Sosyal Medya

Çetin Ünsalan Yazdı: Refah yok da, istikrar neyin istikrarı?

9 Aralık 2025

Bütçe görüşmeleri TBMM’de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın sunumuyla başladı. Açıkçası program adı altında konuşulanlara uygun temenniler manzumesinin istikrarlı bir biçimde söylem olarak sürdürüldüğünü gördük.

Ne bütçe açığında ne de faiz ödemesindeki anormal artışların gerekçesini açıklamayan, sorunları dünyanın üzerine atan, bir tarafta 17 bin doları aşan kişi başı gelirden, tek haneye düşen işsizlikten bahseden bir öykü dinledik.

Hepsinden önemlisi 2026 bütçesinin refah ve istikrar bütçesi olduğuna dair geliştirilmiş söylemdi. Ya gerçekten ülkede çalışanından emeklisine, işsizinden işverenine kadar kimsenin ne durumda olduğunu bilmiyorlar ya da gerçekten insanların yaşadıklarına yabancılaşarak söylemlerle kandırılabileceğine inanıyorlar.

Meselenin neresinden bakarsanız bir dramdan söz ediyoruz. Hızla sokağına, vatandaşına yabancılaşan bir ekonomi yönetiminin, rasyonelleşme diye başladığı yolculuğu irrasyonel bile olmayan, hayalı bir tutumla ülkeye anlatması başlı başına akıl almaz bir tablo ortaya çıkarıyor.

Ülkede refahın artacağından bahsedip, açlık seviyesinin altında rakamların, yeni yıl ücreti ya da maaşı olarak konuşulduğu bir ülkede, insan en azından konu buraya gelmesin diye meseleden bahsetmekten imtina eder.

Fakat bırakın imtina etmeyi, ekmeğe muhtaç hale gelmiş insanların yaşadığını bir coğrafyada, 17 bin doları aşan bir kişi başına gelirden söz edecek kadar ya meseleyi toz pembe görüyorlar ya da insanların gerçekten bununla geçinebileceğini düşünüyorlar.

Yıllardır dile pelesenk olan istikrar sözcüğü elbette buraya da yerleştirilmiş. Ülkede bir istikrar var da, neyin istikrarı? Asıl cevaplanması gereken soru bu değil mi? Yıllarca özelleştirme adı altında elde ne var ne yok satmanın adı istikrar oldu.

Varlık Fonu oluşturup, içine kârlı olarak giren işletmelerin, dev zararlar açıklaması istikrar haline geldi. Sürekli bir borç batağı ve fakirleşme, düşen bir satın alma gücü ve ayakta durmakta zorlanan firmalar gerçeği istikrarın bir parçası olarak gözüküyor.

Şimdi tüm bunların üzerine kurdaki aşırı TL gerçeğini görmeden 1,5 trilyon dolarlık ekonomi olduğundan bahsetmek, her ile üniversite diye yıllarca anlatıp, bu konu desteklendikten sonra üniversiteli işsizliğinden yakınmak da bu istikrarın bir parçası değil mi?

Yüzyılın projesi diye ortaya çıkıp, üstelik defaten 15 bin TL’lik kira garantisini mucize diye anlatmaktan, kiralarda dip noktayı buraya çekmekten ama ülkede 17 bin TL’lerde emekli maaşı verme çelişkisine düşmekten daha büyük bir istikrar olabilir mi?

Netice itibariyle bütçe görüşmeleri başlamadan önce, bilhassa bakanlıkların bütçelerinin görüşüldüğü komisyonlarda sorulan sorular, sadece dinlendi ve cevaplanmadan askıda bırakılarak bütçe üzerinde genel görüşmelere geçildi. Şimdi siz bu bütçeden bir sonuç mu bekliyorsunuz? Bence beklemeyin. Çünkü söylemin aksine bu bütçenin vaat ettiğini tek şey kemikleri kırılmış bir satın alma gücü ve üç kuruş zam. Doğal olarak beslenen bir kayıt dışı ekonomi gerçeği…

[email protected]

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Yüksek oran, düşük etki; eğitim...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Yüksek oran, düşük etki; eğitim…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Cimrilik, yüzde 200 artış getirdi...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Cimrilik, yüzde 200 artış getirdi…’

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Hakemsizliğe var mısınız?Çetin Ünsalan Yazdı: Hakemsizliğe var mısınız?

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: 'Eriten büyüme...'Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Eriten büyüme…’

Tüm Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları