Çetin Ünsalan: Biz inandıramadık, bir de siz deneyin
9 Şubat 2026Merkez Bankası yılın ilk enflasyon raporu toplantısını 12 Şubat Perşembe günü gerçekleştirecek. İşin magazin tarafını bir kenara bırakırsak, ilk kez deneyeceğini açıkladığı bir uygulamaya bakmak gerekiyor.
Katılımcılara yönelik dört soruluk bir anket yapacak ve buradan da yeni beklenti başlığı açmayı planlıyor. Dört soru ne? Hemen ona bakalım ve yanıtlarımı da arkasına ekleyerek ben de katkıda bulunayım.
Birincisi soru şu: 2026 yıl sonu için TCMB’nin enflasyon tahmini sizce yüzde kaç olacaktır? Yanıt: Başa dönüp, TÜİK’in enflasyon hesaplamalarını tartışmaya açarak, gerçekten enflasyon ne onu bulun, üzerine konuşalım.
İkinci soru: 2026 yıl sonu için TCMB’nin ara hedefi sizce yüzde kaç olacaktır? Yanıt: Başa dönüp, TÜİK’in enflasyon hesaplamalarını tartışmaya açarak, gerçekten enflasyon ne onu bulun, üzerine konuşalım.
Üçüncü soru: 2026 yıl sonu için sizin enflasyon beklentiniz nedir? Yanıt: Başa dönüp, TÜİK’in enflasyon hesaplamalarını tartışmaya açarak, gerçekten enflasyon ne onu bulun, üzerine konuşalım.
Dördüncü soru: 2027 yıl sonu için sizin enflasyon beklentiniz nedir? Yanıt: Başa dönüp, TÜİK’in enflasyon hesaplamalarını tartışmaya açarak, gerçekten enflasyon ne onu bulun, üzerine konuşalım.
Yani özetle dört soruya da verilecek cevap belli. Nerede olduğunuzu gerçekten bilmiyorsanız, varmak istediğiniz yere zamanı ve mesafeyi ölçmek için vereceğiniz her yanıt anlamını yitirir. Daha açık bir ifadeyle Aksaray’a gitmek isterken, Altunizade’de olup, Sirkeci’de imiş gibi davranarak tahminde bulunamazsınız.
Mehmet Şimşek ilk göreve geldiğinde, ‘rasyonelleşme’ ifadesini kullandığında da bunu söylemiştim. Ülkede gerçek verilerle yüzleşmeden çıkılacak yolculukta, dünyanın en iyi niyetli programını bile uygulasanız, sadece büyük sapmalar ve faturalarla muhatap olursunuz. Bu nedenle rasyonelleşmeye verilerden başlamak gereğine işaret etmiştim, halen de aynı noktadayım.
Sonra anladık ki, zaten ortada ekonomik bir program da yokmuş. Temenniler manzumesini, kimsenin inanmadığı rakamlarla bezeyerek bize program diye sunduğunuzda elimize ne geçti? Büyük sapmalar ve ağır bir fatura.
Şimdi toplantıya katılanların üzerinden yeni bir beklenti mi oluşturmaya çalışacağız? Demek ki halen yaşananlardan ders çıkarılmamış. Oturduğun yerden ekonomi yönetmeye kalkar, orada da başını kitaptan kaldırıp, sokağa çevirmezsen bu tür beyhude arayışlardan da kurtulamazsın.
Merkez Bankası’nın bu anket çalışmasını, normal şartlar altında hoş bir görüş çeşitliliği olarak algılayabilirdim. Ama performansa ve yaklaşıma bakınca aldığım tek mesaj şu: Biz inandıramadık, bir de siz deneyin.
