Çetin Ünsalan Yazdı: Acil durum stokları patladı!
25 Mart 2026İran hattında yaşananlar ve sorunun ABD-İsrail ikilisinin de tetiklemesiyle bölgeye yayılmasının ardından herkesin gündemine oturan petrol fiyatları, akabinde Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin kısıtlanmasıyla birlikte Brent petrolün 100 doların üzerindeki seyrinin devam ettiği bir sürece geldik.
Savaşın başlamasının üzerinden geçen günler önemli. Çünkü 25 güne yaklaşılıyor olması, bölgede üretilen petrolün stoklanma kapasitesinin de sonuna geldiğini bize anlatıyor. Bundan sonraki bölümde üretim kesintilerine neden olacak bir süreçten söz ediyoruz.
Şöyle bir tez ortaya konulabilir. Denilebilir ki, zaten buradan geçen petrol, dünya petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’si anlamına geliyor. Bunun da dünyadaki arz üzerinde etkisi fazlaca olmaz.
Ama İran’ın ABD merkezli noktaları Körfez’de bombalaması, bölgenin de kimyasını bozdu ve ağır hasarlara neden olan tesisler gerçeğini önümüze getirdi. Bu da yetmez. Konjonktür son derece önemli bir ayrıntıyı daha önümüze koyuyor.
Rusya’nın Ukrayna ile yaşadığı problem sonrasında, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere yaptırımlarla muhatap olması, açığın bu noktadan da teminini olanaksız kılıyor. Tüm bunları alt alta koyduğumuzda da etki, arzın yüzde 20’sinin üzerine çıkıyor.
Tüm bu süreçler yaşanırken Uluslararası Enerji Ajansı ne yaptı? Acil durum stoklarını devreye soktu. Toplamda 400 milyon varillik stoklarla da sürecin içinde sorunun aşılabileceği umuluyordu.
Fakat İran dişli çıktı ve ABD – İsrail ikilisinin hesapları tutmadı. Acil durum petrol stokunun yüzde 72’si anlamına gelen 400 milyon varillik birikim ortaya saçılırken, son yapılan hesaplamalarla ortaya çıkan rakam gelecek adına çok daha önemli bir unsuru ortaya koydu. Haberden aktaralım:
“Ortadoğu’daki savaş nedeniyle bugün itibarıyla petrol piyasasındaki kaybın 500 milyon varile ulaştığı belirtiliyor. Bunun 190 milyon varilinin Körfez’de mahsur kalan tankerlerde yüklü olduğu, 310 milyon varilinin ise Ortadoğu’dan yüklemelerin ve üretimin azalması nedeniyle ortaya çıktığı tahmin ediliyor.”
Şimdi savaşın uzamasına paralel petrol fiyatlarındaki seyrin yukarı yönlü gideceğini, anlaşma sağlansa bile Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol’un verdiği bilgiye göre bölgede 400 tesiste hasar olduğunu biliyoruz. Yani kısa vadede ihtiyacın yerine koyulması da mümkün gözükmüyor.
Dünyada ekonominin de daraldığını, istenen büyümelerin de elde edilemediğini hesaba kattığınızda, bir yandan durgunluğun, diğer yanda enflasyonun tetiklendiği, nur topu gibi bir stagflasyon gerçeğiyle karşı karşıyayız demektir.
Nitekim Euro Bölgesi’nden gelen son veriler de, zaten büyüme ile ilgili sıkıntıları olan Avrupa’nın bunun kıyısında olduğunu gösteriyor. Bize gelince… Siz bakmayın bizim gerçekçi olmayan rakamlarımıza… Biz zaten uzun dönemdir stagflasyon içerisinde, dezenflasyon masalı dinliyoruz.
Tüm bunlar altın başta olmak üzere kıymetli metalleri destekleyen, risk algı büyüdükçe paranın güvenli limanlara kaçmasıyla finansman sorununu ortaya çıkaran, cari açık finansmanından kur problemine, enflasyondan işsizliğe kadar bir dizi makyajlanmış problemi de gün yüzüne çıkarmaya aday bir fotoğrafı bize anlatıyor. Elbette anlayana…


