Sosyal Medya

Genel

FT: ABD’nin  İsrail Aşkı Bitti

ABD’de İsrail’e yönelik kamuoyu desteği son yıllarda belirgin şekilde zayıflarken, özellikle genç kuşaklar arasında Filistin’e yönelik sempati artıyor.

FT: ABD’nin  İsrail Aşkı Bitti

ABD’de İsrail’e yönelik kamuoyu desteği son yıllarda belirgin şekilde zayıflarken, özellikle genç kuşaklar arasında Filistin’e yönelik sempati artıyor. Bu değişimin arkasında hem İsrail’in politikaları hem de ABD iç siyasetindeki dönüşüm bulunuyor. Donald Trump döneminde dahi İsrail ile ABD arasında görüş ayrılıkları yaşanma ihtimali gündeme gelirken, Demokrat Parti içinde İsrail’e mesafe koyma eğilimi hız kazanıyor.


Rabin’den Netanyahu’ya: Değişen Algı

Bugün ABD’de 40 yaş altı kesime Yitzhak Rabin sorulduğunda, İsrail’in barış arayışını temsil eden bu lideri hatırlayanların sayısı oldukça sınırlı olacaktır. 1995 yılında bir İsrailli aşırılıkçı tarafından öldürülen Rabin’in ardından İsrail siyasetinde sağa kayış hızlanmış ve Benjamin Netanyahu dönemi başlamıştı.

Bu dönüşüm, ABD kamuoyundaki algının da değişmesine yol açtı. Geçmişte İsrail, Arap dünyasına karşı “David” olarak görülürken, bugün giderek daha fazla Amerikalı İsrail’i sert askeri politikalarla özdeşleştiriyor. Bu da genç kuşakların neden önceki nesillere kıyasla daha Filistin yanlısı bir tutum benimsediğini açıklıyor.


Kamuoyu Desteğinde Sert Düşüş

ABD’de İsrail’e yönelik olumsuz görüşler artık çoğunlukta. Pew araştırmasına göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 60’ı İsrail’e olumsuz bakıyor. Yaş grubu küçüldükçe bu oran daha da artıyor.

Son anketlere göre 18-29 yaş grubunun yaklaşık dörtte üçü Filistinlilere daha fazla sempati duyuyor. Bu tablo, yaşlı kuşakların yerini gençlerin almasıyla birlikte ABD’de İsrail karşıtı eğilimin daha da güçlenebileceğine işaret ediyor.

NYT: Körfez’de ‘Acı Reçete’: Para, İsrail Lobisini Yenmeye Yetmiyor mu?


Trump Döneminde Bile Çatlak Riski

İsrail ile ABD arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim hattının oluşması da ihtimal dahilinde görülüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile bir anlaşmaya varması durumunda, İsrail’in bu anlaşmaya karşı çıkması bekleniyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Trump üzerindeki etkisi, ABD kamuoyunda da tartışma konusu olmuş durumda. İsrail yanlısı gruplar bu tür değerlendirmeleri antisemitizm olarak nitelese de, bu yaklaşım giderek daha fazla eleştiri topluyor.


Demokrat Parti’de İsrail’e Mesafe Artıyor

ABD siyasetinde en dikkat çekici dönüşüm Demokrat Parti içinde yaşanıyor. Geçtiğimiz hafta Demokrat senatörlerin büyük çoğunluğu İsrail’e silah satışını engelleme yönünde oy kullandı.

Bir süre öncesine kadar ABD’nin en güçlü İsrail yanlısı lobilerinden American Israel Public Affairs Committee ile yakın ilişkiler kuran Demokratlar, artık bu tür finansal destekleri reddetme eğiliminde.

Parti içindeki başkan adayları da İsrail’den uzaklaşma yarışına girmiş durumda. Eski Chicago Belediye Başkanı Rahm Emanuel, ABD’nin İsrail’e sağladığı yıllık 3,8 milyar dolarlık yardımı kesme sözü vererek bu eğilimin en çarpıcı örneklerinden biri oldu.

Trump’tan Kritik İran Kararı: Ateşkes Süresiz Uzatıldı


“Çifte Sadakat” Tartışmaları ve Tepki

ABD’de İsrail politikaları etrafında yürüyen tartışmalar, “çifte sadakat” suçlamalarını da beraberinde getiriyor. İsrail ile yakın ilişkileri eleştirenler antisemitizmle suçlanırken, İsrail politikalarına karşı çıkan Yahudi siyasetçiler ise “sadakatsizlikle” itham edilebiliyor.

Bu çifte standart, özellikle Demokratlar arasında rahatsızlık yaratıyor. Uzmanlara göre antisemitizm suçlamalarının aşırı kullanımı, ABD kamuoyunda İsrail’e yönelik mesafenin daha da artmasına yol açıyor.


İran Politikası Yeni Gerilim Alanı Olabilir

ABD’nin İran ile yürüttüğü müzakereler, Washington-Tel Aviv hattındaki ilişkiler açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor. Trump yönetiminin hedefi, İran’ın nükleer faaliyetlerini süresiz olarak sınırlandırmak.

Ancak İsrail, İran’ın balistik füze programı ve bölgesel etkisi sınırlandırılmadan yapılacak bir anlaşmaya karşı çıkıyor. Bu da iki ülke arasında yeni bir gerilim ihtimalini güçlendiriyor.


Seçim Yılı ve Gelecek Perspektifi

Hem ABD hem de İsrail’in seçim sürecine girdiği bir dönemde, liderlerin politik hesapları ilişkilerin seyrini belirleyecek. Netanyahu’nun Trump’ın desteğini kaybetme riskini almak istemeyeceği düşünülürken, Trump’ın da İran’a yönelik doğrudan askeri müdahaleden kaçınabileceği belirtiliyor.

Ancak uzun vadede daha kritik olan nokta, ABD’de değişen kamuoyu dinamikleri. Mevcut eğilimler, Trump sonrası dönemde Washington’un İsrail’e daha mesafeli bir politika izleyebileceğine işaret ediyor.


Kaynak: Edward Luce / Financial Times

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler