Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Para Politikası

Merkez bankaları sahnede: Küresel piyasalar %5 faiz sınavına giriyor

Fed, BoE ve BoJ kararları öncesinde tahvil faizleri %5 tehlike bölgesinde. Piyasalar yüksek faizlerin boğa piyasasını bitirip bitirmeyeceğini tartışıyor.

14 Eylül 2026

Merkez bankaları sahnede: Küresel piyasalar %5 faiz sınavına giriyor

Küresel hisse piyasaları petrolün 100 doların üzerine çıkmasına, tahvil faizlerinin %5 tehlike bölgesine yaklaşmasına ve merkez bankalarında yeni bir sıkılaşma döngüsü beklentisine rağmen zirvelere yakın seyrediyor. Bu hafta Fed, İngiltere Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası kararları piyasaların yönü açısından kritik olacak. Yatırımcıların önündeki temel soru ise yüksek sermaye maliyetlerinin boğa piyasasını sona mı erdireceği, yoksa yalnızca piyasa içinde büyük bir rotasyona mı yol açacağı.

Piyasalar endişe duvarını tırmanıyor

Küresel piyasaların karşı karşıya olduğu risklerin sayısı artıyor ancak yatırımcıların bardağı hâlâ yarı dolu gördüğü anlaşılıyor.

MSCI Dünya Endeksi, ekonomik, siyasi ve finansal cephede artan risklere rağmen ağustos ayında gördüğü zirvenin yüzde 2’den daha az altında bulunuyor.

Ancak piyasaların önündeki engeller giderek büyüyor.

Tahvil faizleri yüzde 5 seviyesindeki “tehlike bölgesine” yaklaşırken petrol 100 doların üzerinde. Yapay zekâ (YZ) sektörüne ilişkin endişeler artıyor ve dünyanın önde gelen merkez bankalarında yeni bir faiz artırımı döngüsünün başlaması ihtimali güçleniyor.

Buna rağmen hisse piyasaları şimdilik direniyor.

Haftanın kritik kararı Fed’den

Bu haftanın en önemli gündem maddesi merkez bankaları olacak.

Fed’in çarşamba günü açıklayacağı faiz kararı, yalnızca para politikası açısından değil, ABD Başkanı Donald Trump ile yeni Fed Başkanı Kevin Warsh arasındaki ilişkinin geleceği açısından da belirleyici olabilir.

Trump, selefi Jay Powell’ı faizleri istediği kadar hızlı düşürmediği gerekçesiyle defalarca eleştirmiş ve ardından Warsh’ı Fed başkanlığına aday göstermişti.

Ancak göreve yeni başlayan Warsh şu ana kadar Beyaz Saray’ın düşük faiz talebine uyacağı yönünde bir işaret vermedi. Fed’in bağımsızlığını ve finans piyasalarındaki kredibilitesini korumaya kararlı görünüyor.

Warsh’ın Jackson Hole toplantısındaki şahin açıklamaları, beklentilerin üzerinde gelen enflasyon ve güçlü istihdam verileri sonrasında Fed’in bu hafta 25 baz puanlık faiz artırımı yapması daha olası hale geldi.

İngiltere bekleyecek, Japonya artırabilir

Fed, bu hafta piyasaların izleyeceği tek merkez bankası değil.

İngiltere Merkez Bankası (BoE) perşembe, Japonya Merkez Bankası (BoJ) ise cuma günü faiz kararını açıklayacak.

BoE’nin bu toplantıda faizi değiştirmemesi bekleniyor. Ancak bu bekleme dönemi uzun sürmeyebilir.

Enflasyonun hedefin üzerinde kalması ve ekonomik verilerin beklentilerden güçlü gelmesi nedeniyle önümüzdeki 12 ay için dört faiz artırımı fiyatlanıyor.

Japonya’da ise BoJ’un, zayıf yenin desteklenmesi amacıyla faiz artıracağı tahmin ediliyor.

Japonya’da politika faizinin yalnızca yüzde 1 seviyesinde olması, yenin tarihi ölçekte zayıflamasının nedenlerinden biri olarak görülüyor.

Sermayenin maliyeti yükseliyor

Hisse piyasaları açısından asıl büyük tehdit, yalnızca politika faizlerindeki artış değil, bütün dünyada yükselen tahvil getirileri.

Yatırımcıların birkaç ay öncesine kadar tartıştığı faiz indirimleri yerini yeni bir sıkılaşma döngüsüne bırakıyor.

Bunun dört önemli sonucu bulunuyor.

Yüksek faizler şirketlerin borçlanma maliyetini artırıyor, gelecekte elde edilmesi beklenen şirket kârlarının bugünkü değerini düşürüyor, hükümetlerin borçlanma maliyetini yükseltiyor ve tahvilleri hisse senetlerine karşı daha cazip bir yatırım alternatifi haline getiriyor.

Küresel yatırımcılar böylece yaklaşık 15 yıl süren sıfıra yakın faiz ve tahvil getirileri döneminden tamamen farklı bir rejime giriyor.

Şirket kârları piyasayı kurtarabilir mi?

İyimser senaryonun temel dayanağı şirket kârları.

Kârların yıllık yaklaşık yüzde 20 büyümeye devam etmesi bekleniyor.

Güçlü kâr artışı sayesinde ortalama fiyat/kazanç oranı da yakın dönemdeki zirvesinin yüzde 16 altına gerilemiş durumda.

Bu nedenle yüksek faizler mutlaka büyük bir piyasa düzeltmesine yol açmak zorunda olmayabilir.

Bunun yerine yatırımcıların portföylerini yeniden düzenlediği geniş çaplı bir rotasyon yaşanabilir.

Büyümeden değere, ABD’den diğer piyasalara

Yeni faiz rejimi yatırımcı tercihlerinde önemli değişikliklere yol açabilir.

Para, yüksek büyüme beklentisine sahip pahalı şirketlerden daha ucuz değer hisselerine; ABD piyasalarından diğer ülkelere; büyük şirketlerden küçük ve orta ölçekli şirketlere kayabilir.

YZ sektörünün kendi içinde bile benzer bir rotasyon mümkün.

Son dönemin büyük kazananları olan yarı iletken şirketlerinden çıkacak paranın, YZ teknolojisinden faydalanacak ancak henüz yüksek beklentiler nedeniyle pahalı hale gelmemiş şirketlere yönelmesi olası görülüyor.

Bu senaryoda boğa piyasası sona ermeyecek, yalnızca liderleri değişecek.

Ya rotasyon değil, düzeltme gelirse?

Karamsar senaryo ise çok daha basit bir tarihsel gözleme dayanıyor:

Geçmişte birçok boğa piyasasını sona erdiren temel faktör sermaye maliyetindeki yükseliş oldu.

Borçlanma maliyetlerinin belirli bir seviyenin üzerine çıkması şirket yatırımlarını, tüketimi ve finansal varlıkların değerlemelerini aynı anda baskılayabiliyor.

Tahvil getirilerinin yüzde 5 civarında kalıcı hale gelmesi halinde hisse piyasalarının mevcut yüksek değerlemelerini koruması da giderek zorlaşabilir.

Bu nedenle yatırımcıların önündeki soru artık faizlerin yükselip yükselmeyeceği değil, piyasaların ne kadar yüksek faize dayanabileceği.

Geleneksel olarak finans piyasalarının daha zorlu dönemlerinden biri olan sonbahara girilirken iki senaryo yarışıyor: Güçlü şirket kârları yüksek faizlerin etkisini absorbe ederek boğa piyasasının devamını sağlayacak ya da yükselen sermaye maliyeti sonunda uzun süren ralliyi kıracak.

Bu haftaki Fed, BoE ve BoJ kararları, bu sorunun cevabını belirleyecek sürecin en önemli dönemeçlerinden biri olabilir.

Fidelity International

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş