Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Altın, Petrol ve Emtia

Ünlü fon yöneticisi Paul Tudor Jones'tan petrol uyarısı: Fiyatlar 25 dolar daha yükselebilir

Ünlü fon yöneticisi Paul Tudor Jones, İran savaşı nedeniyle petrolün 25 dolar daha yükselebileceğini söyledi. Goldman Sachs küresel motorin arzındaki sıkışıklığa dikkat çekti.

14 Ekim 2026

Ünlü fon yöneticisi Paul Tudor Jones'tan petrol uyarısı: Fiyatlar 25 dolar daha yükselebilir

Dünyaca ünlü hedge fon yöneticisi Paul Tudor Jones, ABD-İran savaşının petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgasını tetikleyebileceğini söyledi. Jones, petrolün varil başına 20-25 dolar daha pahalanabileceğini öngörürken, böyle bir senaryonun hisse senedi piyasalarını sert biçimde olumsuz etkileyeceği uyarısında bulundu. Goldman Sachs ise Rusya'dan gelecek ilave motorin arzının küresel yakıt sıkıntısını gidermeye yetmeyeceğini belirtti. Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a düzenlediği saldırı da enerji piyasalarındaki jeopolitik riskleri artırıyor.

Paul Tudor Jones: Petrolde yükseliş henüz bitmedi

Dünyanın en tanınmış hedge fon yöneticilerinden ve emtia yatırımcılarından Paul Tudor Jones, ABD ile İran arasındaki savaşın petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıyabileceğini söyledi.

Tudor Investment'ın kurucusu ve yatırım direktörü Jones, CNBC'nin Squawk Box programında yaptığı açıklamada, petrol piyasasında yükseliş beklentisiyle pozisyon aldığını belirtti.

Jones, “Petrolde uzun pozisyondayım. Petrol konusunda iyimserim. Fiyatların 20 veya 25 dolar daha yükselebileceğini düşünüyorum” dedi.

Ünlü yatırımcı, ABD'deki ara seçimlerden önce İran savaşında diplomatik bir çözüm beklemediğini de ifade etti.

“Durumu iyileştirecek bir gelişme yaşanacak olsaydı, ara seçimlerden önce çoktan gerçekleşmiş olurdu” değerlendirmesinde bulundu.

Jones'un tahmininin gerçekleşmesi halinde ABD ham petrol fiyatları, 2026 yılında daha önce ulaşılan zirve seviyeleri yeniden test edebilir.

Salı sabahı yaklaşık 92,50 dolardan işlem gören Batı Teksas tipi ham petrolün (WTI) fiyatına 20-25 dolarlık artış eklenmesi, varil başına 112,50-117,50 dolar aralığına işaret ediyor.

Bu seviyeler, WTI'ın yıl içinde gördüğü yaklaşık 113 dolarlık en yüksek kapanış fiyatının da aşılabileceği anlamına geliyor.

“Borsalar böyle bir yükselişten hiç hoşlanmaz”

Paul Tudor Jones, petrol fiyatlarında yeni bir sıçramanın hisse senedi piyasaları üzerinde ciddi baskı yaratabileceğini söyledi.

Jones'a göre petrolün varil başına 20-25 dolar daha pahalanması, şirketlerin maliyetlerini artırırken enflasyon endişelerini yeniden güçlendirebilir.

Ünlü fon yöneticisi, böyle bir gelişmenin hisse senedi piyasaları tarafından son derece olumsuz karşılanacağını belirtti.

Bununla birlikte ABD borsaları, savaşın ilk aylarında petrol fiyatlarındaki sert yükselişe beklenenden daha dayanıklı bir performans göstermişti.

ABD-İran savaşının 28 Şubat'ta başlamasının ardından petrol fiyatları hızla yükselirken, S&P 500 endeksinin mart sonundaki dip seviyesine kadar yaşadığı kayıp yüzde 7'nin biraz üzerinde kalmıştı.

Bu düşüş, bazı analistlerin petrol şokunun büyüklüğüne dayanarak öngördüğü kayıplardan daha sınırlı gerçekleşmişti.

Jones ise yeni bir enerji fiyatı şokunun hisse senetleri açısından daha zorlu sonuçlar doğurabileceği görüşünde.

Petrol fiyatları savaş boyunca sert dalgalandı

ABD-İran savaşının başlamasıyla birlikte petrol piyasalarında büyük fiyat hareketleri yaşandı.

Mart ayında hızla yükselen ABD ham petrol fiyatları, nisan başında yılın zirvesine ulaştı.

Ancak haziran ayında fiyatlar yeniden gerileyerek varil başına 70 doların altına indi.

Temmuz ayından itibaren Ortadoğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi ve küresel petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın durumuna ilişkin belirsizlikler, fiyatları tekrar yükselişe geçirdi.

WTI petrol eylül ayında yaklaşık 106 dolara kadar çıktıktan sonra bir miktar geriledi.

Buna rağmen piyasalar, İran savaşı ve bölgedeki diğer çatışmalar nedeniyle arz kesintisi riskini fiyatlamayı sürdürüyor.

Özellikle Hürmüz Boğazı'ndan petrol ve petrol ürünleri sevkiyatının ne ölçüde güvenli biçimde yapılabileceği, enerji piyasalarının temel belirsizliklerinden biri olmaya devam ediyor.

Jones: Trump seçimlerden sonra barış arayabilir

Paul Tudor Jones, ABD Başkanı Donald Trump'ın kasım ayındaki ara seçimlerin ardından İran savaşını sona erdirmek için diplomatik girişimlerde bulunabileceğini düşünüyor.

Jones, seçim öncesinde bir anlaşmaya varılması ihtimalini düşük gördüğünü belirtirken, mevcut durumun uzun vadede sürdürülebilir olmadığına dikkat çekti.

“Başkanın seçim sonrasına ilişkin bir planı olduğunu varsayıyorum” diyen Jones, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir planı olduğunu düşünüyorum çünkü şu anda yaşananların sürdürülemez olduğu açık. Bunun uzun vadede devam edebileceğini sanmıyorum.”

Jones'un değerlendirmesi, petrol fiyatlarının seyrinde yalnızca askeri gelişmelerin değil, Washington'ın seçim sonrasındaki dış politika tercihlerinin de belirleyici olabileceğine işaret ediyor.

Ancak Trump yönetiminin seçimlerden sonra nasıl bir diplomatik yol izleyeceğine ilişkin kesinleşmiş bir plan açıklanmış değil.

2027'de Wall Street'i başka riskler de bekliyor

Jones'un hisse senedi piyasalarına ilişkin endişeleri petrol fiyatlarıyla sınırlı değil.

Ünlü yatırımcı, özellikle 2027 yılının ABD borsaları açısından zorlu geçebileceğini düşünüyor.

Jones'a göre büyük teknoloji şirketlerinin halka arzları, piyasadaki hisse senedi arzını artırarak mevcut yatırımcı talebini zorlayabilir.

Bu kapsamda Anthropic ve OpenAI gibi yüksek değerlemelere sahip teknoloji şirketlerinin olası halka arzlarına dikkat çekti.

Büyük ölçekli halka arzların yatırımcılardan önemli miktarda sermaye çekmesi, mevcut halka açık şirketlerin hisseleri üzerindeki talebi etkileyebilir.

Jones'un değerlendirmesi, enerji fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra sermaye piyasalarındaki arz-talep dengesinin de önümüzdeki yıl önem kazanabileceğini gösteriyor.

Petrol piyasasında karışık kapanış: Brent düştü, WTI yükseldi

Petrol fiyatları salı gününü farklı yönlerde tamamladı.

Uluslararası gösterge Brent petrolün vadeli işlem fiyatı 96 sent gerileyerek varil başına 105,69 dolardan kapandı.

ABD Batı Teksas tipi ham petrolü WTI ise 40 sent yükselerek 94,14 dolara çıktı.

Piyasalar bir yandan Rusya'dan gelebilecek ek motorin arzının etkilerini değerlendirirken, diğer yandan Suudi Arabistan ile İran destekli Husiler arasındaki çatışmanın genişlemesi ihtimalini izledi.

Rus motorinine yönelik bazı kısıtlamaların geçici olarak hafifletilmesi, küresel yakıt arzında kısmi rahatlama beklentisi yarattı.

Ancak enerji piyasası uzmanları, ilave arzın mevcut açığı kapatmaya yetmeyebileceği görüşünde.

Trump Rus motorinine yönelik kısıtlamaları gevşetme kararını savundu

ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada Rus motorininin küresel piyasalara girişini kolaylaştırmak amacıyla alınan geçici yaptırım gevşetme kararını savundu.

Karar, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle uygulanan yaptırımların etkisini zayıflatabileceği gerekçesiyle ABD Kongresi'ndeki her iki partiden de eleştiri aldı.

Trump ise Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin Rus enerji ürünlerine milyarlarca dolar harcadığını hatırlatarak Amerikan tüketicilerinin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini savundu.

Düzenlemenin Rusya'nın altı ay boyunca ABD ve küresel piyasalara motorin tedarik etmesine olanak sağlaması öngörülüyor.

Ancak bu kararın küresel yakıt fiyatlarını ne ölçüde düşürebileceği tartışmalı.

Goldman Sachs: Rus motorini fiyatları ancak sınırlı düşürür

Goldman Sachs, Rusya'dan gelecek ek motorin arzının küresel yakıt piyasasındaki sıkışıklığı önemli ölçüde hafifletmesinin beklenmediğini açıkladı.

Banka, yaklaşık 6 milyon varile karşılık gelen 800 bin tonluk ek Rus motorin arzının, ABD Körfez Kıyısı ve Avrupa'daki toptan motorin fiyatlarını varil başına yalnızca 1-2 dolar düşürebileceğini hesapladı.

Goldman Sachs'ın pazartesi günü yayımladığı değerlendirmeye göre Rusya'nın rafineri kapasitesinde yaşanan sorunlar, üretimin hızla artırılmasını güçleştiriyor.

Banka, Rus rafinerilerindeki devre dışı kapasitenin bir yıl öncesine göre günlük 3 milyon varil arttığını belirtti.

Bu durum, yaptırımların hafifletilmesine rağmen Rusya'nın kısa sürede büyük miktarda ek motorin ihraç etmesini sınırlayabilir.

Küresel motorin stoklarında alarm

Goldman Sachs'ın verileri, dünya motorin piyasasında arz sıkıntısının devam ettiğini gösteriyor.

Bankaya göre ABD'deki motorin stokları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 14 azaldı.

Çin'de izlenebilen motorin stoklarında ise yıllık yüzde 11 gerileme yaşandı.

Küresel motorin üretimi yedi aydır üst üste düşerken, deniz yoluyla yapılan motorin ihracatı da bir yıl öncesine göre günlük 1,4 milyon varil azaldı.

Bu, yaklaşık yüzde 20'lik bir gerilemeye karşılık geliyor.

Motorin piyasasındaki sıkışıklık, petrol fiyatlarının yanı sıra taşımacılık, sanayi üretimi ve tarım gibi sektörlerin enerji maliyetleri açısından da önem taşıyor.

Motorin arzındaki kesintilerin sürmesi, küresel enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturabilir.

Husilerin Riyad saldırısı jeopolitik riskleri artırdı

Petrol piyasalarındaki bir diğer önemli risk kaynağı, Yemen'deki İran destekli Husi güçleri ile Suudi Arabistan arasındaki çatışma.

Habere göre Husiler, cumartesi günü Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na saldırı düzenledi.

Saldırıda 12 kişinin hayatını kaybettiği, 300'den fazla kişinin de yaralandığı bildirildi.

Söz konusu saldırı, bölgedeki çatışmanın genişleyebileceğine ilişkin endişeleri artırdı.

Suudi Arabistan'ın dünyanın en büyük petrol üreticileri ve ihracatçıları arasında bulunması, ülkedeki güvenlik gelişmelerinin enerji piyasaları tarafından yakından izlenmesine neden oluyor.

Çatışmanın enerji altyapısına veya petrol sevkiyatına sıçraması halinde küresel arz üzerinde yeni baskılar oluşabilir.

Petrol fiyatlarının yönünü savaş ve arz kesintileri belirleyecek

Petrol piyasaları birbirine zıt iki gelişmenin etkisi altında bulunuyor.

Bir tarafta Rus motorinine yönelik kısıtlamaların gevşetilmesi, yakıt arzında sınırlı bir rahatlama ihtimali yaratıyor.

Diğer tarafta ABD-İran savaşı, Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik ve Suudi Arabistan-Husi çatışması fiyatları yukarı taşıyabilecek riskler oluşturuyor.

Goldman Sachs'ın değerlendirmesi, özellikle motorin piyasasında kısa vadeli arz artışlarının fiyatları kalıcı biçimde düşürmek için yeterli olmayabileceğine işaret ediyor.

Paul Tudor Jones ise bu ortamda petrol fiyatlarının 20-25 dolar daha yükselebileceğini düşünüyor.

Jones'un tahmini gerçekleşirse WTI petrol 115 dolar civarına yükselebilir ve 2026 yılındaki önceki zirvesini aşabilir. Böyle bir gelişme, küresel enflasyon beklentileri ve hisse senedi piyasaları açısından yeni bir risk oluşturabilir.

Bununla birlikte petrolün gelecekteki fiyatı, savaşın seyri, enerji sevkiyatının güvenliği, Rusya'nın ihracat kapasitesi ve ABD yönetiminin diplomatik adımları gibi çok sayıda belirsiz değişkene bağlı olmaya devam ediyor.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş