Sosyal Medya

Genel

MDYD Araştırması: Müşteri Deneyiminde Teknoloji Artıyor, İnsan Dokunuşu Kritik Kalıyor

Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD) tarafından yayımlanan “Müşteri Deneyimi Yönetimi 2025 Araştırması”, sektörün geleceğine ışık tutan çarpıcı verileri…

MDYD Araştırması: Müşteri Deneyiminde Teknoloji Artıyor, İnsan Dokunuşu Kritik Kalıyor

Müşteri Deneyimi Yönetimi ve Teknolojileri Derneği (MDYD) tarafından yayımlanan “Müşteri Deneyimi Yönetimi 2025 Araştırması”, sektörün geleceğine ışık tutan çarpıcı verileri ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, bugün 175 binin üzerinde istihdam sağlayan dev ekosistemde teknolojik dönüşüm ivme kazanıyor. Güncel verilerde yüzde 40 seviyesinde olan otomasyon ve yapay zekâ yatırımlarının, 2027 yılı itibarıyla yüzde 45 bandına ulaşacağı öngörülüyor.

Hizmet süreçlerinde dijitalleşme hızla artsa da MDYD Yönetim Kurulu Başkanı Banu Hızlı, teknolojinin ancak insan odaklı bir stratejiyle birleştiğinde gerçek bir verimlilik sağladığını vurguladı. Hızlı, yatırım ve tasarımların ötesindeki asıl gücün çalışanlar olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Teknoloji ve tasarım alanında yaptığımız tüm değerli yatırımlarla katma değere rağmen, müşterilerimizle kurduğumuz ilişkinin kalitesini belirleyen en kritik unsur insan. Müşterinin ilk izlenimi, son teması, bir sorunun çözümü ve daha pek çok durum, karar anındaki çalışanlarımızın dokunuşuyla şekilleniyor. Bu kritik dokunuş olmadan en estetik, en nazik, en teknolojik ve en kusursuz görünen müşteri deneyimi tasarımları bile, duygudan yoksun; müşterinin ne söylediğini hissedemeyen, hissetse bile bunu müşteriye hissettiremeyen tecrübelere dönüşüyor. Bu da doğal olarak müşterilerin markaya olan inancını zedeleyen kırılmalar yaratıyor.”

“Çalışanın Gücü Marka Algısını Değiştiriyor”

Personel yetkinliğinin ve çalışan memnuniyetinin müşteri sadakati üzerindeki doğrudan etkisine dikkat çeken Hızlı, kurumlara çalışanlarını güçlendirmeleri yönünde çağrıda bulundu. Geleneksel yaklaşımların dışına çıkılması gerektiğini ifade eden Hızlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yetkinliği gelişmemiş, değeri kendisine hissettirilmeyen, inisiyatifi kısıtlanan, görünürlüğü düşük ekiplerin, en mükemmel tasarlanmış deneyimi bile sıradanlaştırabiliyor. Tersi de mümkün elbette; güçlü hisseden bir çalışan, en zorlu durumlarda bile müşterinin markaya bakışını tamamen değiştirebiliyor.”

Banu Hızlı, değerlendirmesinin sonunda teknolojinin olmadığı bir hizmetin “kesintili ve zayıf” kalacağını, ancak insan faktörü dışlandığında ise ortaya çıkan sonucun “tekrara dayalı, duygusuz ve mekanik” bir yapıya bürüneceğinin altını çizdi.

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler