Çetin Ünsalan: Emekliye zam mı, çıta mı?
12 Ocak 2026Emekli maaşlarında alt sınır, yani en az emekli maaşı yasal düzenlemenin ardından 20 bin TL’ye geldi. Aslında mesele kendi içinde öylesine dramatik ki, fakat insanlara bunu lütuf gibi aktardılar.
Öncelikle 16 bin 800 TL ile yaşam mücadelesi veren insanların gelirlerinde yapılan bin TL’lik fark bile çok anlam taşıyor. Bunu küçümsememek lazım. Ama bunu emekli maaşı alanlar için konuşabiliriz.
Bu maaşı takdir edenler için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Açlık sınırının 30 bin TL olduğu bir ortamda, 20 bin TL’yi reva görmek, enflasyonun tartışmalı olduğu bir süreçte de yüzde 18,4’lük zammı destek olarak sunmak, bunun da öyle anlaşılmasını istemek akıl tutulmasıdır.
Ayrıca fakru zaruretin sistemleştirilmiş hali anlamına gelir. Bugün itibariyle baksanız ki, Şubat 2026’daki rakamlarla durum değişir; yoksulluk sınırı üzerinde rakamlar konuşmak gerekir.
Yani 100 bin TL’nin yoksulluk sınırı olarak açıklandığı ülkede, asgari ücretin 50 bin TL, emekli maaşının da 55 bin TL olması, iki kişinin geliriyle yoksulluk sınırına ulaşılması, bunun da ortalama ücret ya da maaş halinden çıkarılmış olması lazım.
Fakat biz ülkeyi açlık sınırının altında rakamlara, ilginç bir Ali Cengiz Oyunu ile razı etmenin yollarını arıyoruz. Bunu söylediğinizde hemen çalışan kişi sayısı başına düşen emekli sayısından söz ediyorlar.
Oysa kazın ayağı öyle değil. Bugün ödenen emekli maaşları, dün ödenen ve fonda toplanan paraların doğru değerlendirilip, değerlendirilmemesi ile ilgilidir. 4 kişinin çalıştığının 1 emeklinin maaşına denk gelmesi ise, yarına ilişkin sistemin sürdürülebilirliği ile ilgili bir konudur.
Dün topladığınız ve değerlendirmiş olmanız gereken bir parayı, bugün çalışanlardan topladığınız primler üzerinden hesaplayamazsınız. Çünkü bugün topladığınız primler yarın ödeyeceğiniz emekli maaşlarının durumuyla ilgili bir durumdur.
Mevcut emeklilerin parasını dün topladınız ve bugünkü sefalet tablosu, iyi değerlendirmediğinizi göstermektedir. İşin prensip tarafını ve yaşanan tablonun gerçek boyutunu ortaya koyduk.
Şimdi başlıkta yer alan sorunun yanıtına gelelim. Kök maaşa ilişkin düzenleme yapılmadan önce, gerçekçi ya da değil enflasyon farkıyla emekli maaşları kaç olmuştu? 18 bin 839 TL. Peki en düşük emekli maaşı neydi? 16 bin 800 TL.
Şimdi yasal düzenlemeyle en düşük emekli maaşını düzenlediğinizde 20 bin TL ile kök hesaba takılmayanların üzerine çıktı mı? Evet. Şimdi ne yapacaklar? Size de bin TL fazla veriyoruz deyip, hepsini en az emekli maaşının seviyesine getirecekler. Peki seneye ne olacak? Aradaki fark kapanmış olacak ve milyonlarca kişi daha en az emekli maaşı çıtasına konulacak. Ne güzel dünya değil mi?
