Çetin Ünsalan Yazdı: Akıl tutulması mı, kötü iletişim mi?
24 Mart 2026Fiyat ile maliyet girdisini birbirine karıştıran bir kişiye ne dersiniz? Memlekette ciro üzerinden vergi almak alışkanlık haline gelince, insanların da bu ikisi arasındaki farkı bilmemesi de normal gibi geliyor değil mi?
Ülkede tarım maliyetlerinin üretimi zorlaştıracak ölçüde yüksek olduğunu, girdi maliyetleri nedeniyle üretenin para kazanamaz bir fotoğraf verdiğini biliyoruz. Hatta dünyada gıda fiyatları düşerken, bizde sürekli artmasının dahi ardında bu üretenin para kazanamaz halinin olduğunu ve üretimden vazgeçen yapısının da etkin olduğunu herkesin malûmu…
Tüm bu gerçekler ortadayken, tarımda üreticinin enflasyonu dizginlenemez bir biçimde artarken, hafta sonunda Kayseri’den bir video paylaşımı ortaya düştü. Belli ki bir röportaj değil.
Yani bir haber sitesinin işi olduğunu düşünmek istemiyorum. Birileri birileriyle konuşup, bunu sosyal medyaya, dünyanın en büyük palavrası olan vatandaş gazetecisi edasıyla yaydı. Yaymaya yaydı da, insan bir muhakeme yeteneğini kullanır da, saçmalarken bile bir görüş oluşturur değil mi?
Ne yazık ki hayır. Taraftarlar ülkede öyle bir noktaya gelmiş ki, kola fiyatıyla üreticinin mazot fiyatını mukayese edip, aslında çok da pahalı olmadığı gibi bir algı yönetimi yapmaya karar vermişler.
Sözde Kayserili çiftçiler, ki iki kişiden ibaret, mazot fiyatlarının geldiği noktayı abartılı bulmuyormuş. Neden? Çünkü bu ülkede litresi 70 TL’ye satılan kola varken, mazotun da bu kadar dünyada jeopolitik risk varken 70 TL’ye satılması normalmiş.
Öncelikle elma ile armut kıyaslayan, bu bilgi yoksunu yaklaşımı bir kenara bırakırsak, ortada finansal okuryazarlıktan, bitmiş bir ürün fiyatıyla bir üretim girdisinin fiyatını karşılaştıracak kadar aklımızı yitirdiğimiz bir noktaya kadar geldiğimiz gözüküyor.
Elbette ülkede tarlada 1 TL, rafta 5 TL diye haber yapar, bunu da anlı şanlı yetkili ağızlar paylaşırsa, çiftçi adı altında iki yurttaşın bu paylaşımına da şaşırmak gerekmiyor ama insan yine de kızmakla üzülmek arasında gidip geliyor.
Öncelikle fiyat yanlış. 1 litre koca rafta 54 TL ile 60 TL arasında değişiyor. Ama bunun mazotla karşılaştırılması zaten mümkün olmadığı gibi, sorgulanması gereken tıpkı mazotun 70 TL olması gibi, kolanın da niye bu fiyatta olduğudur.
Yoksa 70 TL mazot, 10 milyon TL’ye konut satılan bir ülkede de ucuz diyebilirsiniz. Gelir / gider dengesi, fiyat / maliyet ilişkisi, eşitlerin mukayesesi gibi bir dizi kriteri ortaya koyup, olayı ciddi bir zemine taşımak istemiyorum.
Çünkü neresinden bakarsanız bakın ya cehalet örneği ya da çok kötü bir algı çalışması. Şimdi Milli Eğitim Bakanlığı ve SPK, 24 Mart Salı itibariyle okullarda finansal okuryazarlık konusunu işleyecek. Son derece doğru, yerinde ve kalıcı olması gereken bir hamle. Ama gözüken o ki, çocuklardan önce bu kötü propaganda unsurlarını eğitmek gerekiyor.
Hatırlarsanız, daha önce ABD’ye kızıp dolar yakmışlardır. O dönem de kızıyorsanız yakmayın, çünkü emisyondan dolar çektiğiniz için daha çok değer kazanır diye minik bir hatırlatma yapmıştım. Hoş gerçi onların sonradan Tahtakale’den alınan oyuncak paralar olduğu ortaya çıktı ama neyse.
Günün sonunda gerçekçi olmasa da bir tepki ya da güzelleme yapacaksanız, onda da zekâ kırıntısı olması gerekiyor. Aksi takdirde insan gülsün mü, kızsın mı bilemiyor.


