Sosyal Medya

Borsa

UZMAN GÖRÜŞÜ: Piyasalarda temkinli iyimserlik korunuyor

Yoğun jeopolitik ve ekonomik gündeme rağmen iç ve dış piyasalarda temkinli iyimser hava sürüyor. Venezuela kaynaklı gelişmeler ilk etapta tedirginlik yaratsa da etkisi sınırlı kaldı. Borsalarda yükseliş trendi korunurken, güvenli limanlarda sınırlı hareketler görülüyor. Piyasalarda gözler jeopolitik risklerin yanı sıra Fed politikaları, TCMB’nin faiz adımları ve Türkiye’nin kredi notu değerlendirmelerine çevrilmiş durumda.

UZMAN GÖRÜŞÜ: Piyasalarda temkinli iyimserlik korunuyor

Özet:

Yoğun jeopolitik ve ekonomik gündeme rağmen iç ve dış piyasalarda temkinli iyimser hava sürüyor. Venezuela kaynaklı gelişmeler ilk etapta tedirginlik yaratsa da etkisi sınırlı kaldı. Borsalarda yükseliş trendi korunurken, güvenli limanlarda sınırlı hareketler görülüyor. Piyasalarda gözler jeopolitik risklerin yanı sıra Fed politikaları, TCMB’nin faiz adımları ve Türkiye’nin kredi notu değerlendirmelerine çevrilmiş durumda.

 

Yoğun gündeme rağmen gerek iç gerekse dış piyasalarda temkinli iyimserliğin korunduğu görülüyor. Venezuela gelişmeleri ilk etapta piyasalarda tedirginlik yaratsa da etkilerinin sınırlı kaldığı dikkat çekiyor. Bu tablo üzerinde Çin ve Rusya’nın beklenenden daha sakin bir tutum sergilemesi ile Venezuela’daki yeni yönetimin ABD ile iş birliğine yönelmesi belirleyici oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela’dan 30 milyon ton petrolün ABD’ye doğru yola çıktığını açıklaması da bu algıyı güçlendirdi.

Bu gelişmelerle birlikte ABD, Rusya ve Çin arasında örtük bir mutabakat olabileceği yorumları da gündeme geldi. Rusya-Ukrayna ve Çin-Tayvan dosyalarının yeniden hatırlatılması, jeopolitik başlıkların piyasa algısında ne kadar belirleyici olmaya devam ettiğini gösteriyor.

 

Borsalar güçlü, güvenli limanlar sakin

Küresel borsalarda yükseliş eğilimi sürerken, güvenli liman olarak görülen altın ve gümüşte sınırlı hareketler yaşanıyor. Venezuela’nın dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine sahip olması nedeniyle dikkatler petrol fiyatlarına çevrilmişti. Ancak Venezuela’nın piyasaya daha fazla petrol arz edeceği beklentisiyle petrol fiyatlarında geri çekilme gözlendi.

Bu aşamada petrol fiyatlarında ana tema hâlâ zayıf talep ve arz fazlası görünümünü koruyor. İran kaynaklı gelişmelerle birlikte petrol fiyatlarında sınırlı bir toparlanma eğilimi görülse de genel çerçeve değişmiş değil.

İran yeniden ön plana çıkıyor

Venezuela gündemi geri plana düşerken, İran yeniden piyasa ve jeopolitik gündemin merkezine yerleşti. İran’da ekonomik gerekçelerle başlayan protestoların şiddetlenmesi ve rejim değişimi tartışmalarını tetiklemesi, küresel risk algısını artırıyor.

İran’a olası bir ABD müdahalesinin, Venezuela örneğindeki gibi Rusya ve Çin tarafından sakin karşılanmayabileceği değerlendiriliyor. İran’ın ABD karşıtlığının en yüksek olduğu ülkelerden biri olması, böyle bir müdahalenin iç cepheyi birleştirme ihtimalini güçlendiriyor. İran ve Venezuela’nın hem petrol hem de doğalgaz rezervleri açısından dünyanın önde gelen ülkeleri olması ve en büyük alıcılarının Çin olması, gelişmelerin ticaret savaşları ve gümrük tarifeleriyle bağlantılı okunmasına neden oluyor.

Benzer bir bakış açısının Grönland için de geçerli olduğu, güvenlik söyleminin arkasında doğal kaynaklara erişim motivasyonunun öne çıktığı yorumları yapılıyor.

 

Güvenli limanlara ilgi sürebilir

Piyasaların bir süre daha jeopolitik gelişmelerin etkisinde kalması bekleniyor. Bu nedenle altın, gümüş, platin ve paladyum gibi kıymetli metallere yönelik ilginin devam etmesi muhtemel. Son dönemde görülen kâr satışlarının ardından gelen tepki alımları, bu risk algısının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bakır da bu çerçevede kıymetli metallerle birlikte izleniyor.

Borsalarda ise kâr satışları derinleşmezken yükseliş trendleri korunuyor. Ancak ABD borsalarında önemli direnç seviyelerinin test edilmesi ve satışların sıklaşması, yorgunluk sinyallerine işaret ediyor. Doların güçlenmesi, euroda zayıflama ve ABD tahvil faizlerinde hafif yükseliş gözleniyor.

Mevcut görünümde ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,17, euro/dolar paritesi 1,1631, dolar endeksi 98,13, altının ons fiyatı 4.509 dolar, gümüş 79,96 dolar ve Brent petrol 62,74 dolar seviyelerinde bulunuyor.

Fed ve küresel faiz beklentileri

Piyasalarda Federal Reserve (Fed) kaynaklı gelişmeler yakından izleniyor. Bu yıl Fed’in faiz indirim sürecini sürdüreceği beklentisi korunmakla birlikte, indirimin mayıs ayındaki başkanlık değişimi sonrasında daha olası görüldüğü belirtiliyor.

Fed başkanlığı için en güçlü adaylardan biri olarak gösterilen Stephen Miran’ın, yaklaşık 1,5 puanlık bir faiz indirimi beklediğini açıklaması dikkat çekti. Miran, bu beklentisinin büyük ölçüde enflasyon görünümüne dayandığını ifade etti.

Avrupa tarafında ise tablo daha karmaşık. Euro Bölgesi yüzde 2 enflasyon hedefini yakalamış olsa da faiz artırım beklentileri tersine dönmüş durumda. Avrupa Merkez Bankası’nın şubat toplantısında faizi sabit tutması beklenirken, 2026 içinde faiz indirimi olasılığı piyasalar tarafından yüzde 45 civarında fiyatlanıyor.

Borsa İstanbul yeni zirveleri zorluyor

Yıla güçlü başlayan Borsa İstanbul’da yükseliş yeni zirve denemeleriyle devam ediyor. Küresel borsalara kıyasla daha pozitif bir ayrışma söz konusu. Geçtiğimiz yıl küresel endeksler rekorlar kırarken BIST100 Endeksi’nin baskı altında kalmış olması, bu yılki performansın arkasındaki önemli nedenlerden biri olarak görülüyor.

Aralık ayı enflasyon verilerinin beklentilerin altında gelmesi, 22 Ocak’taki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası toplantısına ilişkin faiz indirimi beklentilerini güçlendirdi. Piyasalarda 100-150 baz puanlık bir indirim öngörüsü hâkim. Faizlerin düşmesiyle birlikte borsaya ilginin artması bekleniyor.

Kredi notu ve yabancı ilgisi izleniyor

23 Ocak’ta Fitch Ratings ve Moody’s’ten Türkiye’nin kredi notuna ilişkin açıklamalar yakından takip edilecek. Olası bir not veya görünüm artışı, piyasalardaki olumlu havayı destekleyebilir. Türkiye’nin CDS primi 200 seviyesine yaklaşmış durumda.

TCMB verilerine göre, 2 Ocak ile biten haftada yabancı yatırımcılar 102 milyon dolar hisse senedi, 288 milyon dolar tahvil alımı yaptı. Hisse senedi alımları beş haftadır kesintisiz sürerken toplam tutar 919 milyon dolara ulaştı. Yabancıların son dönemde tercihini tahvil yerine hisse senedinden yana kullanması dikkat çekiyor.

Teknik görünüm: Ralli korunuyor

BIST100 Endeksi’nde 11.605 seviyesinin aşılmasıyla yükseliş ivme kazandı. 12.000 seviyesi ilk destek olarak izlenirken, 11.700-11.600 aralığı diğer destek bölgeleri olarak öne çıkıyor. Yukarıda ise 12.300-12.350 bandı ilk direnç konumunda. Bu seviyelerde kâr satışları görülebilir. Sonraki dirençler ise 13.000-13.100 seviyelerinde bulunuyor.

Endekste yükseliş trendi gücünü korumakla birlikte, direnç noktalarında satışların doğal karşılanması gerektiği belirtiliyor.

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

  • Konut Fiyat Endeksi 2025’te Reel Olarak Geriledi

    Konut Fiyat Endeksi, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 29 yükseldi. Ancak endeks, 2025 yılı genelinde reel olarak yüzde 1,4 oranında değer kaybetti.

  • Suriye’de Kürt otonomisine darbe

    Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.

  • Çin Ekonomisinde Momentum Kaybı: %5 Büyüme Hedefi Tutsa da İç Talep Alarm Veriyor

    Çin ekonomisi 2025’te hükümetin “yaklaşık %5” büyüme hedefini tutturmasına rağmen yılın son çeyreğinde belirgin bir ivme kaybı yaşadı. Sanayi üretimi görece güçlü seyrini korurken, perakende satışlar ve yatırımlar beklentilerin altında kaldı. Veriler, ihracata dayalı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretlerini artırırken, iç talepteki zayıflığın derinleştiğine işaret ediyor.

  • Asya-Pasifik Piyasalarında Satış Baskısı: Trump’ın Grönland Çıkışı ve Çin Verileri Gündemde

    Asya-Pasifik piyasaları haftaya ağırlıklı olarak düşüşle başladı. Yatırımcılar bir yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik sert mesajlarını, diğer yandan Çin’den gelen büyüme ve makroekonomik verileri değerlendirdi. Küresel risk iştahı zayıflarken, güvenli liman talebiyle altın ve gümüş fiyatları tarihi zirvelere yükseldi.

  • 2026’da Borsa, döviz, konut ne olur? | Atilla Yeşilada video

    Atilla Yeşilada'nın 18 Ocak 2026 tarihli bu videosu, Türkiye ekonomisi ve piyasalar için kapsamlı bir 2026 projeksiyonu sunmaktadır.

Benzer Haberler