FÖŞ-ANALİZ: Türkiye kokain için yol geçen hanı oldu, kara para trafiği 35 milyar dolara yaklaştı
18 Ocak 2026Kanarya Adaları Açıklarında 10 Ton Kokain: Kamer Shipping’e El Konuldu
Hikaye böyle başlıyor, ama narkotik meselesini takip eden herkes, bu operasyonun “buzdağının görünen” kısmı niteliğinde olduğun biliyor. Türkiye artık bilumum uyuşturucu trafiği için yol geçen hanı oldu. Bu boyutta uyuşturucu ticareti, devletin bilgisi ve himayesi dışında yapılamaz. Savcılar bir avuç ünlüyü ibret olsun diye kokain kullanımından içeri alırken, Özgür Özel’in “baronlar nerede?” sorusu boş duvarlarda çınlıyor.
Uyuşturucu kullanımının iki nedeni var. İlki alkollü içecekler çok pahalı, yani ikame etkisi. İkincisi ise toplumun içine düştüğü ruhi buhran. Metropoll son anketinde şu bulgulara yer verdi:
Katılımcılar, günlük yaşamlarını süregelen duygusal yorgunluk, kesintisiz haber akışının yarattığı baskı ve geleceğe dair kaygıların şekillendirdiğini ifade etti. Bu kolektif gerilim duygusu, tekil bir şoktan ziyade, uzun süredir devam eden ekonomik stresin ve yoğun bir siyasi gündemin birikimli etkisini yansıtıyor.
Tükenmişlik düzeylerinin toplum içinde eşit dağılmadığı görülüyor. Rapora göre kadınlar, gençler, işsizler ve öğrenciler en fazla etkilenen gruplar arasında yer alıyor. Kadınlar arasında katılımcıların üçte ikisi (%66) yüksek düzeyde tükenmişlik yaşadığını bildirirken, bu durum büyük ölçüde iş, bakım sorumlulukları ve toplumsal yüklerin bir arada taşınmasına bağlanıyor.
Doğal olarak gençler unutmak için uyuşturucu bağımlısı oluyor. Hikayenin bir de ekonomik boyutu var. Aşağıda arzedeceğim gibi, Türkiye GSYH’nın nerdeyse %2.5’u kadar kara para vergilendirilmeden piyasa dolaşıyor. İstanbul Valiliği’ne göre sadece son bir yılda kent sınırlarında yapılan çete operasyonların TL318 milyar değerinde taşınmaza el konuldu. Uyuşturucu çetelerinin ekonomik gücü iç talep olarak tezahür ederek, TCMB’nin iç talebi kontrol altına almasını güçleştiriyor.
Şimdi dönelim beni bu analizi yazmaya iten güncel habere:
İspanya’nın Kanarya Adaları açıklarında uluslararası sularda gerçekleştirilen dev uyuşturucu operasyonu, Türkiye’ye uzanan ciddi bir soruşturmayı beraberinde getirdi. Atlantik Okyanusu’nda durdurulan ve tuz yüklü olduğu bildirilen bir ticari gemide yaklaşık 10 ton kokain ele geçirilirken, gemiyle bağlantılı olarak Türkiye’de yedi kişi gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında Kamer Shipping olarak bilinen United Shipping Gemi Acentalığı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tüm malvarlığına el konulduğunu açıkladı.
Atlantik’te Tarihi Operasyon
İspanyol polisi ve donanması tarafından 7 Ocak’ta Kanarya Adaları açıklarında gerçekleştirilen operasyonda, “UNITED S” adlı ticari gemide 9 bin 994 kilo kokain ele geçirildi. Tuz çuvalları arasına gizlenen uyuşturucu, Avrupa’da şimdiye kadar deniz aşırı yakalanan en büyük miktarlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Operasyon sırasında gemide bulunan 13 mürettebat gözaltına alındı, gemi Tenerife Adası’na çekildi. İspanyol basını, gözaltına alınan mürettebattan dördünün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu duyurdu.
Türkiye’de Eş Zamanlı Baskınlar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İspanya’daki operasyonun ardından Türkiye’de geniş kapsamlı bir soruşturma başlattı. İstanbul, Mersin, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya ve Hatay’da toplam 19 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Bu kapsamda Çetin Gören, Engin Çavuş, Mesut Yalçın, Ahmad Almassri, Semra Almassri, Mehmet Bülent Aymen ve Fares Diab şu suçlamalarla gözaltına alındı:
-
Suç örgütü kurmak
-
Uyuşturucu ticareti
-
Suçtan elde edilen malvarlığını aklamak
Üç şüphelinin ise yurt dışında firari olduğu belirlendi.
Kamer Shipping’e El Koyma
Başsavcılık açıklamasında, Kamer Shipping’in (United Shipping Gemi Acentalığı) taşınır ve taşınmaz tüm malvarlıklarına, şirket hisselerine, banka ve yatırım hesaplarına ve kripto varlıklarına resen el konulduğu bildirildi. El koyma kararının nöbetçi sulh ceza hâkimliği tarafından onaylandığı, soruşturmanın gizlilikle sürdürüldüğü vurgulandı.
“Finansör Balkanlar, Üretici Latin Amerika, Lojistik Türkiye”
Güvenlik ve istihbarat uzmanı Serkan Yıldız, operasyonun çok uluslu boyutuna dikkat çekerek DEA, İngiliz NCA, Fransız Gümrüğü ve İspanyol polisinin operasyonda yer aldığını belirtti. Yıldız, Türk şirketi ve mürettebatına rağmen Türk emniyet birimlerinin operasyonda bulunmamasını dikkat çekici buldu.
“Finansör Balkanlar’dan, üretici Latin Amerika’dan, lojistik Türkiye’den. Bu üçgen Doğu Akdeniz’i yeni bir dağıtım merkezine çevirdi” diyen Yıldız, asıl organizatörlerin gemide olmadığını vurguladı.
Siyasi Tepkiler: “Türkiye Transit Ülke Haline Geliyor”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, geminin Türkiye bağlantılarına dikkat çekerek hükümetin sessizliğini eleştirdi. Türkiye’nin giderek kokain ve sentetik uyuşturucular için transit ülke haline geldiğini savunan Çömez, son yıllarda art arda yaşanan uluslararası yakalamaların bu iddiaları güçlendirdiğini söyledi.
Çömez, geçmişte Meclis’te benzer uyarılar yaptığını ancak karşılık alamadığını belirterek, İçişleri Bakanlığı’nı İspanya ve diğer ülkelerle derhal temas kurmaya çağırdı.
Uyuşturucu ile Mücadelede Kritik Eşik
Uzmanlar ve muhalefet temsilcileri, yalnızca sokak satıcılarına odaklanan bir uyuşturucu politikası yerine küresel baronlara ve lojistik ağlara yönelik kapsamlı bir mücadele çağrısında bulunuyor. United S operasyonu, Türkiye’nin uluslararası uyuşturucu trafiğindeki konumuna dair tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda.
Türkiye üzerinden geçen uyuşturucu trafiğinin yıllık ekonomik değerine dair verileri; Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC), Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (EMCDDA) ve Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı’nın Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Raporları baz alınarak Gemini ile birlikte analiz ettim.
Tahmini Yıllık Parasal Değer: Milyar Dolarlık Bir Pazar
Uluslararası narkotik uzmanları ve suç ekonomisi araştırmacıları, Türkiye üzerinden geçen veya Türkiye’de kalan uyuşturucu trafiğinin yıllık hacminin 20 milyar dolar ile 35 milyar dolar arasında bir büyüklüğe ulaştığını tahmin etmektedir.
Bu devasa rakamın bileşenleri şu şekildedir:
-
Eroin Trafiği: Türkiye, dünyadaki eroin ticaretinin en az %30-40’ının geçtiği ana güzergahtır. Bir kilogram eroinin Avrupa sokak değerinin 40.000 – 60.000 Euro olduğu düşünüldüğünde, yakalanan tonlarca uyuşturucunun sadece “buzdağının görünen kısmı” olduğu kabul edilmekte.
-
Metamfetamin ve Sentetikler: Son yıllarda rotanın eroin yerine daha karlı ve üretimi kolay olan metamfetamine kaydığı görülmektedir. Bu pazardaki kâr marjı, geleneksel uyuşturuculardan çok daha yüksek.
- Türkiye merkezli kokain ticaretinin yıllık hacminin 4 milyar dolar ile 7 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bu rakam, Türkiye’nin toplam uyuşturucu ekonomisinin (yaklaşık 20-35 milyar dolar) yaklaşık %20’sine tekabül etmekte.
Şahsi kanıma göre her uyuşturucu kargosundan rüşvet alan, devlet içindeki unsurlar ve gerçek çete başları tasfiye edilmedikçe, Türkiye gittikçe daha derin bir bağımlılık batağına düşecek. Uyuşturucu ekonomisi ise özellikle iş bulamayan gençler için çok cazip bir kariyer fırsatı. Nasıl olsa, yakalanıp içeri girsen de, bir kaç yıl sonra af çıkıyor. Kaybedecek neyin var ki?
Bu konuda bir de İngilizce video çektim, seyretmek isteyenler için aşağıda
FÖŞ
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Abonelik koşulları için bize e-mail atın: [email protected]
