Sosyal Medya

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Büyümedeki etki tüketim bile değil…’

3 Mart 2026

Akıl alır gibi değil ama Türkiye ekonomisinin büyümesi ile ilgili yorumlar, ülkedeki akıl tutulmasının da ne durumda olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Dördüncü çeyrek rakamlarının gelmesiyle birlikte ülkenin yıllık büyümesi yüzde 3,6 olarak açıklandı.

Akabinde verilen arka arkaya beyanatlar, kimsenin detaylara bakmadığını, herkesin ezbere konuştuğu bir kez daha kanıtladı. Ülkenin büyümesinin harcama kalemlerine dağıtılarak bakıldığındaki fotoğraf durup düşünmeyi gerektiriyor.

Stoklar, net ihracat ve kamu tüketimi, büyümeye olumsuz katkı sunarken, yüzde 1,4’lük sınırlı orandaki yatırım ve büyümeyi getiren yüzde 3,7’lik hane halkı tüketim harcaması, tarım sektörünün yüzde 8,8 azalmış olması gibi ayrıntılara hiç kimse bakmıyor.

Ayrıca hane halkının da satın alma gücündeki düşüşe bakarsanız, burada da net bir tüketimden söz etmek mümkün değil. Zaten iç piyasadaki anormal daralma da bunu doğrular cinsten. Yani ortadaki tüketim gözüken başlık da, artan fiyatlardan, yani gizlenen enflasyondan kaynaklanıyor.

Şu fotoğraf bize net bir biçimde gösteriyor ki, Türkiye geçtiğimiz yıl ürün fiyatlarına gelen zamların, da az tüketim olsa da, ortaya koyduğu performansla sanal bir büyüme yakaladı. Yani tüketim ile büyümek zaten yeterince sorunlu iken, tüketmek fiyat artışlarıyla büyümüş gözükmek bundan daha çarpıcı bir sonuç olarak önümüze geldi.

Tüm bu detayların yorumlanırken gerçekçi bakılmadığını nereden çıkarıyorum? Zannedeceğiniz gibi bir niyet okuma değil. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, rakamları arkasına alıp, destan yazdı.

Ülkenin 1,4 trilyon dolarlık bir ekonomi olduğundan, kişi başına gelirin 18 bin doları aştığından ve artık ülkemizin yüksek gelirli ülkeler grubuna girdiğinden bahsetti. İnanılır gibi değil ama bir sorunu görmemek ile, sorundan başarı çıkarmak arasındaki kronik fark ancak bu şekilde ortaya konulabilirdi.

Normal şartlar altında zaten Türkiye ekonomisinin ihtiyacının çok altında bir büyüme rakamından bahsediyoruz. Ama dünyadaki genel daralmayı ve zor piyasa koşulları, ortalama büyümeleri dikkate aldığınızda nispeten olumlu sayabileceğiniz bir rakamın, gerçekçi analizi yapılmadan hamasete dönüşmüş olması, rakamın kendisinden bile daha sorunlu bir yapı haline dönüşüyor.

Gelir artışlarının daha ilk ay, cebe girmeden eridiği, vergilerin ve maliyetlere etki eden zamların arka arkaya geldiği bir yılın başlangıcında, geçtim jeopolitik risklerle gelen etkileri, zaten kimseye ihtiyacımız olmadan gerçeklere gözlerimizi kapatarak bir risk unsuru haline dönüşmemizin mantığını anlayamıyorum.

Şu büyüme rakamının detayları bize gösteriyor ki, ülkede fiyat artışları açıklananın çok üzerinde. Sahadaki insanlar, firmalar zaten bunun farkında ama, rakamlara bile yansımış bu haliyle, yüzde 30’ların altına düşmeyeceği gözüken yıl sonu enflasyon tahminleriyle bile durup, artık çözüm konuşmamız gereken bir dönemde, halen hamasetle vakit kaybediyor olmamız, gerçekten çok acı.

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Trump’ın yetki aşımı...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Trump’ın yetki aşımı…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Gel, sen ne çektiğimi bir de bana sor...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Gel, sen ne çektiğimi bir de bana sor…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Net gelir oranı ne?Çetin Ünsalan Yazdı: Net gelir oranı ne?

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Zarar mı; aşırı kâr mı?Çetin Ünsalan Yazdı: Zarar mı; aşırı kâr mı?

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları