Çetin Ünsalan: Limit düşüşü esnafı patlatır
15 Şubat 2026Kredi kartlarında 400 bin TL’yi aşan limitlerle ilgili yeni bir uygulama hayatımıza giriyor. Aslında prensip olarak da son derece katıldığım, en baştan uygulamanın böyle olması gerektiğine inandığım, hatta başlangıçta yasal düzenlemelerin de bunu gerektirdiğini bildiğim bir mesele.
Yeni haftayla birlikte hayatımıza girecek uygulamanın detaylarına inmiyorum. Bunu zaten medyada rahatlıkla bulabilirsiniz. Fakat 2025 yılı harcamalarının esas alınması bin noktada problemlere neden olabilir. Nasıl mı?
Bireysel tüketicilerin bu alandaki kısıtlamalarının, gelirlerinin de aynı oranda artmadığını düşünürsek doğru olacağına inanıyorum. Sağlık ve eğitimin de kapsam dışında bırakılmış olması, buradaki olası sorunların önüne geçecektir. Fakat onlarda dahi kademeli uygulamaların daha yararlı olacağını söylemeden geçemeyeceğim.
Lakin kredi kartları içerisinde bir kesim var ki, bunun göz ardı edilmemesi gerekiyor. Ticari kredilerde limitleri yeterli gelmeyen ya da sorun yaşayan esnaf ağırlıklı KOBİ’lerin, bireysel kredi kartlarını da iş yapmak için kullandıklarını biliyoruz.
Burada doğru ya da yanlıştan söz etmeyeceğim. Zaten bu noktada sermaye yetersizliği yaşayan birinin en baştan piyasaya sokulmasının hata olduğunu düşünüyorum. Ama ilkesel olarak tartışacağımız bazı şeylerin, bugünkü problemin çözümü olmayacağı açık.
Önce bir haber detayı paylaşayım: “TBB Risk Merkezi verilerine göre, finans sektörünün kullandırdığı toplam nakdi krediler 2025 Aralık itibarıyla yıllık yüzde 44 artarken, tasfiye olunacak alacaklar 740 milyar TL’ye yükseldi. Ticari krediler toplam kredilerin yüzde 76’sını oluştururken, bireysel kredilerde en büyük pay kredi kartlarında gerçekleşti.”
Bireysel kredilerde en büyük payın kredi kartlarında olmasını iyi okumalıyız. Burada bilinmez bir durum söz konusu. Çünkü daha önce belirttiğim gibi, bireysel kredi kartını iş yapmak için, yani mal almak ya da ödemelerini yapmak için kullanan şahıs şirketi sahibi ya da esnaf oranı azımsanacak gibi değil.
Zaten sermayesi kısıtlı kişilerin, nakit döngüsünün bozulduğunu, iş hacminin düştüğünü, ticari kredilere ulaşmakta zorluk yaşadığını da dikkate alırsak, kredi kartlarında toptancı bir anlayışla yapılacak limit kısıtlamaları birçok esnafın batmasına, bağlantılı olarak da bunlara mal satan firmaların alacak zincirinin kırılmasına neden olabilir.
Bu nedenle yapılacak uygulamanın, bir kez daha gözden geçirilmesi, bu kişilerin tespit edilmesi, zaman içerisinde borçlarını eritecek stratejiler sunulması gibi bazı çerçeveler çizilerek uygulamaya geçilmesinde fayda olduğunu düşünüyorum.
Çünkü burada sadece ödeme güçlüğüne ya da mal alıp, satma açmazına kapılacak bir kişiden değil, bağlantılı olarak ona mal ya da hizmet sunan tüm işletmelerin etkilenmesi muhtemel bir senaryodan söz ediyoruz.
Elbette bu, bugünün dikkat edilmesi gereken noktası. Prensip olarak zaten sermayesi olmayanın iş yapıp yapmaması gereğini ayrıca tartışmalıyız. Ama o bugünün meselesi değil.
