Sosyal Medya

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Enflasyonda ikinci ihracat dönemi…’

4 Mart 2026

İran, İsrail ve ABD üçgeninde yaşananlar dünya barışı adına ve kurallara uyma ilkesi adına hem endişe verici, hem de yepyeni jeopolitik risklerin kapısını aralayan cinsten gelişmeler. İşin insani tarafı zaten tartışmaya açık olmamakla birlikte, bence önümüzdeki sürecin bir numaralı riski kural tanımaz tavır.

Daha önce yapıldığı gibi göstermelik bile olsa uluslararası hukuka uyum kaygısının bile rafa kalktığı bu süreç, önümüzdeki dönem belirsizliğinin en önemli risk faktörlerinin başında gelecektir.

Bununla birlikte bu üçgende yaşananların ABD üsleri üzerinden bölgeye de yayılmış olması, İran’ın Hürmüz hamlesi ve sonrasında bilemediğimiz ama tahmin edilen gelişmeler bu mücadele hakkında kesin bir yargıya ulaştırmasa da, net olan dünya ekonomisine çok olumsuz etkileri olacağı ve hasarın bu üçgen içinde kalmayacağıdır.

Lojistikten turizme aklınıza gelebilecek her konuda ortaya çıkabilecek sonuçların, ülkelerin geliri üzerinde de, dünyadaki enflasyonist baskıda da, altın ve benzeri güvenli liman başlıklarında da yansıması olduğunu göreceğiz.

Trump’ın Yüksek Mahkeme tarafından yetki aşımı olarak iptal edilen gümrük kararlarına itirazı ve öteleme talebinin de reddedilmesiyle zaten kaos ortamına giren iktisadi ilişkiler, ABD tarafında arka arkaya açılan davalar, bu tip siyasetçileri daha agresif yapacaktır. Bu da riskin boyutunu arttırıyor.

Bununla birlikte net olan petrol ve navlun fiyatlarından başlayan bir tetiklemeyle enflasyonun yükseliş eğilimine girme olasılığının güçlenmesidir. İki haneli enflasyondan mücadele ile dönen, nispeten başarılı da olan ekonomiler, şimdi ikinci bir sınavla karşı karşıya.

Bu süreçte faiz düşüşlerinin hayal olmaya aday olduğunu da belirtmek gerekir. Şayet süreç uzar ve enflasyonist baskı artarsa, ortadaki savaş harcamaları ülkeleri de ekonomileri de kurtarabilecek boyutta değil.

Yani bir an için savaş ekonomisi taraftarı olanları bile düşünseniz, riske girecek ticaret hacmi, dünya ölçeğinde bu zararı karşılamaya da yetmez. Bu durumda bir tarafta arz sıkıntıları, yükselen enerji maliyetleri, öte tarafta enerji arz sıkıntısıyla birlikte teknolojik gelişmelerin yavaşlama ihtimali, bunlara karşın dünya ekonomisinin istediği büyümeyi yakalayamama riski, meseleyi hızla stagflasyon aşamasına taşıyabilir.

Aslında pandemiden çıkış sürecinde, güvenlik nedeniyle limanlarını kapatan Çin, dolaylı yoldan tüm dünyaya ilk enflasyon ihracatını yapan ülke olmuştu. Anlaşılan o ki, ikinci ihracatı da İran temelli gelişmeler yapacak.

Bu süreç herkesin izleyeceği bir özellik mi sergiler? Açıkçası dünün göstermelik uluslararası kurallarının ve kurumlarının bile hiçe sayıldığını düşünürseniz yüksek ihtimal dahilinde. Bu nedenle iç pazarı kuvvetli, tüketicisinin satın alma gücü yüksek, görece vatandaşı borçsuz ve üreten ekonomilerin avantaj sağlayacağı, diğerlerinin de yüksek fatura ödeyeceği bir sürecin de kapısı aralanmış gözüküyor. Kim, ne hesap yapacaksa, buna göre yapmalı.

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Büyümedeki etki tüketim bile değil...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Büyümedeki etki tüketim bile değil…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Trump’ın yetki aşımı...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Trump’ın yetki aşımı…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Gel, sen ne çektiğimi bir de bana sor...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Gel, sen ne çektiğimi bir de bana sor…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Net gelir oranı ne?Çetin Ünsalan Yazdı: Net gelir oranı ne?

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları