Çetin Ünsalan: İlgili ilgisizler
23 Şubat 2026Türkiye’ye carry trade dışında para geldiğine şahit oldunuz mu? Bu altını çok çiziyorum ve ben de sıkıldım ama Mehmet Şimşek her attığı turdan sonra ‘Türkiye’ye ilgi çok yüksek, yatırımcılarla görüştüm’ deyince, mecburen aynı meselede bir açıklık getirmek gerekiyor.
Halen paranın yeni bakış açısını ve adreslendirmesini anlamamış bir bakış açısı içerisinde, müflis esnaf gibi kapı kapı, zirve zirve dolaşıp, Türkiye’nin ne kadar önemli olduğunu anlatan bir yaklaşımın sonuç alması, alırsa da imtiyaz vermeden bunu temin etmesi mümkün değil.
En basit imtiyazı zaten KKM’den çıkıyoruz anlatımının gölgesinde baskılı kur, görece yüksek faiz ile serseri fonlara sağlanan ortamdan anlıyoruz. Bunun dışındaki özelleştirme bakış açısı da zaten dağıtılan imtiyazı, kapitülasyonlara rahmet okutacak cinsten hayatımızda yerini alıyor.
Mesela son turda, yani ocak ayında Londra, Nev York ve Hong Kong’ta 800’den fazla yatırımcıyla görüştüğünü açıkladı. Peki görüştün de ne oldu? Hangi projeler konuşuldu? Biliyor muyuz? Elbette bilmiyoruz.
İlk yola çıktığında Uzakdoğu’dan başlayıp Londra’ya, oradan da defaten Körfez turuna imza atan Mehmet Şimşek, geçtim son görüşmelerini, ilk görüşmelerinin yansımalarını ve sonuçlarını somut olarak anlatabilir mi?
Ortada ya ilgilenen yok, ya ayıp olmasın diye dinliyorlar, ya bir fırsat çıkıp çıkmayacağına bakıyorlar ya da gerçekten ilgili ilgisizlerden söz ediyoruz. Her turun sonunda vergi artışları bir yandan, maaş kısıntıları öte yandan faturasını ödüyoruz da, mesela trilyonlarca dolarlık kaynağı temsil ettiği her seferinde lanse edilen yatırımcılardan bugüne kadar tık çıkmıyor.
Türkiye elinde akılcı ve jeopolitik özelliklerine uygun, insan kaynağını esas alan, teknoloji tabanlı hiçbir projeyi gidip anlatmış mı? Bu meseleler gündeme bile gelmezken, sürekli Şimşek gidip ülkenin ne kadar önemli olduğundan bahsediyor.
Türkiye zaten her zaman önemli bir ülke özelliği taşıyor. Asıl bu kadar varlık içinde bu kadar yokluğu neden çektiğimizin açıklamasının yapılması, defaten yapılan görüşmelere rağmen carry trade sermayesi dışında kimsenin yüzümüze bakmamasını konuşmamız gerekiyor.
Ülkeyi bir temenniler manzumesinin içine atıp, bunu program diye anlatıp, resmi verilerle farklı bir tablo koyarak insanları ikna edemeseniz de, kendi memleketlerinde yaşam mücadelesine zorluyorsunuz.
İşin buraya kadar olan kısmını anlıyoruz. Fakat işi matematik, ekonomi, finans yönetmek olan insanların o tablolara inanacağını bekliyorsanız, hem büyük bir yanılgı içindesiniz demektir, hem de daha görev yaptığınız sektörü tanımamışsınız anlamına gelir.
Son söz mesele Şimşek gitsin mi? Hayır. Nebati gitti de ne oldu? Önemli olan bir bakış açısının değişimine imza atmak, envanterlere bağlı programlar geliştirmek ve yolculuğu da bunun üzerine kurgulamaktır. Yoksa Şimşek’in tabiriyle bırakın yabancıları ‘yerleşikleri’ bile ikna edemiyorsunuz. Döviz mevduat hesapları da, yastık altındaki artış da ortada…
