Sosyal Medya

Güldem Atabay

Güldem Atabay: TCMB faiz artışı ve faiz koridoru: Enflasyona karşı şahin duruş mu, TL’de mecburi defans mı?

Yerel seçimlerin tamamlanması ve hatta uzun bayram tatilinin ardından TCMB haftalık verilerinde sıcak para girişlerinin geri döndüğünü izlemek şaşırtıcı olmayacak.

Güldem Atabay: TCMB faiz artışı ve faiz koridoru: Enflasyona karşı şahin duruş mu, TL’de mecburi defans mı?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizini %45’ten %50’ye yükseltti. Banka ayrıca politika faizi etrafında +/- 300 bp olarak belirlenen “faiz koridoruna” geri dönüldüğünü açıkladı.

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın 3 Şubat’ta Hafize Gaye Erkan’ın yerine atanmasının ardından alınan ilk faiz kararında politika faizini %45’te sabit tutmuştu.  Geçen yılın Mayıs ayındaki seçimlerin ardından başladığı faiz artırımlarına son verdiğini açıklamış, mevcut parasal sıkılık seviyesinin %36 sene sonu enflasyon hedefiyle uyumlu olduğunu vurgulamıştı.

Ancak yeni Başkan Karahan göreve geldiğinin ikinci ayında ara verdiği parasal sıkılaştırma döngüsünden yeniden faiz artırımına geçmek zorunda kaldı.

Merkez Bankası faiz artışlarına hem de 500 baz puan gibi güçlü bir adımla geri dönüş nedenini PPK metninde açıklıyor. İç talepteki süregelen güce ve %36 sene sonu hedefine kıyasla kötüleşen enflasyon görünümüne işaret ediyor. Faiz kararı metninde Şubat ayında hem enflasyon beklentilerinin hem de gerçekleşen enflasyonun, özellikle hizmet enflasyonunun katılaşan seviyesi (%94,4) nedeniyle yükseldiğini açıklıyor. Şartlar bir önceki aya göre hızla değiştiğinden, bozulama gördüğü takdirde faiz artışı yapabileceği vaadini gerçekleştirerek politika faizini beklentilerin aksine 500 baz puan artırıyor.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Buraya kadar TCMB yönetiminin iki önemli başarısı olduğunu vurgulamak önemli.

  • Banka, Şubat PPK’sında verdiği sözü tutuyor.
  • Faiz artışı adımının ancak yerel seçimler tamamlandıktan sonra atabileceği beklentisini kırarak siyasal baskı altında olmadığını ilan ediyor.

Ancak, TCMBnin bu hamlesi ile bağımsızlığını ispat ettiğini iddia etmek fazla ileri gitmek olur. En fazla TCMB adımlarının Erdoğan’ın siyasi ajandasıyla uyuştuğu bir dönemde faiz politikasını kullanmakta göreceli özgür bir alana sahip olduğunu söylemek doğru olur. TCMB’de sık değişen başkanlar ve para politikaları Cumhurbaşkanlığı sisteminin yarattığı kurumsal aşınmanın en dikkat çeken temsili niteliğinde. Cumhurbaşkanı’nın kararnamelerle TCMB başkanlarını görevden alarak nasıl kendi siyasi önceliklerine hizmet eden başkanları atadığı ve para politikalarını devreye sokturduğu hafızalarda taze. Kavcıoğlu bunun en yakın, en politize olan ve ekonomiye en büyük hasarı yaratan TCMB Bakanı olarak örneği.

Faiz artışının nedenlerini açıklayan TCMB, önümüzdeki süreçle ilgili öngörülerini de kısa PPK metnine ekliyor. 

Yerel seçimlerin tamamlanması ve hatta uzun bayram tatilinin ardından TCMB haftalık verilerinde sıcak para girişlerinin geri döndüğünü izlemek şaşırtıcı olmayacak.  TCMB, artan enflasyonist baskılar bir yana Türk lirasındaki değer kaybının hızlanması nedeniyle daha sıkı bir para politikasına geçti.

Bankanın bekletişine göre faiz artışları iç talepte soğuma yaratacak, parasal sıkılaştırmada kararlı duruş ki beklentileri TCMB enflasyon hedefine yaklaştıracak. Yine en temel araç olarak da TL’nin yüksek faizle reel olarak değer kazanmasıyla birlikte 2024 yılının ikinci yarısında enflasyonda düşüş hızlanacak. Bu süreçte de TCMB sıkı para politikası duruşundan ödün vermeyecek.

Üstelik, dezenflasyonun beklendiği gibi gerçekleşmemesi halinde banka ilave sıkılaştırma tedbirleri uygulayacağını taahhüt etmekte.

Buraya kadar, Türkiye finansal piyasalarında işlem yapanların ve yabancı fon yöneticilerinin tam duymak istediği cümleler. Görmek istediği adımlar. Geç de olsa, TCMB’nin başka bir yönetimle açtığı derin ekonomik yaraların sarılma yoluna girilmesi piyasa aktörlerince memnuniyetle karşılandı. Erdoğan’ın ekonomi yönetimini havale ettiği Şimşek’in aylardır hedeflediği sıcak para fon yöneticilerinin de alkışlamasına neden oldu. Yerel seçimlerin tamamlanması ve hatta uzun bayram tatilinin ardından TCMB haftalık verilerinde sıcak para girişlerinin geri döndüğünü izlemek şaşırtıcı olmayacak.

TCMB, artan enflasyonist baskılar bir yana Türk lirasındaki değer kaybının hızlanması nedeniyle daha sıkı bir para politikasına geçti. Enflasyonun düşme eğiliminde olmadığı, hatta Mayıs 2024’te %74 civarında zirve yapacağı TCMB tarafından çoktan ilan edilmişti. Buna rağmen Banka faiz artış döngüsünü sona erdirmişti. Piyasalarda tartışılan konu ise mevcut faiz seviyesi ile nasıl olup da baz etkisinden öteye yıllık enflasyonun sene sonunda yarı yarıya inerek %36’ya varacağıydı.

Dolayısıyla TCMBnin faiz oranlarını artırma kararı yetersiz reel faiz, siyasi müdahaleye ilişkin güven sorunu ile KKMden çözülen miktarın yarattığı bir kur atağına yanıt olarak geldi. Son bir ayda yerleşiklerin döviz mevduatları 174,6 milyar dolardan 182,8 milyar dolara çıkarken TCMB’nin net rezervleri de 20,6 milyar dolar azaldı.

Önümüzdeki dönemde TCMB’nin faiz artış adımını enflasyona etkisi ve sıcak para çekme ve dolayısıyla TL üzerindeki etkisi olarak iki parçada değerlendirmek gerekiyor bu durumda.

Sadece son dört hafta içinde TCMB, Türk lirasındaki değer kaybını yönetmek için yaklaşık 20 milyar dolar harcadı. TCMB’nin net rezervleri seçimlerden kısa bir süre sonra eksi 60,5 milyar dolar iken, 2023 yılı sonunda eksi 35,8 milyar dolara kadar toparlandı. Ancak 19 Mart itibarıyla rezervler yeniden eksi 62,5 milyar dolara bozuldu. Daha anlaşılır ifadeyle, son sekiz ayda TCMB’nin rezerv pozisyonunda yaratılan bütün iyileşme sıfırlandı.

SICAK PARA GELECEK Mİ?

YERLİ MEVDUAT SAHİBİ DÖVİZ ALMAK YERİNE TL’YE DÖNER Mİ?

YÜZDE 36 ENFLASYON İNANDIRICI MI?

FAİZ KORİDORU NEDİR VE ETKİLİ ARAÇ MIDIR?

Yazının tamamı burada.

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • ING’den Türkiye Analizi: Dış Ticaret Açığındaki Artış Cari Dengeyi Zorlayabilir

    ING Global’e göre jeopolitik risklerdeki artış ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’nin cari dengesi üzerinde baskı yaratabilir. Banka, dış ticaret açığındaki büyüme, turizm gelirlerinde yaşanabilecek olası kayıp ve artan altın ithalatının cari açık görünümünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

  • Yabancı Yatırımcılar Hissede Net Satışa Geçti

    Yabancı yatırımcılar, 6 Mart ile biten haftada hisse senedinde 755,6 milyon dolar ve tahvilde 1,72 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi. Böylece, 13 haftadır süren kesintisiz hisse alımının ardından yabancı yatırımcılar bu hafta hisse tarafında net satışa geçmiş oldu.

  • TCMB Toplam Rezervleri Mart Başında Sert Düştü: 197,5 Milyar Dolara Geriledi

    Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 6 Mart haftasında 12,8 milyar dolarlık düşüşle 197,5 milyar dolara geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre, brüt döviz rezervleri 6 Mart itibarıyla 10,7 milyar dolar azalarak 62,8 milyar dolara indi. Önceki hafta, 27 Şubat’ta bu rakam 73,4 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Visa’dan Çarpıcı Araştırma: Türkiye’de Banka Şubesi Bağımlılığı Azalıyor

    Visa’nın 2026 Finansal Hizmetler Araştırması, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı dijitalleşen ödeme ekosistemlerinden birine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, fiziksel banka şubelerine olan ihtiyacın azalırken, temassız ve karekodlu ödemelerin günlük hayatın vazgeçilmez parçaları hâline geldiğini gösterdi.

  • Gündeme Bomba Gibi Düşen İddia: Soma Termik Santrali Satılıyor mu?

    Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Konya Şeker’in (Torku) işlettiği Soma Termik Santrali’nden olan alacağını tahsil etmek için yeni yollar arıyor. İddiaya göre, santrale ilişkin borç uzun süredir ödenememiş ve faizleriyle birlikte yaklaşık 24 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

  • SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), mart ayı toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu da faiz oranının bu seviyede korunmasını bekliyordu.

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

Benzer Haberler