Çetin Ünsalan Yazdı: Elektrikte çarpıcı iddia…
7 Nisan 2026Elektrik ve doğalgaz faturalarına gelen zam hepimizin gündeminde. Şu an için sadece güncel haber niteliği taşısa da, önümüzdeki ay faturalara yansımaya başladıktan sonra çok daha fazla hissedilen özelliğiyle öne çıkacak.
Aslına bakarsanız bilhassa elektrikte 3 aylım periyotlar halinde güncellemelerin esas olduğunu düşünürsek, sürpriz bir zam değil. Yani standart bir uygulamadan söz ediyoruz. İran temelli gelişmelerin yansımaları olarak sunulsa da, ben asıl bu etkilerin ikinci çeyreğin sonuna doğru kendisini hissettireceği kanaatindeyim.
Bununla birlikte zaten sıkıntılı olan zammın kendisi değil; oranı… Muhtemelen yılın geri kalanında da farklı yüzdelik dilimlerde artış önümüze gelecek. Burada asıl sorulması gereken insanlara yıllık verdiğin gelir farkının, çeyreklik bazda maliyet olarak önüne gelmesinin izah edilebilir bir yanı olmadığıdır.
Fakat tüm bu tartışmaların gölgesinde EMO – Elektrik Mühendisleri Odası’nın ortaya koyduğu iddia elektriğin kendisinden de, zam oranından da daha çarpıcı bir hal ortaya çıkarıyor. EMO’nun analizine göre asıl yük dağıtım bedeli üzerinden faturalara yansıyor.
EMO’nun analize göre nisan ayı baz alındığında faturada gerçek kullanım bedeli sadece tutarın yüzde 15,2’sini oluşturuyor. Dağıtım bedeli ise yüzde 75… Son 5 yıl dikkate alındığında ise yine habere ve açıklamaya göre asıl kullanım bedeli yüzde 24,5 artarken, dağıtım bedeline gelen zam oranı yüzde 880…
Düşünsenize bir bakkala giriyorsunuz ve çikolata alacaksınız. Bakkal size çikolatanın fiyatının 15 TL, onu raftan vermesinin fiyatının da ilave 75 TL olduğunu ve toplamda 90 TL ödemeniz gerektiğini belirtiyor. Ne hissedersiniz ya da ne düşünürsünüz?
Çünkü EMO’nun iddiasına bakılırsa, elektrik kanadında yaşadığımız tam da bu. Elbette bir ürün ya da hizmetin tüketim bedeli kadar maliyetlerinin de fiyatlandırmada etkisi olacaktır. Fakat ürünün kendi fiyatının çarpı 5 kadar oranı diğer maliyetlerden oluşuyorsa, ya fiyatlamada sıkıntı vardır ya da yapılacak zamma kılıf aranmıştır.
Bir dönem bunu banka kredilerinde de yaşıyorduk. Neredeyse bankanın kredi karşısında istediği faiz oranı, ilave masrafların yanında bonus gibi kalıyordu ve bu durum ortaya çıktığında büyük tepkilere neden olmuştu.
Bankada dosya masrafına karşı çıkanların, elektrik faturasındaki dağıtım bedeline tepki göstermemesi de gerçekten inanılmaz bir çelişkiyi oluşturuyor. Ne olursa olsun, bir ürünün maliyeti, ana bedelinin kat be kat üzerinde olamaz.
Zaten insanların gelir adaletsizliğiyle muhatap olduğu, giderlerinin yok sayıldığı, gelirlerinin ise yok denecek oranlarda verildiği bir fotoğraf içerisinde market raflarında fırsatçılık arayacağınıza, öncelikle EMO’nun bu iddiasına sağlıklı bir yanıt vermek gerekiyor.
Çünkü ortadaki tablo fırsatçılığın da fahiş fiyat uygulamanın da ağababası niteliğinde… Tüketici Kanunu’nda açıkça karşılığı olan raf – kasa seferi yapacağınıza, asıl göz önünde bulunmayan bu detaylara bakın.



