Sosyal Medya

Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

9 Ocak 2026

Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu, ama öyle ilginç bir kırılma noktasına geldik ki, her şeyin bir anda cereyan ettiği bir fotoğraf ortaya çıktı.

Bir tarafta dünya genelinde yeterince yakalanamayan bir büyüme, hemen onu daha da baskılayan jeopolitik riskler, enflasyon ile ilgili akıl karışıklıkları, güncel sorunlar ve ticaret savaşları var.

Diğer tarafta iç piyasa tamamen bitmiş bir özelliğe büründü. Artık üretilenlerin içinde sadece zorunlu tüketim maddeleriyle sınırlı bir kaynak kullanımı ve aşırı borçlu yapıyla birlikte sürüklenen bir tüketici fotoğrafı var.

Öte yanda gerek riskler, gerekse de uygulanan ekonomi politikaları nedeniyle tüketiciden reel sektör mensuplarına kadar herkesin finansmana ulaşamadığı ya da yüksek maliyetlerle muhatap olduğu bir durum söz konusu.

Tüm bu güncel gelişmeler yaşanırken esasen daha hayati bir mesele daha var. O da ekonominin dönüştüğü gerçeği. Buna uyum sağlama zorunluluğu, finanse edememe gerçeği ve ertelenen yatırımlar, iyileştirmeler, her şey düzeldikten sonra da sürecin ıskalanma riskini öne çıkarıyor.

Elbette konuya bir de maliyetler açısından bakmak gerekir. Baskılanan kur, onun neticesinde ortaya çıkan bütçe açıklarının vatandaş kadar kayıtlı reel sektörden de talep edilmesi, sorunu boğulma aşamasına kadar getirdi.

İçte ve dışta tıkanan reel sektör ise, yetersiz ve kâr marjı tartışmalı ihracat rakamlarıyla övünürken, tüketim mallarının ithalatındaki patlama, kurun çok ciddi anlamda TL’yi değerli kıldığını ve iç piyasanın da ithalata teslim olduğunu anlatıyor.

Hepsini bir arada değerlendirdiğimizde işlerin yolunda gitmediği açık. Nitekim son dönemde göçen fabrikaları tekstil özelinde konuşsak da bir çok sektöre yayılmış bir hastalık gibi, beyin göçü kadar tehlikeli bir noktaya ulaştığını da görmek durumundayız.

Elbette şarkıda olduğu gibi bir ihtimal daha var. O da birleşme ya da satın alma sektöründe kendisini gösteriyor. Yurtdışından istisnai satın almaların bir anlamda sermaye transferi manasına geldiğini de biliyoruz.

Fakat reel sektörde biraz sohbet ettiğinizde, bir yabancıya firmayı olduğu gibi devretme eğiliminin de göz ardı edilemeyecek derecede dikkat çekici olduğu açık. Nitekim Rekabet Kurumu’nun 2025 yılına ilişkin raporlamasında da şirket evliliklerinde son 13 yılın rekorunun görüldüğü ortaya konuluyor.

Bunu bir anlamda yabancı sermaye gibi düşünebilirsiniz. Ama durum öyle değil. Yabancı sermaye hali hazırda firmalarınızın üzerine gelerek pazara giren, istihdam yaratan yapısıyla olduğunda bir anlam taşır. Aksi takdirde ister satın alma, ister evlilik olsun, güçler dengesizliğinin olduğu ortamda kısa süre içinde firma devrine dönüşür. Bunun örneklerini 2001 krizinde çokça gördük.

Şimdi tüm bu tartışmalar yaşanırken, göreve geldiği günden beri kapı kapı para arayan, ama eli boş dönüp, ülkeyi carry trade, yani vur kaç parasına teslim eden Mehmet Şimşek’in Londra’da yatırımcılarla bulaşacağı açıklandı.

Klasik bir Mehmet Şimşek toplantısı diyebilirdik. Milli Takım gibi şirketleri de yanına alıp gitmeseydi. Türkiye’nin gözde şirketlerinin de bu toplantıda yer alacağı açıklandı. Şayet bu ülkenin potansiyelini anlatmaksa güzel. Para bulmak içinse boş bir çaba.

Ama sudan ucuz hale gelmiş şirketlerin devri için ortam ise, işte orası tehlikeli. Toplantının kapsamı ve amacı öncesi ve sonrasında net bir biçimde açıklanmalı ve kamuoyu bilgilendirilmelidir. Çünkü bu kez yanında ilk 500’ün gözdeleri var.

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Kaybolacak firmalar kimler?Çetin Ünsalan Yazdı: Kaybolacak firmalar kimler?

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Daralmayı dezenflasyon zannediyorlar...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Daralmayı dezenflasyon zannediyorlar…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Bu sene reform mu yapacağız?Çetin Ünsalan Yazdı: Bu sene reform mu yapacağız?

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Yeni yıla zengin giriyoruz...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Yeni yıla zengin giriyoruz…’

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları