgu yaptı.

3- KKM DÖNÜŞLERİ DÖVİZE GİTTİ

Bankacılık sektörü kaynakları Merkez Bankası’nın sıkılaşan regülasyonları nedeniyle nisan mayıs gibi yüzde 40-50 faizle yapılan kur korumalı mevduat hesaplarının vade sonlarının bugünlerde yaşandığını söyleyerek kurda o dönemden beri gelin hareketlerin ve düşen faizlerin mevduat sahiplerinin KKM yenilememesi sonucunu doğurduğunu vurguladı. Kaynaklar, KKM’nin şu an cazibesinin azaldığını şöyle anlattı: “Yıllık yüzde 42 faizden bile yatırımcı tasarrufunu kur korumalı mevduata geçirse dolar 29-30 seviyesini aştığında kur farkı geliri almaya başlayacak. Dolar zaten 29- 30’un üzerine çıkacaksa niye tasarrufunu 3 ay vadeli KKM’ye bağlasın. Bunun yerine dolar alıp manevra imkanına da sahip olur. Bunun yanı sıra altın da yeniden gözde yatırım aracı olarak öne çıkmaya başladı.” Bunun yanı sıra bankacılık sektörü kaynağı borsanın da kar realizasyonları sonrasında yüksek enfl asyon ortamında tasarruf sahiplerinin yeniden ilgi duyacağı yatırım aracı olarak öne çıkmasını beklediğini söyledi.

MB bugün faiz kararını açıklıyor

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu bugün politika faizi kararını açıklayacak. Haziran ayı toplantısında politika faizini 6,5 puan artırarak yüzde 15’e çeken Merkez Bankası’ndan anketlerdeki beklenti politika faizini yüzde 20’ye çıkarması yönünde. Ancak anketler her ne kadar 5 puanlık artışa işaret etse de son günlerde piyasanın politika faizinde artış beklentisi 2-3 puana kadar gerilemiş durumda. Bu beklentideki kötüleşmenin de döviz kurlarına etki ettiğini belirten bankacılık sektörü kaynakları beklentinin altında faiz artışının yine kurlarda sert hareketlere yol açabileceğini vurguladı. Anadolu Ajansı yabancı ekonomistlerin de PPK’dan 5 puanlık artış beklentisinde olduğunu yazdı. Societe Generale Baş Orta-Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika (CEEMEA) Stratejisti Marek Drimal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TCMB’nin, 5 puanlık artırımla politika faizini yüzde 20’ye çıkaracağı öngörüsünde bulundu. Drimal, “TL’de son dönemdeki değer kaybının ekonomideki maliyet baskılarını artırması ve enf asyondaki düşüş sürecini yavaşlatması bekleniyor. Ağustos ayındaki toplantıda politika faizi yüzde 25’e çıkabilir” dedi. Commerzbank Gelişmekte Olan Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Tatha Ghose de politika faizinin 5 puan artırılacağı öngörüsünde bulundu.

Ekonomi/ Şebnem Turhan

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler