Genel
AB’den Tarihi İtiraf: “Türkiye, MERCOSUR’dan Daha Önemli ve Ordusu Çok Güçlü”
AB'nin Genişlemeden Sorumlu yeni komiseri Marta Kos, Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’yi "vazgeçilmez" olarak tanımladı.
BRÜKSEL – AB’nin Genişlemeden Sorumlu yeni komiseri Marta Kos, Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’yi “vazgeçilmez” olarak tanımladı. AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu’nda (AFET) yaptığı sunumda, Türkiye-AB ilişkilerinde ezber bozan açıklamalara imza attı. Kos, Türkiye’nin Avrupa için sadece bir aday ülke değil, aynı zamanda ekonomik ve askeri açıdan “olmazsa olmaz” bir stratejik sütun olduğunu vurguladı.
“MERCOSUR’dan Daha Kritik Bir Ortak”
Marta Kos’un konuşmasındaki en çarpıcı noktalardan biri, Türkiye’nin ekonomik ağırlığını Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) ile kıyaslaması oldu. AB’nin son yıllarda Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Paraguay ile imzalamaya çalıştığı ancak Avrupalı çiftçilerin “traktörlü eylemleri” ve sert muhalefetiyle karşılaşan MERCOSUR anlaşmasına atıfta bulunan Kos, şu ifadeleri kullandı:
“Ekonomik açıdan bakıldığında, Türkiye bizim için MERCOSUR’dan çok daha önemli ve stratejik bir ortaktır. Ticaret hacmimiz, sanayi entegrasyonumuz ve gümrük birliği bağlarımız, Türkiye’yi Avrupa ekonomisinin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor.”
Karadeniz’in Güvenliği ve TSK Vurgusu
Rusya-Ukrayna savaşının 2026 yılında da devam eden etkileri ve Karadeniz’deki güvenlik mimarisinin kırılganlığı, AB’nin Türkiye’ye bakışını “normatif” bir yaklaşımdan “jeostratejik” bir yaklaşıma itmiş görünüyor. Komiser Kos, Türkiye’nin askeri kapasitesine yönelik övgü dolu sözlerle bu değişimi tescilledi:
“Türkiye’nin çok büyük ve güçlü bir ordusu var. Karadeniz bölgesinin ciddi güvenlik sorunları yaşadığı bu dönemde, Türkiye’nin sahip olduğu bu askeri yetenekler ve coğrafi konumu, Avrupa’nın güvenliği için hayati bir teminattır.”
Bu sözler, AP içindeki Türkiye karşıtı üyelerin dahi bulunduğu bir oturumda, AB yürütme organının Türkiye’nin sert gücüne (hard power) verdiği önemi açıkça ortaya koydu.
Bağlantısallık (Connectivity): Enerji ve Dijital Köprü
Marta Kos, sadece genişlemeden değil, aynı zamanda AB’nin "bağlantısallık" (connectivity) politikalarından da sorumlu olduğunu hatırlattı. Bu kapsamda Türkiye’nin; Karadeniz, Kafkaslar ve Orta Asya bölgeleriyle olan ulaşım, enerji ve dijital ağlardaki merkezi rolüne dikkat çekti:
-
Enerji Güvenliği: Azerbaycan ve Orta Asya kaynaklarının Avrupa’ya aktarılmasında Türkiye’nin "merkezi bir enerji koridoru" olma konumu.
-
Dijital ve Lojistik Hatlar: Orta Koridor (Middle Corridor) projesinin küresel tedarik zincirindeki artan önemi.
-
Stratejik Ulaşım: AB’nin "Küresel Geçit" (Global Gateway) stratejisinde Türkiye’nin kilit geçiş noktası olması.
Jeopolitik Satrançta Türkiye Hamlesi: FT Analizinde ‘Güvenli Liman’ ve TRIPP Projesi Vurgusu
Yeni Dönem: "Üyelik Yerine Stratejik Derinlik mi?"
Kos’un açıklamaları, AB’nin yeni dönemde aday ülkelerle ilişkilerde "yeni formüller" uygulamak istediği sinyalini de barındırıyor. Uzmanlar, bu formüllerin tam üyelik sürecindeki tıkanıklığı aşmak adına; Gümrük Birliği’nin güncellenmesi (Gümrük Birliği 2.0), vize serbestisi konusunda somut adımlar ve savunma sanayiinde ortaklık gibi "işlevsel iş birliklerini" önceliklendirebileceğini belirtiyor.
Analiz: Brüksel’de Realpolitik Rüzgarları
Marta Kos’un bu çıkışı, AB’nin artık Türkiye’yi sadece "demokratik standartlar" üzerinden yargılayan bir kurum olmaktan çıkıp, "reelpolitik" ihtiyaçlar doğrultusunda hareket eden bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor. Ukrayna’daki savaşın yarattığı belirsizlik ve küresel ticaret rotalarının yeniden çizilmesi, AB’yi Türkiye ile olan ilişkilerini "vazgeçilmez" olarak tanımlamaya zorluyor.
Haber portalımızın Brüksel kaynaklarından edindiği bilgiye göre, Kos’un bu sıcak mesajlarının ardından, 2026’nın ikinci yarısında Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Diyalog toplantılarının hız kazanması ve enerji başlığında yeni bir stratejik anlaşmanın imzalanması bekleniyor.
