Sosyal Medya

FÖŞ-ANALİZ: Cari Açık Genişliyor, Rezervler Düşüyor, Ama Finansman Bol

12 Mart 2026

Türkiye ekonomisi, bir yandan jeopolitik risklerin gölgesinde enerji maliyetleriyle mücadele ederken, diğer yandan son yılların en güçlü sermaye girişlerinden birine sahne oluyor. 2026 başından itibaren net rezervlerde gözlenen düşüşe rağmen, dış finansman tarafındaki bolluk ekonomi yönetiminin elini güçlendiriyor.

Rezervlerde Hareketli Günler: TCMB Döviz Satışları ve Altın Etkisi

6 Mart haftasında swap hariç net rezervlerde 13,6 milyar $’lık bir azalış kaydedildi. Altın fiyatlarındaki artışın yarattığı 2,5 milyar $’lık pozitif etki dışarıda bırakıldığında, rezervlerdeki düşüş 11,5 milyar $ seviyesine ulaşıyor. 11 Mart verilerine göre hazırladığımız hesaplamalar, brüt rezervlerde 6,5 milyar $, swap hariç rezervlerde ise yaklaşık 7,8 milyar $’lık bir gerilemeye işaret ediyor. Mart ayının başından bu yana TCMB’nin döviz satışlarını (altın etkisi hariç) 21,6 milyar $, sene başından beri ise 26,5 milyar $ olarak öngörmekteyiz.

Cari Dengede Revizyon ve Enerji Riski

Akbank’ın verilerine göre, metodolojik revizyonların ardından cari işlemler dengesi Ocak ayında 6,8 milyar $ açık vererek tahminleri aştı. 2025 yıl sonu birikimli cari açık verisi 30,1 milyar $’a revize edilirken, Ocak ayı itibarıyla bu rakam 32,9 milyar $’a yükseldi. Mevsimsellikten arındırılmış veriler, yıllıklandırılmış bazda 55 milyar $’lık bir cari açık eğilimine işaret ediyor. 2026 yılı için Brent petrolün ortalama 90$ seviyesinde kalması durumunda, enerji açığı kaynaklı ilave dış finansman ihtiyacının 20 milyar $’ı bulabileceği ve yıl sonunda cari açığın GSYİH’nin %3,3’üne (60 milyar $) ulaşabileceği tahmin ediliyor.

Rekor Sermaye Girişi: Portföy ve Diğer Yatırımlar

Cari açıktaki genişlemeye karşın, finansman tarafında tarihi zirveler görülüyor. Ocak ayında portföy yatırımlarına 8,4 milyar USD net giriş yaşandı; bu, Nisan 2013’ten bu yana en yüksek seviye. Özellikle borç senetleri piyasasına yönelen 8,5 milyar USD’lik ilgi dikkat çekiyor.

Diğer yatırımlar kaleminde ise Mayıs 2020’den bu yana en yüksek giriş olan 11,7 milyar USD kaydedildi. Bankaların borç çevirme oranlarının %167,2, diğer sektörlerin ise %214,4 olması, Türkiye’nin dış borçlanma kapasitesinin ve uluslararası piyasalardaki likidite erişiminin son derece güçlü olduğunu kanıtlıyor.


YORUM

Çekirdek cari açıktaki genişleme artık endişe verici boyutlara ulaştı. Orta Doğu’dan gelen turistlerin evinde kalması ve gelecek veri aylarında enerji ithalatı faturasının artması cari açığın daha genişleyeceği izlenimini veriyor. Akbank’a göre, cari açık bu yıl tehlikeli sayılacak bir düzey olan milli gelirin %4’ünü aşabilir. Ancak, kimsenin döviz krizinden endişelenmesine gerek yok, çünkü dış finansman çok bol. Eğer savaş aylarına kadar sürüp turizm gelirlerinde çok ciddi bir daralma yaratmazsa, TCMB güçlü TL politikasını çok rahatlıkla savunabilir.

Ek olarak, TCMB her zaman bankalarda park edilen döviz mevduatını swap yoluyla borç alarak brüt rezervlerini telafi edebilir. Yani, kur üzerinde kontrolü kaybetmez.

Tabii, çok korkulacak senaryolar da mevcut. İran ajanlarının Türkiye’de ABD ve Yahudi hedeflerine karşı terör girişimleri turist akımını kesebilir. Brent petrol $150/varile fırlar ve uzun süre o seviyede salınır. Bu durumda, TCMB döviz krizini önlemek için çok sert faiz artırımına gitmeye zorlanır. Ancak, böylesine bir kriz yaşanacaksa, Türkiye’nin tek savunma mekanizması güçlü TL olamaz. Bütçe harcamalarının derhal kısılarak cari açığın daraltılması gerekir. Türkiye çok zor bir dönemden geçiyor ve bu dönem yaz aylarına kadar sürecek. Hükümetin doğal gaz zammı ve ara-yıl zam isteklerine direnebilmesi şart, aksi halde, teknik olarak döviz krizi yaşanmasa dahi, TL mevduattan dövize kaçış hızlanacak.

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları