Sosyal Medya

Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Sadaka ekonomisi sistemleşiyor…’

6 Şubat 2026

2024 yılına emekli diye başlayıp emekliyi tarumar eden, ardından kamuda tasarruf açılımı yapıp bütçe açığını ve faiz giderlerini patlatan, 2025 senesinde aile senesini öne çıkarıp, ekonomik nedenlerle parçalanan aileler yaratan bakış açısı, 2026 yılını da reform başlığıyla öne çıkardı.

Dikkat ederseniz neyi vurguluyorsak, onu perişan edip, sonra da nasıl bir hamleden bahsetmeden, yapılmayan işin reklamını yapıyorlar. Üretim ekonomisi taraftarları reform sözcüğüne aldanırken, elbette neyin nasıl yapılacağı ile ilgili tek bir cümle edilmedi.

Ama üretimin satıldığı ülkede, yardımla yaşam sistemli hale getiriliyor. Önce Kızılay’ın aşevleri projesinden bahsedildi. Düşünsenize 81 ile kurulacak aşevlerine kim gidecek? Şayet söylendiği gibi bu ülkenin ekonomisinde her şey yolundaysa, mevcuttaki aşevlerini aşacak düzeyde bir yapılanma, neden afetle görevli bir kuruma verilir?

Sorun burada da bitmiyor. Şimdi emeklisinden çalışanına herkesi açlık sınırının altına iten ve bunu da başarı diye pazarlayan bir ekonomi yönetimi yoksulluk maaşı söylemiyle yaratılan sadaka ekonomisinde çıtayı yükseltiyor.

Öncelikle tekrar hatırlatayım. İnsanların daha makul ücretlere gıdaya ulaşabilmesi sağlayan lokanta sistemiyle, bedava dağıtılan yemek arasında büyük bir fark var. Birinde bedel söz konusu, diğerinde inisiyatif.

Şayet uygun ücretlerle yemek sunuşu yaparsanız, bundan herkesin yararlanmasının yolunu açarsınız. Günün sonunda yük oluşturmadan maliyetine üretilen, bir miktar da sübvanse edilen bir sistem söz konusudur.

Buna karşılık gelen tanzim sözcüğünü kirleterek seçim öncesinde açılan noktalardaki çadır tiyatrosu belki konuşulabilir. Ama onun da hemen seçim sonrasında devre dışı kalması amacıyla ilgili netliği zaten ortaya koyuyor.

Aşevleri ve şimdi de gündeme gelen vatandaşlık maaşı ise, daha önce uygulanan, hemen akabinde oya tahvil edilen makarna beyaz eşya hamlesinin faz atlamış halidir. Yani iane dağıtarak, niteliksiz gelirin üzerini örtme girişimidir.

Bu sistemin önce pilot olarak uygulanacağı, 2027 yılından itibaren de ülke geneline yayılacağı ifade ediliyor. Muhatap kim? Düşük gelirli aileler… Kriteri buraya koyuyorsanız ülkedeki hanelerin yüzde 80’inden fazlasının bu kısma girdiğini bilmeniz gerekir.

Peki bunun finansmanı ne? Bütçe… Bütçeden insanların gelirlerini arttıracak bir hamle yapmak yerine, ‘ben takdir ediyorsam alırsın’ havasıyla ve muhtemelen de karşılığı beklenerek dağıtılan maaş etik mi?

Zaten 14 milyona yakın insanın sosyal yardım alarak yaşıyor olması yeterince sistemli hale dönmüşken ve büyük bir çarpıklığın göstergesiyken, emekli aylığına ya da ücretlerine zam yapamadığınız insanları, muhtemelen üye yaparak para dağıtma projesi etik mi?

Ekonomi yönetimi açık kapatmaya ve seçim senesinde de seçim ekonomisine kılıf aramaya çalışıyor. Çünkü ekonomiden yana büyük bir tepki olduğunun farkında. Bunu da sorunu çözüp, üreten bir ülke yaratmak yerine, muhtaçlık sayısını arttırarak siyasi ikbal kokan hareketlerle yapıyor. Daha da acısı, vatandaşın parasıyla vatandaşa maaş teklif edip, bir de alkış bekliyor. Çok dramatik değil mi?

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Ha gayret...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Ha gayret…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Ekonomide derealizasyon dönemi...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Ekonomide derealizasyon dönemi…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Ortak mıyız, köprü mü sınavı...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Ortak mıyız, köprü mü sınavı…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Boş laf karın doyurmuyor...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Boş laf karın doyurmuyor…’

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları