Sosyal Medya

Çetin Ünsalan: İmalı davranma  

30 Ocak 2026

 

Memleketin ekonomisi bile manidar davranıyor. Hiçbir meselenin açık açıl konuşulmadığı, bu nedenle de ya U dönüşlerinin ya da yanlış anlamaların hakim olduğu, laf sokmak ya da imalı konuşmanın üslup zannedildiği bir coğrafyada ekonomide de bundan arî olacak değil ya.

 

O da son derece imalı hareketlerde bulunuyor. Sanki bize açık açık bir şeyi söylemeye utanıyor da, imalı davranışlarını çözmemizi bekliyor. Ben demiyorum. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun toplantı özeti diyor.

 

Mesele mahalle muhabbetine mi döndü, çekirdeği alıp kapı önüne mi oturmalıyım bilmiyorum ama son yayınlanan toplantı tutanaklarında yer alan bilgiler insana ‘siz nerede yaşıyorsunuz’ dedirtiyor. Çünkü biraz çarşı pazara çıkan, sokakta dolaşan herkesin bilebileceği konuları, ekonomik değerlendirme gibi önümüze koyuyorlar.

 

Önce imalı vurgusunu paylaşalım. Diyor ki tutanaklarda: ‘…son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etmektedir.”

 

Ayrıca yine tutanaklarda tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın da sınırlı kaldığına işaret ettiği vurgulanıyor. Koca bir kurulun buna şaşırmasına mı, şaşıranların şaşırmasına şaşırmalıyım bilemedim

 

İnsanların gelirlerindeki güdükleşme, birkaç kalem dışında mecbur kalmadıkça harcama yapmalarının olanağının kalmadığına, artan gıda fiyatlarında bile gramajlar düşerken, minimum ürüne daha fazla ödemek zorunda kaldıklarına ilişkin konulardan hiç mi haberleri yok?

 

Geçenlerde bir emeklinin kombisi bozuluyor ve tamir için istenen para 8 bin TL. Serzenişte bulunuyor. 20 bin TL ortalama ücretin olduğu bir ülkede bu nasıl ödenecek?

 

Zaten olağan dışı hiçbir gideri harcama yetkinliği olmadığı TÜİK’in hane halkı araştırmalarında bile ortaya çıkıyor. Bunun için de emekli olunmasını bırakın, çalışan için bile tahammül edilemez bir durumdan söz ediyoruz.

 

Elbette insanların hayatta kalmak için gıda tüketmesi gerekiyor. Neredeyse gelirlerin içindeki giderler payı ağırlıklı hale gelen gıdadan başka enflasyon yaratacak bir unsur kalmadı ki: Belki buna kira ve ulaştırmayı da ekleyebiliriz.

 

Fakat diğerlerine kaynak kalmadığı için harcamanın kısılmasını dezenflasyon sürecine destek iması diye algılamak ya sorunları görmezden gelmek ya da ayakta uyumak anlamına geliyor. Bu yaklaşım ülkedeki ekonomi değerlendirmede bulunmasını, anketler üzerinden beklentileri yorumlaması ise ayrı bir dram.

 

Ortada ima etme falan kalmadı. Bildiğiniz insanların satın alma güçleri çöktü. Üzerine bir de ödenmesi gereken banka borçlarını koyarsanız, zaten insani seviyede yaşayabilecek kadar bir tüketim yapmaya mecallerinin kalmadığı bu kadar açıkken, halen tüketimsizlikten doğan bir dezenflasyon söylemine atıfta bulunmak nedir?

 

Ülkede bildiğiniz kimsenin geliri, giderini karşılamaya yetmiyor. Yoksulluğu aşıp, yoksunluk aşamasına geçilmiş, siz hale rakam peşinde koşuyorsunuz.

 

[email protected] 

 

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları