Fed’de kritik hafta: Warsh ile Trump faiz konusunda karşı karşıya
Piyasalar Fed’in faiz artırmasına yaklaşık %90 olasılık verirken Warsh ile düşük faiz isteyen Trump karşı karşıya. Fed’in kredibilitesi de sınavda.
14 Eylül 2026

ABD’de inatçı enflasyon, Fed Başkanı Kevin Warsh ile Başkan Donald Trump’ı faiz konusunda karşı karşıya getiriyor. Piyasalar Fed’in çarşamba günü üç yıl aradan sonra ilk kez faiz artırmasına yaklaşık yüzde 90 olasılık verirken, Trump ABD’nin “dünyanın en düşük faizine” sahip olması gerektiğini savunuyor. Ekonomistlere göre Fed’in önündeki mesele artık yalnızca enflasyon değil, kurumun kredibilitesi.
Piyasalar faiz artırımını fiyatlıyor
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu haftaki toplantısı, para politikasının yanı sıra merkez bankasının siyasi bağımsızlığı açısından da kritik bir sınava dönüşüyor.
Piyasalar, Fed’in çarşamba günü faiz artırmasına hazırlanıyor. Böyle bir karar, ABD’de üç yıl sonra gerçekleştirilecek ilk faiz artırımı olacak.
Yatırımcıların faiz artırımı beklentisi geçen haftanın başında yaklaşık yüzde 50 seviyesindeyken, cuma günü açıklanan enflasyon verilerinin ardından yüzde 90’a yaklaştı.
Fed Başkanı Kevin Warsh’ın geçen ay Jackson Hole toplantısında verdiği mesajlar da bu beklentiyi güçlendirmişti.
Warsh, fiyat artışlarının “daha endişe verici” hale geldiğini ve enflasyon kısa sürede soğumazsa Fed’in “yapması gereken işler” bulunduğunu söylemişti.
Enflasyon yüzde 3,4’te takılı kaldı
Cuma günü açıklanan veriler Warsh’ın görmek istediği iyileşmenin henüz gerçekleşmediğini gösterdi.
ABD’de yıllık tüketici enflasyonu ağustosta yüzde 3,4 ile temmuz seviyesinde kaldı.
2026 boyunca yüksek seyreden enflasyonda enerji fiyatları önemli rol oynuyor. İran savaşı nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının ekonominin diğer alanlarına yansıması fiyat baskılarını artırıyor.
Son olarak Husilerin Suudi Arabistan’ın enerji altyapısına yönelik saldırıları arz endişelerini yeniden güçlendirirken Brent petrol 100 doların üzerine çıktı ve mayıstan bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı.
ABD’de dizel fiyatları ise cuma günü ilk kez galon başına 6 doların üzerine çıktı.
JPMorgan: Fed’in kredibilitesi tehlikede
Son enflasyon verilerinin ardından birçok büyük Wall Street bankası Fed tahminlerini “faiz sabit kalacak”tan “faiz artırılacak” yönüne çevirdi.
JPMorgan’dan Michael Feroli’ye göre Warsh’ın enflasyona tolerans göstermeyeceği yönündeki sert mesajları, Fed’in artık bu sözleri bir politika adımıyla desteklemesini gerektiriyor.
Feroli, aksi halde kurumun kredibilitesinin zarar görebileceğini savundu.
Goldman Sachs’tan David Mericle de Fed’in piyasanın neredeyse tamamen fiyatladığı faiz artırımını gerçekleştirmemesinin yaratacağı piyasa tepkisinden çekinebileceğini belirtti.
Mericle’e göre ağustos TÜFE verisi alarm verici değildi, ancak Warsh’ın faiz artırımından vazgeçmek için ihtiyaç duyduğu ölçüde iyi de değildi.
Eski Fed Başkan Yardımcısı Roger Ferguson da mevcut veriler ışığında Fed’in bu hafta harekete geçmesinin artık “çok daha yüksek olasılık” olduğunu söyledi.
Trump: Dünyanın en düşük faizine sahip olmalıyız
Sorun, Fed’in faiz artırma ihtimalinin ara seçimlere yalnızca birkaç hafta kala güçlenmesi.
Trump pazar günü ABD’nin “dünyanın en düşük faiz oranına” sahip olması gerektiği görüşünü yineledi.
Trump’ın Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett de faiz artırımı halinde Başkan’ın “pek mutlu olmayacağını” söyledi.
Hassett ayrıca bağımsız bir Fed’in seçimlerden uzak durması gerektiğini savundu.
Trump daha önce Warsh’ın selefi Jay Powell’ı faizleri yeterince hızlı düşürmediği gerekçesiyle sert biçimde eleştirmişti.
Şimdi ise göreve gelmesinin üzerinden yalnızca dört ay geçen Warsh, kendisini aday gösteren Başkan ile karşı karşıya gelme riski taşıyor.
Ara seçimlere yedi hafta kala faiz artışı
Kasım ayındaki ara seçimler Kongre’nin kontrolünü belirleyecek. Dolayısıyla seçimlere yaklaşık yedi hafta kala gelecek bir faiz artırımı Beyaz Saray açısından siyasi açıdan son derece hassas olacak.
Trump, Warsh’ın faiz konusunda “doğru olanı yapmak istediğini” ancak “siyasi” ve “düşmanca” davranan Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) buna engel olabileceğini söyledi.
Bu ifade, Trump’ın olası bir faiz artırımından doğrudan Warsh’ı sorumlu tutmayabileceğine işaret ediyor.
Ancak faiz artışı yine de konut kredilerinden şirket finansmanına kadar ekonomide borçlanma maliyetlerini yükselteceği için seçim öncesinde Beyaz Saray’ın istemediği bir gelişme olacak.
Warsh çoğunluğun arkasına mı geçecek?
EY Parthenon Baş Ekonomisti Gregory Daco’ya göre Fed’in kararında seçim takviminin rol oynamaması gerekiyor.
Daco, Fed üyelerinin çoğunluğunun dezenflasyon sürecinin hızını yetersiz bulacağını ve faiz artırımını destekleyeceğini tahmin ediyor.
Bu durumda Warsh’ın da FOMC çoğunluğuyla birlikte hareket ederek faiz artırımına oy vermesi bekleniyor.
Fed böylece çarşamba günü yalnızca enflasyon konusunda değil, siyasi baskı karşısındaki bağımsızlığı konusunda da önemli bir sınav verecek.
Piyasanın faiz artırımını yaklaşık yüzde 90 oranında fiyatlamış olması ise Fed’in hareket alanını daha da daraltıyor. Faizi artırmak Trump ile gerilimi büyütebilir; artırmamak ise Warsh’ın son haftalardaki enflasyon mesajlarını ve Fed’in kredibilitesini sorgulatabilir.
FT
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



