Sosyal Medya

Gündem

💥 Küresel Düzenin Sarsılışı: FED’den Ukrayna’ya Washington’ın Yeni Stratejik İtirafı

Trump'ın yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi, FED'deki tarihi bölünme ve Çin'in enerji kozu, küresel hegemonyanın sarsıldığını gösteriyor. Avrupa 'çökmekte olan kıta' ilan edilirken, çip diplomasisi ve Ukrayna'nın finansal çaresizliği Türkiye için ne anlama geliyor? Piyasaların ve politikanın dönüm noktalarını analiz ettik.

💥 Küresel Düzenin Sarsılışı: FED’den Ukrayna’ya Washington’ın Yeni Stratejik İtirafı

1. 🚨 Washington’da Fikir Birliği Çöktü: FED’in Tarihi Bölünmüşlüğü ve Piyasaların İtirafı

Federal Reserve’ün Aralık toplantısı, küresel piyasalara sadece bir faiz indirimi sinyali vermekle kalmadı; Amerikan ekonomik karar alma mekanizmasının derin bir krize girdiğini de gözler önüne serdi. Powell’ın üçüncü çeyrek puanlık indirimi, yüzeydeki teknik ayarın ötesinde, ABD ekonomik hegemonyasının yeniden tanımlandığı bir döneme işaret ediyor.

  • Tarihi Bölünme: FED’in para politikasını belirleyen komitede (FOMC) üç farklı yöne çekilen muhalefetin aynı anda kaydedilmesi, 1919’dan bu yana görülmemiş bir fikir ayrılığıdır. Bu, Washington’ın kendi içinde bile ekonomik yol haritası üzerinde artık fikir birliği sağlayamadığının en net kanıtıdır.

  • Piyasaların Tepkisi: S&P 500’ün tarihi zirvelere yakın seyretmesi ve 10 yıllık Hazine getirilerinin düşüşü, anlık bir rahatlama yaratsa da, Kansas City ve Chicago Fed başkanlarının indirime karşı çıkması, kurumsal liderliğin aşındığının göstergesidir.

  • Bağımsızlık Baskısı: Trump’ın Kevin Hassett’i Fed başkanlığı için öne sürmesi, merkez bankası bağımsızlığı üzerindeki siyasi baskıyı derinleştiriyor ve parasallaşmış siyasetin anatomisini çiziyor.

2. 🌍 Kissinger’ın Hayaleti: Trump’ın Liberal Düzeni Reddeden Yeni Stratejisi

Trump yönetiminin yayımladığı yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi (NSS) belgesi, İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa edilen liberal uluslararası düzenin açıkça reddi anlamına geliyor. Bu belge, küresel güç dengelerini 19. yüzyılın etki alanları diplomasisine geri döndürüyor.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.
  • Avrupa “Çöken Kıta”: NSS belgesi, Avrupa’yı “uygarlıksal silinme” ile karşı karşıya bırakılmış “çökmekte olan bir kıta” olarak tanımlıyor. Bu sert ifade, Atlantik İttifakı’nın fiilen çözüldüğünün altını çiziyor.

  • Çin Diplomasisi: Belgenin en çarpıcı revizyonu, Çin’i birincil stratejik tehdit olmaktan çıkarıp, ekonomik bir rakip olarak yeniden çerçevelemesi. Trump’ın, yapay zeka eğitiminde kritik öneme sahip Nvidia H200 çiplerinin Çin’e satışına izin vermesi, ticari pragmatizmin güvenlik kaygılarını ezdiğinin somut kanıtıdır. Washington, Pekin’in teknolojik bağımsızlığını yavaşlatmayı umarken, Çin alternatif yollar (DeepSeek) geliştirerek bu ihracat kontrollerinin gözenekli yapısını ortaya koyuyor.

3. 🛡️ Avrupa’nın Varoluşsal Güvenlik Krizi ve NATO’nun Çözülüşü

Danimarka İstihbarat Servisi’nin raporu, Avrupa’nın güvenlik paradigmasındaki kırılmayı teyit ediyor: “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez, Amerika savaş ve barış meselelerinde Avrupa’nın yanında değil.”

  • Ukrayna Desteği Dibe Vurdu: Kiel Enstitüsü verilerine göre, Avrupa’nın Ukrayna’ya askeri yardımı 2025’te tarihin en düşük seviyesine geriledi. Eylül-Ekim döneminde 5 milyar Euro’nun altına düşen destek, Ukrayna’nın pazarlık gücünü aşındırıyor.

  • İttifakın İçten Yıkılışı: NSS belgesinin, Marine Le Pen’in Ulusal Ralli’si ve Almanya için Alternatif (AfD) gibi Avrupa’daki aşırı sağ partileri açıkça destekleme taahhüdü, NATO ittifakının içinden yıkılmasının stratejik planı olarak yorumlanıyor.

  • Rus Varlıkları Testi: Dondurulmuş 210 milyar Euro’luk Rus varlığının kullanımı meselesi, Belçika’nın isteksizliği nedeniyle Avrupa’nın kendi güvenliğini finanse etme kapasitesinin “hakikat anı” haline gelmiştir.

4. 🔋 Yapay Zeka Yarışında Çin’in Enerji Kozu

ABD teknolojik üstünlüğe oynarken, Çin altyapısal derinliğe odaklanarak rekabeti asimetrik hale getiriyor.

  • Enerji Üstünlüğü: Çin’in 2030’a kadar dünyanın toplam veri merkezi talebinin üç katı yedek enerji kapasitesine (400 GW) sahip olması bekleniyor. İç Moğolistan’daki veri merkezlerinin kilowatt-saat başına 3 sentlik ucuz elektriği, Çinli yapay zeka şirketlerinin ABD’li rakiplerine karşı ezici bir maliyet avantajı sağlıyor.

  • Maliyet Dengesi: Huawei’nin enerji tüketimi yüksek olsa da, Çin’in muazzam enerji altyapısı bu dezavantajı dengeleyerek yerli çip pazarının rekabet gücünü artırıyor.

5. 📉 Oracle Vakası: Yapay Zeka Balonunun Stres Testi

Oracle’ın son çeyrek sonuçları, yapay zeka yatırım döngüsünün kırılganlığını ortaya çıkardı.

  • Borç Yükü: Şirketin 523 milyar dolarlık etkileyici RPO’suna (Kalan Performans Yükümlülükleri) rağmen, bu sözleşmeleri gelire dönüştürmek milyarlarca dolarlık sermaye harcaması gerektiriyor. Toplam borcun 100 milyar doları aşması (Morgan Stanley projeksiyonuna göre 2028’e kadar 300 milyar dolara ulaşma riski), yapay zeka sektöründeki aşırı değerleme balonunun zayıf halkalarını gösteriyor. Bu durum, 1990’ların sonundaki Cisco vakası ile karşılaştırılıyor.

6. 🇻🇪 Monroe Doktrini’nin Trump Versiyonu ve Ukrayna’nın Kaderi

ABD’nin Venezuela kıyılarında bir ham petrol tankerini ele geçirmesi, NSS belgesindeki “Monroe Doktrini’ne Trump Koroleri”nin somut uygulamasıdır. Bu eylem, sadece petrol fiyatlarını desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda ABD’nin Latin Amerika’daki müdahale geleneğini sert bir şekilde canlandırıyor.

  • Ukrayna’nın Pazarlık Gücü: BlackRock CEO’su Larry Fink ve Jared Kushner gibi Wall Street figürlerinin Ukrayna’nın yeniden inşası görüşmelerine katılması, savaştan sonraki sürecin finansal bir yatırım fırsatı olarak çerçevelendiğini gösteriyor. Avrupa’nın 2026’ya kadar 200 milyar Euro bulma zorunluluğu ve ABD’nin geri çekilmesi, Zelenskiy’nin “toprak vermeyeceğiz” pozisyonuna rağmen Ukrayna’nın pazarlık gücünü ciddi şekilde aşındırıyor. Putin, Batı’nın bölünmüşlüğünü görerek maksimalist taleplerinden geri adım atmaya gerek duymuyor.

 

Yazar:  Strategist Can İlker

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

  • Gazprom: TürkAkım Altyapısına Saldırılar Artıyor, Enerji Piyasasında Baskı Yükseliyor

    Enerji uzmanları ise BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifesinde yeni bir artışa gidebileceğini belirtiyor.

  • İran’dan Tehdit: “Dünya 200 Dolarlık Petrol Fiyatına Hazır Olsun”

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Körfez’de ticari gemilere…

  • Mehmet Öğütçü: Orta Doğu’daki Savaş Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkiler?

    ürkiye için petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş cari açık, enflasyon ve finansal piyasalarda oynaklık riskini artırıyor. Bununla birlikte kriz, Türkiye’ye yatırım ve lojistik açısından yeni fırsatlar da yaratabilir.

  • Besler, inovasyon ve Ar-Ge stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi 

    Besler’in 2025 yılında konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt kârı ise 8 milyar TL oldu...

Benzer Haberler