Genel
Bakan Şimşek: 2026’da küresel koşullar Türkiye’yi destekleyici olacak
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MÜSİAD toplantısında yaptığı değerlendirmelerde küresel ekonomide artan korumacılığa dikkat çekerken, 2026 yılı itibarıyla hem küresel konjonktürün hem de iç dezenflasyon sürecinin Türkiye için daha destekleyici bir zemine işaret ettiğini söyledi. Şimşek, enflasyonun 2026’da yüzde 20’nin altına inebileceğini, enerji ve yeşil dönüşüm yatırımlarının ise kritik bir aşamaya geldiğini vurguladı.
Özet:
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MÜSİAD toplantısında yaptığı değerlendirmelerde küresel ekonomide artan korumacılığa dikkat çekerken, 2026 yılı itibarıyla hem küresel konjonktürün hem de iç dezenflasyon sürecinin Türkiye için daha destekleyici bir zemine işaret ettiğini söyledi. Şimşek, enflasyonun 2026’da yüzde 20’nin altına inebileceğini, enerji ve yeşil dönüşüm yatırımlarının ise kritik bir aşamaya geldiğini vurguladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 9 Ocak 2026 tarihinde Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) toplantısında ekonomi gündemine ve küresel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Jeopolitik risklerin arttığı, küresel ticarette korumacılığın güç kazandığı bir dönemde Türkiye’nin izleyeceği yol haritasını paylaşan Şimşek, orta vadeye yönelik temkinli ama iyimser bir çerçeve çizdi.
“İkinci Dünya Savaşı sonrası küresel düzen çatırdıyor”
Küresel siyaset ve ekonomi düzenine ilişkin sert bir analiz yapan Şimşek, İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen küresel sistemin ciddi biçimde sarsıldığını söyledi. Mevcut dönemi, ekonomik istikrarsızlıkların ve ticarette korumacılığın zirve yaptığı 1930’lu yıllara benzeten Şimşek, korumacı politikaların artık geçici değil, “yeni normal” haline geldiğini ifade etti.
Bu ortamda bölgesel entegrasyonun Türkiye açısından hayati önem taşıdığına dikkat çeken Bakan, küresel ticarette parçalanmanın arttığı bir dönemde Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın sunduğu avantajları daha etkin kullanması gerektiğini vurguladı.
Dezenflasyon süreci Türkiye için “fırsat penceresi” açıyor
Türkiye ekonomisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde daha iyimser bir ton kullanan Şimşek, dezenflasyon süreciyle birlikte ülkenin önünde önemli bir fırsat penceresi açıldığını belirtti. Uygulanan ekonomi programının temel amacının fiyat istikrarını kalıcı hale getirmek olduğunu söyleyen Şimşek, yapısal dönüşümün yalnızca makro dengelerle sınırlı olmadığını, teknoloji ve verimlilik artışının da bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi.
Şimşek’e göre, teknoloji yatırımlarının hızlanması ve sanayide katma değerin artması, orta vadede Türkiye’nin büyüme kompozisyonunu daha sağlıklı bir yapıya kavuşturacak.
Enerji ve yeşil dönüşümde kritik eşik
Konuşmasında enerji politikalarına da geniş yer ayıran Şimşek, 2026 yılının enerji ve yeşil dönüşüm açısından kritik bir döneme işaret ettiğini söyledi. Stratejik enerji yatırımlarının somut sonuçlar vermeye başlayacağını belirten Bakan, nükleer enerji yatırımlarının bu yıl içinde önemli bir aşamaya geleceğini ifade etti.
Yeşil dönüşüm sürecinin yalnızca enerjiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Şimşek, su yönetimi başta olmak üzere çevre politikalarına yönelik reform çalışmalarının da kesintisiz şekilde sürdüğünü kaydetti. Bu adımların, hem sürdürülebilir büyüme hem de dış finansmana erişim açısından Türkiye’nin elini güçlendireceğini söyledi.
2026 enflasyon hedefi: Yüzde 20’nin altı
Enflasyon görünümüne ilişkin beklentilerini de paylaşan Şimşek, geçen yıl yaşanan ekonomik şokların tekrarlanmaması halinde, 2026 yılında enflasyonun yüzde 20’nin altına gerileyebileceğine inandığını dile getirdi. Hem iç hem de dış koşulların, enflasyondaki ilave düşüşü destekler nitelikte olduğunu vurguladı.
Bakan Şimşek, finansal piyasalarda bir süredir gündemde olan rezerv endişelerinin büyük ölçüde giderildiğini, Türkiye’nin risk priminin (CDS) belirgin şekilde gerilediğini de ifade etti. Bu gelişmelerin, sermaye akımları ve finansman koşulları açısından daha elverişli bir zemin oluşturduğunu belirtti.
Şimşek’e göre, 2026 yılında küresel konjonktür de Türkiye açısından daha destekleyici bir yapıya bürünecek. Küresel faiz dinamikleri ve sermaye hareketlerinin, mevcut programa daha fazla alan açabileceğini söyledi.
Konutta normalleşme sinyali
Konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, yeni inşa edilen konutlarla birlikte fiyat-kira makasının kapanmaya başladığını ifade etti. Bu gelişmenin kira enflasyonu açısından önemli olduğunu vurgulayan Bakan, önümüzdeki dönemde kira artışlarında belirgin bir normalleşme beklenmesi gerektiğini söyledi.
Genel tabloya bakıldığında, Şimşek’in mesajları; kısa vadede temkinli duruşun korunacağı, orta vadede ise dezenflasyon, enerji yatırımları ve küresel koşullardaki olası iyileşmenin Türkiye ekonomisini daha destekleyici bir patikaya taşıyabileceği yönünde şekillendi.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
