Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Tüketici ile Şimşek benzerliği…’
10 Şubat 2026Bazen kaderin cilvesi, birbiriyle son derece alakasız gözüken insanları aynı karenin ortasında fotoğraflayabiliyor. Vatandaştan tamamen kopmuş, finansçıların gönlünü hoş etmeye eğilimli Bakan Mehmet Şimşek ile, bizim kredi sarmalına girmiş tüketici arasında müthiş benzerliğe dikkatinizi çekmek isterim.
Yıllar içerisinde, farklı gerekçelerle ve kaderin cilvesine bakın ki Mehmet Şimşek’in ekonomi zannettiği politikalarla borca batmış ve borcunu borçla çevirmeyi aşıp, geçinmek için borçlanmaya ihtiyaç duyan bir tüketici gerçeğiyle, Nebati’nin üzerine dün yaptıklarını bile sorgulamadan gelip rantiyeye çalışan Şimşek’in neredeyse aynı görüntüyü veriyor olması ilginç değil mi?
Bizim batan ya da batırılan tüketicimizin daha az harcama yapması için ne yapıldı? Bankalara fren mekanizması gündeme geldi. Son olarak limitlerin de düşürülmesiyle birlikte piyasada ne konuşuluyor?
Kredi kartlarındaki hacmin, ihtiyaç kredilerine kayabilme ihtimali…Gariptin bir taraftan kıstıkça, ihtiyaç kredilerindeki takip oranı da artıyor. Çünkü günün sonunda sağlıklı bir gelir modeli yok ve gün kurtarılıyor.
Girişimcide de durum çok farklı değil. Herkes kaynak ihtiyacına atıfta bulunuyor. Ama sağlam kafa sohbetlerde ‘krediyi bulursan ne yapacaksın’ diye sorduğunuzda, genellikle yatırım yerine günü kurtaracak ödeme sıkışıklığı ön plana çıkıyor.
Peki Mehmet Şimşek’in ortaya koyduğu görüntü farklı mı? Gerek göreve başladığından beri kapı kapı dolaşıp, ‘ne kadar güvenilir olduğundan öteye’ bir şey anlatmaması, gerekse de tartışmalı rakamlarla ekonomi fotoğrafı sergilemesi, vatandaşın bankaya gidip para istemesinden farklı bir sonuç doğurmuyor.
Bir takım sıkıntılı ve gelip geçer kaynakların dışında, sermaye akışı sağlayamıyor. Bunu vatandaş da bulur. Banka yerine tefeciye giderse parayı alır da, nasıl ödeyeceği muamma. Elbette kamu kaynakları dolaylı vergilerle beslendiği için Şimşek daha rahat. Bu nedenle saten iki sene içinde ödediğimiz faiz 1,2 trilyon TL’den 2,7 trilyon hedeflemesine çıktı.
Peki problem nerede? En güzel örnek son yaptığı açıklama. Suudi Arabistan’da bir konferansta konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin ne kadar iyi durumda olduğunu anlattı.
Öyle mi, ayrı bir tartışma konusu ama asıl mesele de bu değil. Bugün dönüşen ekonomide başarır ya da başaramaz öne çıkan iki lokasyon ne? Çin ve ABD gibi büyük güçleri bir kenara koyarsak, Dubai öncülüğünde BAE ve Suudi Arabistan…
Startup ekosisteminden akıllı şehirlere, robotik teknolojilerden spora kadar her alanda farklılıklar sergileyerek fosil yakıt bağımlı ülke olmanın ötesinde yeni bir mesaj vermeye çalışıyorlar. Peki bizim Bakan Şimşek gidip ne anlatıyor? Gelin parayı bize yatırın.
Oysa koltuğun altına projeler koysa, startup ekosisteminden, yazılımdan, yenilenebilir enerjiden, fintechten bahsetse belki de durum değişecek. Ama proje olmadan para isteyen girişimci gibi kapı kapı ‘ne kadar güvenilir olduğunu’ anlatmaktan öte bir vizyon ortaya koyamıyor,
Şimdi tekrar başa dönüp sağlamasını yapalım. Kredi kartı limiti düşürüldüğü için ihtiyaç kredisine yönelen tüketici ile, aybaşında maaş ödemek için kredi arayan müteşebbis ile, sadece para çekmek isteyen Şimşek arasında fark var mı? Ben göremiyorum.


