Çetin Ünsalan: 2026 yılı, krediler ve gerçekler
5 Ocak 2026Geçen seneyi çok ciddi boyutta finansa ulaşım problemi yaşayarak geride bırakan reel sektör, yeni yıldan umutlu. Fakat bu umudun tam olarak nereden kaynaklandığını konusunda da fikir sahibi mi, tartışılır.
Tahminler o ki, küçük bir ihtimalle ABD’de faiz düşüşleri trendinin parasal akışa neden olacağını düşünüyor olabilir. Daha yüksek ihtimalle de bizde faizlerin düşmesiyle birlikte finansın daha ulaşılabilir bir hal alacağı savının üzerinde durabilir.
Her ikisi de yoksa ve ‘zaten bize kredi vermek zorundalar’ gibi davranış modellemesiyle hareket ediyorsa da, zaten saatli bombayı cebinde taşıyor anlamı çıkar. Öncelikle kimse size finansman vermek zorunda değil.
Hatta insanlar önce neden finansa ulaşmak istediklerini sorgulamak zorundalar. Çünkü kasada Karun Hazinesi var ve pay almak istiyormuş gibi davranmaktan vazgeçmek gerekiyor. Günün sonunda maliyeti olan, borç olarak toplanın bir paranın, kaynak olarak size verilip verilmemesinden bahsediyoruz.
Krediye finansman, finansmana da beleş para muamelesi yapmaya devam etmekte ısrar edenlerin, bu sene de krediye ulaşamayacaklarını şimdiden söyleyebilirim. Tersi davranıp, kendi fotoğrafını çekmeyenlerin ise ya zor ulaşacağını ya da yüksek maliyetlerle muhatap kalacağını bilmesi gerekir.
Öncelikle bilgiyi paylaşalım. Merkez Bankası’nın Banka Kredileri Eğilim Anketi’ne bakılırsa, bu sene de krediye ulaşım öyle hayalini kurduğunuz gibi kolay olmayacak. Özellikle ilk çeyreğin ardından, beklenenin aksine daha sıkı bir uygulama yaşanacağı öngörülüyor.
Tüketicideki sınırlama tavrı devam edecek gibi gözükürken, reel sektörde de sadece KOBİ düzeyinde ilk çeyrekte bir gevşeme öngörülüyor. Bu da riske atılmayacak paranın sunulabilme ihtimalini anlatıyor.
Tüm bunlar göz önüne aldığınızda aslında bu sene de özsermaye ile idare edilmesi gereken bir süreç önümüze geliyor. Peki özsermaye yeterli değilse ne olacak? O zaman firmalarınızın ve faaliyet alanlarınızın içindeki kaynaklara yönelmek gerekiyor.
Ne demek istiyorum? Verimlilik arttırıcı yaklaşımlar sergilemek durumundasınız. Yani üretimde proseslerinizde yapılacak iyileştirmelere, enerji tasarruflarına, yatırımlarına, yani özetle gelir getirici ya da gideri kısarak kendi kendini ödeyen sistemlere yönelerek harcamalarınızı kontrol etmek durumundasınız.
Şayet burada iyi etütler yaptırır, doğru projelerle finans kuruluşlarının karşısına giderseniz, sürdürülebilirlikten ve yenilik içeren yaklaşımlara kadar doğru fizibilitelerle ve gerçekçi rakamlarla masaya oturursanız, finansman bulabilme olanağınız var.
Bunları yapmıyorsanız, zaten kredi notunuzun olumsuz etkileneceği bir sürece girdik. ‘Şimdi sırası mı’ deyip, maaş ödemek ya da vergileri kapatmak için para arıyorsanız da üzgünüm tünelin sonundaki ışık gökyüzüne ait değil. Yaratıcı yıkımın kurbanı olmaya adaysınız demektir.
