Hürmüz Boğazı'nda savaş tırmanıyor: Konteyner gemisi battı, petrol fiyatlarında yeni yükseliş endişesi
Hürmüz'de konteyner gemisi batarken petrol sevkiyatı yüzde 40 azaldı. Brent 106 doları aştı, IEA dizel arzı için 2027 uyarısı yaptı.
15 Ekim 2026

İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere yönelik saldırıları şiddetleniyor. Singapur bayraklı bir konteyner gemisi vurularak batarken, bir başka gemi de hasar aldı. Ekim ayında saldırıya uğrayan gemi sayısı 20'yi aştı. Hürmüz'den petrol sevkiyatı savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 40 altına gerilerken, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) dizel piyasasındaki sıkışıklığın 2027 yılına kadar sürebileceği uyarısında bulundu. Ünlü yatırımcı Paul Tudor Jones ise petrol fiyatlarında 20-25 dolarlık yeni bir yükseliş bekliyor.
Hürmüz'de konteyner gemisi battı: 21 mürettebat kurtarıldı
İran savaşı küresel enerji ticareti ve deniz taşımacılığı üzerindeki baskısını artırırken, Hürmüz Boğazı'nda yeni saldırılar yaşandı.
Singapur bayraklı GFS Pride adlı konteyner gemisi, çarşamba günü kimliği belirlenemeyen bir mühimmatın isabet etmesinin ardından alev alarak battı.
Singapur Denizcilik ve Liman İdaresi'nin açıklamasına göre gemide bulunan 21 mürettebat güvenli şekilde tahliye edildi. Olayda yaralanan olmadı.
Singapur makamları saldırıyı sert ifadelerle kınayarak, ticari gemilerin hedef alınmasının uluslararası hukukun ihlali olduğunu belirtti.
Pakistan denizcilik yetkilileri ise geminin batmasının ardından konteynerlerin deniz yüzeyinde sürüklendiği uyarısında bulundu. Bölgedeki diğer gemilere seyir güvenliği konusunda dikkatli olmaları çağrısı yapıldı.
Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü'ne (IMO) göre GFS Pride, İran savaşının başlamasından bu yana batan üçüncü ticari gemi oldu.
İkinci Singapur gemisi de vuruldu
Aynı gün Singapur bayraklı GFS Giselle adlı başka bir konteyner gemisi de kimliği belirlenemeyen bir mühimmatın isabet etmesi sonucu hasar gördü.
Geminin gövdesinde meydana gelen hasara rağmen güvenli bir demirleme bölgesine ulaştığı, mürettebattan yaralanan olmadığı açıklandı.
İran Devrim Muhafızları ise devlet haber ajansı Tasnim aracılığıyla yaptığı açıklamada, bir konteyner gemisinin deniz mayınına çarptıktan sonra patlayarak battığını ileri sürdü.
Ancak deniz güvenliği şirketi Marisks, GFS Pride'ın bir mayına çarparak battığını doğrulayan bağımsız kanıt bulunmadığını bildirdi.
Marisks'e göre İran'ın açıklamaları, Hürmüz Boğazı'nda korku ve belirsizliği artırarak ticari gemilerin bölgeden geçişini caydırmayı amaçlayan psikolojik operasyonların bir parçası olabilir.
Ekim ayında 20'den fazla gemiye saldırı
İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi'nin (UKMTO) olay raporlarına göre ekim ayında Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ve Umman Körfezi'nde 20'den fazla ticari gemi saldırıya uğradı.
Saldırıların büyük bölümü petrol tankerlerini hedef aldı.
IMO verilerine göre bu ay yaşanan saldırılarda iki denizci kaybolurken, bir düzineden fazla kişi yaralandı.
İran'ın son haftalarda saldırılarını artırmasının, ABD donanmasının eskortları sayesinde yeniden yükselmeye başlayan petrol sevkiyatını engellemeyi amaçladığı değerlendiriliyor.
Eylül ayında Hürmüz Boğazı'ndan gerçekleştirilen ham petrol ihracatı savaş öncesi seviyelere yaklaşmıştı. Ancak son saldırılar nedeniyle sevkiyat hacmi yeniden sert biçimde geriledi.
Hürmüz'den petrol sevkiyatı yüzde 40 azaldı
Enerji veri şirketi Kpler'in verileri, küresel petrol arzındaki sıkışıklığın boyutlarını ortaya koyuyor.
12 Ekim'de sona eren haftada Hürmüz Boğazı'ndan gerçekleştirilen ham petrol ihracatı günlük ortalama 8,5 milyon varil seviyesinde kaldı.
Bu miktar, İran savaşı öncesindeki normal seviyelerin yaklaşık yüzde 40 altında bulunuyor.
Umman Körfezi ve Kızıldeniz'e uzanan boru hatları da dahil edildiğinde Orta Doğu'dan yapılan toplam petrol sevkiyatı günlük 14 milyon varile ulaştı. Bu rakam da savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 20 altında.
Veriler, günlük petrol akışının son derece oynak olduğunu gösteriyor.
Saldırıların yoğunluğu, askeri eskortların kullanılabilirliği ve gemi işletmecilerinin güvenlik değerlendirmeleri, sevkiyat hacimlerinde sert dalgalanmalara neden oluyor.
Brent petrol 106 doları aştı
Hürmüz'deki saldırılar ve Suudi Arabistan'dan gelen yeni güvenlik haberleri, petrol fiyatlarını destekledi.
Çarşamba günkü işlemlerde Brent petrolün vadeli fiyatı 37 sent artarak varil başına 106,06 dolardan kapandı.
ABD Batı Teksas tipi ham petrolü (WTI) ise 95 sent yükselerek 95,09 dolara ulaştı.
Piyasalar, Hürmüz'deki sevkiyat kayıplarının yanı sıra IEA'nın yayımladığı ekim ayı petrol piyasası raporunu da değerlendirdi.
IEA: Dizel piyasasındaki sıkışıklık 2027'ye uzanabilir
Uluslararası Enerji Ajansı, ekim ayı Petrol Piyasası Raporu'nda küresel dizel arzındaki kısıtların 2027 yılı boyunca devam edebileceği uyarısında bulundu.
IEA'ya göre özellikle Orta Doğu'daki enerji altyapısına yönelik yeni saldırılar, küresel petrol arzında beklenen toparlanmayı sekteye uğratabilir.
Dizel piyasasındaki sıkışıklık, ham petrol fiyatlarındaki artıştan daha geniş ekonomik sonuçlar doğurma potansiyeline sahip.
Dizel yakıtın taşımacılık, tarım, sanayi ve lojistik faaliyetlerinde yoğun biçimde kullanılması nedeniyle arz sorunları üretim maliyetlerini ve tüketici fiyatlarını artırabilir.
Bu durum, enerji kaynaklı enflasyon baskısının 2027 yılına taşınması riskini gündeme getiriyor.
Suudi Aramco tesisine saldırı: Husilerle çatışmalar şiddetleniyor
Suudi Arabistan ile İran destekli Husiler arasındaki çatışmalar da tırmanıyor.
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, ülkenin doğusundaki Dahran kentinde bulunan Saudi Aramco'ya ait bir idari binanın gece saatlerinde saldırıya uğradığını açıkladı.
Saldırıda yaralanan olmadığı bildirildi.
Bu gelişme, Husilerin son bir haftada Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a düzenlediği saldırıların ardından geldi.
Riyad Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırılardan birinde can kaybı yaşanmıştı.
Al Jazeera'nin haberine göre Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon da Yemen'deki Husi kontrolündeki enerji terminallerini ve yakıt depolarını hedef aldı.
Koalisyon sözcüsü, operasyonlar sırasında sivillere yönelik zararları önlemek için tedbirler alındığını savundu.
Böylece İran savaşıyla bağlantılı bölgesel çatışmaların enerji altyapısı üzerindeki etkisi daha da belirginleşti.
ABD ve İran arasında Hürmüz restleşmesi
Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda Washington ile Tahran arasındaki açıklamalar da sertleşti.
İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı, boğazın İran'ın kontrolünde olduğunu ve bölgeye yaklaşan ABD savaş gemilerinin batırılacağını ileri sürdü.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise bu iddiayı reddetti.
CENTCOM, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada İran Devrim Muhafızları'nın deniz kuvvetleri komutanını hedef alarak, "Komutanın bir donanması yok" ifadesini kullandı.
ABD komutanlığı, Hürmüz Boğazı'nın Amerikan kuvvetleri ve bölgesel ortaklarının kontrolünde olduğunu savundu.
Karşılıklı açıklamalar, bölgedeki askeri gerilimin yüksek seviyelerde devam ettiğini gösteriyor.
Paul Tudor Jones: Petrol 20-25 dolar daha yükselebilir
Ünlü hedge fon yöneticisi ve emtia yatırımcısı Paul Tudor Jones, İran savaşının petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgasını tetikleyebileceğini söyledi.
CNBC'nin Squawk Box programında konuşan Tudor Investment'ın kurucusu, petrol piyasasında yükseliş beklentisiyle pozisyon aldığını açıkladı.
Jones, petrol fiyatlarının mevcut seviyelerden 20-25 dolar daha yükselebileceğini öngördü.
Brent petrolün 106 dolar civarında işlem gördüğü dikkate alındığında, bu senaryo fiyatların yaklaşık 126-131 dolar aralığına ulaşması anlamına geliyor.
Jones ayrıca ABD ara seçimleri öncesinde İran savaşında gerilimi azaltacak bir gelişme yaşanma ihtimaline ilişkin kötümserliğini dile getirdi.
Ünlü yatırımcı, gerilimi azaltacak bir çözüm mümkün olsaydı bunun seçimlerden önce gerçekleşmiş olacağını savundu.
Küresel ekonomi için yeni enerji şoku riski
Hürmüz Boğazı'ndaki son gelişmeler, küresel enerji piyasalarının savaşın etkilerinden henüz kurtulamadığını ortaya koyuyor.
ABD donanmasının eskortları sayesinde eylül ayında toparlanan petrol sevkiyatı, ticari gemilere yönelik saldırıların yoğunlaşmasıyla yeniden gerilemeye başladı.
Aynı zamanda Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırılar ve Yemen'deki çatışmalar, arz güvenliğine ilişkin riskleri artırıyor.
Petrol fiyatlarının yüksek kalması, başta ABD ve Avrupa olmak üzere enerji ithalatçısı ekonomilerde enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir.
Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ülkeler açısından ise yüksek petrol fiyatları cari açık, enflasyon ve döviz ihtiyacı üzerinde ilave baskı yaratma potansiyeli taşıyor.
Piyasaların önümüzdeki dönemde izleyeceği temel göstergeler, Hürmüz'den geçen petrol miktarı, ticari gemilere yönelik saldırıların seyri ve bölgedeki enerji altyapısının güvenliği olacak.
CNBC
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




