Sosyal Medya

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Gıda enflasyonu yine vatandaşı yakar…’

27 Mart 2026

Bölgemizde yaşanan savaş ortamı ve Hürmüz Boğazı’nın geçişlerinin sınırlandırılmasına paralel oluşan fotoğraf, paylaşım savaşının yapısına da uygun olarak enerji sektörü üzerinde tartışılıyor.

Bilhassa İran’ın Hürmüz hamlesi, büyük ölçüde mücadelenin seyrini belirleyen ve rüzgârı da tersine çeviren, dünyaya da enflasyon ihraç eden bir yapıya büründükçe, ABD – İsrail ikisinin üzerindeki iç ve dış baskılar da artıyor.

Şayet müzakerelerden bir sonuç çıkmazsa telaffuz edilen Brent petrolde 200 dolarla seviyesi iğneden ipliğe her şeyin zamlanmasını, süre ve mesafenin uzamasına paralel navlun maliyetlerinin artmasını ve doğal olarak enflasyonun da tetiklenmesini doğuracak.

Fakat yine ve yeniden altını çizmek gerekir ki, burada asıl tehlike enflasyondan çok stagflasyon. Çünkü zaten düşük olan dünya büyümesinin daha da baskılandığı, ekonomilerin yeterince ivme kazanamadığı, eş zamanlı olarak pazarlar daralırken merkez bankalarının sıkılaşmaya yöneleceği, nakit ihtiyacı olan bizim gibi ülkelerin de ya kaynağa ulaşamayacağı ya da çok ciddi maliyetler ödeyeceği bir sürecin arifesindeyiz.

Nitekim ilk etkiler enerji ve lojistik üzerinden konuşulurken, bu maliyetlere ek olarak arz güvenliğini de tartışmalı hale getiren koşullarda gıda maliyetlerindeki artışın da enflasyonu yukarı yönlü tetikleme riski yükseldi.

Bizim adımıza bir gelişmeden söz etmiyorum. Dünyada gıda fiyatlarının arka arkaya düştüğü bir süreçte, dünyada gıda fiyatlarının artmasına dikkatinizi çekiyorum. Bunun, üreticisini ithalatla terbiye etmek gibi garip ve akıl almaz bir tutum içine giren Türkiye’ye, üretse de, ithal etse de enflasyon yaratacak koşulları getireceği çok açık.

Yani içeriye dönersek, bizdeki enflasyonun, TÜİK rakamlarıyla bile gizlenemeyecek boyutlara ulaşacağını görmek için müneccim olmaya gerek yok. O zaman bizdeki olası gelişmelere daha fazla mercek tutmak gerekiyor.

Öncelikle ortaya çıkan maliyetin, yine enflasyon rakamlarına yeterince yansıyacağından şüpheliyim. Çünkü tüm bu gelişmeler olmadan önce bile ekonomi yönetimi, enflasyon sepetinin içerisinde gıdanın ağırlığını düşürerek, sözde hedef enflasyona ulaşmanın altyapısını yapmıştı.

Fakat insanların güdükleşen gelirlerini harcamak zorunda kaldığı birkaç kalemlerden biri haline gelen gıda fiyatlarındaki artış zaten yeterince sıkıntılı bir fotoğraf verirken, şimdi üzerine gelen bu etkiler, doğru ya da yanlış göstergeleri bozacak ama asıl olan yine vatandaşa olacak.

Bir tarafta üretici maliyetlere yetişemediği için, üretim koşullarının daha zorlaşacağı gerçeğiyle karşı karşıya kalırken, öteki tarafta tüketici ve dağıtım kanalı zinciri artan fiyatlara ve maliyetlere yetişemeyecek. Daha kötüsü bunlar da enflasyon oluşmasın diye gizlenecek.

Günün sonunda, yıl tamamlanırken, hatta ortasında tartışmalı hale gelen ücretler satın alma gücünü daha çok yitirecek ve geçim sıkıntısını çoktan aşan yoksunluğun boyutu artacak. Peki ekonomi yönetiminin gündeminde bu var mı? Olmadığını hepimiz biliyoruz. Onları dertleri rakam.

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Tetikte olmak için nedenler...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Tetikte olmak için nedenler…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Acil durum stokları patladı!Çetin Ünsalan Yazdı: Acil durum stokları patladı!

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Akıl tutulması mı, kötü iletişim mi?Çetin Ünsalan Yazdı: Akıl tutulması mı, kötü iletişim mi?

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Savaşı bahane etmeyin!Çetin Ünsalan Yazdı: Savaşı bahane etmeyin!

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları